AKP ve Saray’ın hukukla hiçbir alakası olmayan kararlar aldığına dikkati çeken Taşkıran, “Gerçeklerin halklar tarafından bilinmesinden korkuyorlar, bu sebeple havuz medyasına karşı olan hiçbir sese tahammül edemiyorlar. Ülkede tek seslilik yaratmak istiyorlar ve tüm muhalif sesleri yok etme hevesindeler” dedi.
Med Nûçe TV‘nin Kürt halkının sesi ve gözü olduğunu söyleyen Taşkıran, şunları belirtti: “Televizyonlarımız bizim sesimiz ve gözümüzdür, düşman gerçekleri görmememiz ve duymamamız için televizyon ekranlarımızı kararmak istiyor. Kısacası, dilimizi ve gözümüzü yok etmek istiyor. Kürt halkı ne pahasına olursa olsun düşmanın bu yönelimine asla boyun eğmeyecektir. Onun için eğer bunlar bugün kapatıldıysa yarın bunun iki misli açılacak. Bu televizyonlar halkın emeğiyle bugüne kadar geldi, halkın emeğiyle bundan sonra da yayınlarını yine sürdürecek.”
Taşkıran, Zarok TV’den korkup çocuk filmlerini çocuklara seyrettirmekten çekinen bir zihniyet ile karşı karşıya olduklarını da dile getirerek, “AKP ve Erdoğan iktidarının Kürt dilini yok etme politikalarına karşı herkes oturup bir daha düşünmeli ve bu faşizan tutuma karşı harekete geçmelidir” diye ekledi.
HALİL İBRAHİM CENGİZ
ANF/KÖLN