Fransa Gündemi


Fransa haftaya grevlerle başladı. Sanat ve şov dünyasındaki çalışanlar, sosyalist hükümetin, “özel statülerindeki sosyal haklarını tırpanlamak” istemesine karşı greve gitti. Yaz festivallerini engelleyecekleri yönünde açıklamada bulunurken, Çarşamba günü SNCF bünyesinde çalışan işçiler de aynı nedenle greve gitti. Tren seferleri yüzde 70 oranında durdu. Salı günü ise Fransa çapında taksiciler greve gitmişti. Ülkede yaşanan grevler basın yayın organlarına küçük haberler olarak yansırken haftanın gündemi yine Le Pen’di.
Le Pen’in Yahudilere dair sözleri nedeniyle yeni bir tartışmaya yol açdı. Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin kurucusu Jean Marie Le Pen’in, yayınlanan bir röportajında kullandığı sözler büyük tepki topladı. Söz konusu röportajda Jean Marie Le Pen, partisinin Avrupa Parlamentosu seçimindeki başarısını eleştiren Yahudi kökenli isimlerden Yannick Noah ve Patrick Bruel için ‘Bir dahaki sefere fırına göndeririz’ ifadesini kullanması, Fransa’da bulunan Musevi temsilciler tarafından protesto ediliyor.
Şarkıcı ve aktör Bruel, Le Pen’in bu açıklamasına cevaben ‘Bize kendisinin ve Ulusal Cephe’nin gerçek yüzünü hatırlatmak zorunda mıydı?’ ifadelerini kullanırken, Fransa’daki Musevi temsilcileri ve bazı sivil toplum kuruluşları, Jean Marie Le Pen hakkında suç duyurusunda bulundu.
Le Pen’in ırkçı sözleri birçok kurum ve ünlü isim tarafından protesto edilirken, Le Pen Avrupa Parlamentosu seçimlerinden sonra kolları Parlamento’da siyasi grup kurmak için sivadı. Ama Le Pen’in Yahudi karşıtlığı nedeniyle diğer Avrupa ülkelerindeki sağ partiler Ulusal Cephe ile grup oluşturma fikrine sıcak bakılmıyor. Ulusal Cephe (FN) lideri Marine Le Pen’in öncülüğünde AB karşıtı bir grup kurmak için 2 haftası kalan aşırı sağcılar ve AB karşıtı partiler bu güne kadar bir uzlaşma sağlayamadı. AP’de bir siyasi grup oluşturabilmek için Marine Le Pen’in, yedi farklı ülkeden 25 milletvekilini ikna etmesi gerekiyor.
Le Pen’in AP bünyesinde siyasi bir grup kurma çabası parlamentoda bulunan diğer gruplar tarafından endişeyle karşılanıyor. Çünkü aşırı sağın grup kurması halinde AP’den  yıllık 3 milyon Euro mali destek alacak. Buna ek olarak, Parlamento’da bulunan tüm komisyonların başkanlığına da aday olabilecek.
Haftanın bir başka gündemi ise ABD ve Fransa bankaları arasındaki krizdi. ABD, İran, Sudan ve Küba gibi ülkelere 2002’den bu yana finansal yaptırımlar uyguluyor. Fransız bankası BNP Paribas’nın ise 2002-2009 yılları arasında bu uygulamaya uymadığı belirtiliyor. Amerikan yargısı BNP’ye 7,35 milyar Euro değerinde ceza vereceğini açıklarken, Fransa hükümeti BNP’ye sahip çıktı. ABD uzun yıllardır, ekonomik yaptırım uyguladığı ülkelerle ilişkilenen bankalara yaptırım uyguluyor. ABD, BNP’yi finansal hareketlerinde ambargo kurallarını ihlal etmekle suçlarken konuyu yargıya taşıdı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından açılan soruşturma sonrasında, BNP’nin Amerika’daki lisansını kaybetme riskinin olduğu belirtiliyor.
ABD’nin yaptığı açıklamanın ardından Fransa Bütçe Bakanı Michel Sapin, “Biz birbirine güven duyan müttefikleriz, aramızdaki güven ilişkisinin de bozulmasını istemeyiz” ifadeleriyle ABD’ye Fransa’nın mesajını verdi. “Muhtemel bir cezanın Amerika ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki serbest ticaret anlaşması görüşmelerini sekteye uğratacağını” belirten Sapin’in konuşması dışında Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ise Amerika Başkanı Barack Obama’ya mektup yazdığı belirtiliyor.
Le Pen, bu kez Yahudi lobisine çarparken, hükümet ise seçim yenilgisinden sonra bankaların kriziyle alakadar. İşçiler ise kemer sıkmaya karşı eylemli bir hafta daha geçirdi. Aşırı yağış ve aşırı sıcağı aynı anda yaşayan Fransa’da çifçiler, bu yılki mahsülü alıp alamayacakları konusunda endişeli! Hükümet ise çifçilerin, sanatçıların, taksici ve SNCF bünyesinde tren ve garlarda çalışanların seslerini duymamaya devam ediyor.