Şengal’i çetelerin elinden kurtarmak için YBŞ’ye katıldıklarını belirten Dilfîn Xidir (Evrîm), “HPG ve YBŞ bizim için her gün savaşarak şehit veriyor. Biz de bu onurlu direnişte yer almak istiyoruz” dedi.
Birçok Êzîdî kadının YBŞ’ye katılmak istediğini, ancak ailelerinin izin vermediğini söyleyen Xidir, “Kendilerinde şeref kalmışsa çocuklarının saflara katılmasına izin vermelidirler. Çünkü bizim onurumuz ve şerefimiz; toprağımız ve ülkemizdir. Kimileri katliamın ardından kaçıp Zaxo, Duhok vb. yerlere gidiyorlar ve oturdukları yerde Şengal’deki durumu merak ediyorlar. Ben onlara şunu söyleyeyim: “Şengal çetelerin elindedir. Biz burada sizin ve Êzîdîlerin toprağı için her gün çetelerle çarpışıyoruz. Siz artık bu gerçekliği görüp kendi topraklarınıza dönmelisiniz. Kendi ülkenizi bu insanlık düşmanı çetelerden kurtarmalısınız. Burada sizin için YBŞ ve HPG her gün savaşarak şehitler veriyor. Sizin de bu direnişin içinde olmanız gerekir.”
Şerefimiz çetelerin ellerinde
Herkesi DAİŞ’e karşı mücadele etmeye çağıran Xidir, şöyle seslendi: “Buradakiler gibi biz Êzîdî kadınlar da kendi halkımızın özgürlüğü için silah kaldırıp düşmanla savaşacağız. Eğer bunun için mücadele etmek isteyen Êzîdî kadınlarının önünde engel olmak isteyenler nerede şerefimiz diyorlarsa, ben söyleyeyim; şerefimiz DAİŞ çetelerinin elindedir. Çünkü 5 bin Êzîdî kadını DAİŞ’in elindedir. Biz ise burada savaşarak çetelerden kendi şerefimizi ve Êzîdî kadınlarını kurtaracağız. Bunun için bu katliamı gerçekleştirenlerden intikam alacağız. Eğer intikam almazsak 74.’ü olan bu katliam devam edecektir. Bu katliamlara dur demek için herkesi bu direniş içerisinde mücadele etmeye çağırıyorum” dedi.
Kimse ‘Êzîdî kadınlar savaşamaz’ demesin
Ardından söz alan Vethe Xelîl (Dêrsim) ise Rumbosî’de çetelerin esir tuttuğu Êzîdî kadınları ve Şengal’i özgürleştirene kadar mücadele edeceğini belirterek şunları söyledi: “Ben de bir Êzîdî kadını olarak ülkemi ve toprağımı korumak için YBŞ saflarına katılmaya geldim. Şu an burada yeni savaşçı eğitimi görüyorum. Eğitimden sonra Şengal’i özgürleştirmek için savaş alanlarına geçeceğiz. Bunun için hiç kimse Êzîdî kızları savaşamaz demesin. Bu topraklar bizim şerefimiz ve onurumuzdur. Bunun için de onurumuzu tekrardan kazanacağız. Bu uğurda gerekirse şehit de düşeriz. Kendi topraklarımızda özgürlüğümüz için savaşacağız. Kendi haklarımızı ve kaybettiklerimizi tekrardan alacağız. Yaşasın Êzîdî kadınlar! Jin jiyan Azadî.”
Kadına biçilen rolü kırdık
Êzîdî anneler ve kızlar için bir şeylerin yapmak için YBŞ saflarına katıldığını belirten Xalide Xelîl (Bêrîtan) de Şengal’i insanlık düşmanı DAİŞ çetelerinden kurtaracaklarını söyleyerek şunları belirtti: “Bir haftadır Şengal’i çetelerin elinden kurtarmak için eğitim görüyoruz. Bir Êzîdî kadını olarak kendi ülkem için savaşıyorum. Bunu da Êzîdî anneleri ve kadınları için yapıyorum. Katliamdan sonra birçok Êzîdî Şengal’i savunmasız bırakıp gitti. Yaşlı annelerini, yürüyemez babalarını bırakıp gittiler. Biz ise burada kalarak YBŞ saflarına katıldık. Şengal’i çetelerden kurtarmak için de kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz.”
Katılımlarıyla birlikte toplumda kadına biçilen rolü kırdıklarını belirten Xelil, devamla; “Bizim için savaşamaz diyorlardı. Ama biz şu an Şengal dağlarında çetelere karşı savaşıyoruz. Yeter artık, ne zamana kadar köle olarak yaşayacağız? Kendinize gelin; önceden milyonlarca insandık, şu an sayımız azaldı. Bizi bitirmek ve yok etmek istiyorlar. Sizler de direniş içerisinde olmayarak kendi cellatlarınıza boyun eğiyorsunuz. Şu ana kadar hep dediler; kadınlar bizim namusumuzdur. O zaman onlara soruyorum; neden namusunuzu bırakıp kaçtınız? Bunun için artık kimse böyle demesin. Biz şimdi eğitim görüp, elimize silah alıp dağlarda çetelere karşı savaşacağız. Bunun için bizi yalnız bırakmayan Önder Apo’ya ve militanlarına ne kadar teşekkür etsek azdır” dedi.
DILŞER ERNESTO/BAHOZ AMED/ANF/ŞENGAL