Festival, 15 Kasım günü, Saalbau Bergen Enkheim Schelmenburgplatz 2/Gangstrasse 5, 60388 Frankfurt am Main adresinde yapılıyor. Birçok sanatçının katılım sağlayacağı ve gelirinin büyük bir kısmı Kobanê’ye gidecek olan festival hakkında YDG Başkanı Mustafa Cero ile görüştük.

Fesivalinize nasıl bir anlam yüklüyorsunuz, neleri hedefliyorsunuz?

Emperyalizmin ve faşizmin bu kadar azgınlaştığı ve saldırganlaştığı bu dönemde kültür-sanat cephesinden devrimci bir duruş oluşturma anlamını yüklüyoruz ve bir gençlik örgütü olarak, gençliği sistemin yoz kültüründen kurtarma ve gençliği sistem karşısında taraf haline getirme hedefimiz var. Festivalimiz aynı zamanda bir direniş cephesi, kültür sanat alanında yaratılan önemli bir mevzi olarak görüyoruz. Türkiyeli göçmen gençliğin kendi benliğini ve kişiliğini tanımada önemli bir etkinlik olduğunu düşünüyoruz.

Festivalinizin ana teması olarak neden Yılmaz Güney’i seçtiniz?

Ölümünün 30. yılı olmasıyla direkt bağlantılı bir durum bu. Ayrıca devrimci bir sanatçı olarak sanatla mücadelenin birarada olabileceğinin en nadide örneklerinden biri. Sadece Yılmaz Güney değil bunun yanında bugün büyük bir devrimci mücadelenin verildiği yaşandığı Şengal ve Kobanê direnişi de önemli konularımızdan biri. Oradaki direniş aynı zamanda bizim de direnişimiz.

Festivalin önemli konularından biri olarak Kobanê direnişinden bahsettiniz. Bunu festivalinizle nasıl bağlıyorsunuz?

Rojava’da yaşayan halk, sistemin kendilerine dayattığı yaşamın dışında daha ileri bir yaşamı oluşturmaya çalışıyor. Biz de bugün bize ve gençliğe dayatılan yaşamın dışında başka bir anlayış ve başka bir perspektif sunuyoruz. Bu anlamıyla Kobanê direnişiyle benzer amaçlar taşıyoruz. Biz insanlardan umudumuzu asla kesmedik ama Kobanê’nin varlığı ve mücadelesi, Rojava’nın varlığı ve mücadelesi, bizim umutlarımızı kat kat arttırmaktadır. Bu anlamıyla festival dolayısıyla elde edilecek gelirin büyük kısmı bölgeye aktarılacak.

Bağlı bulunduğumuz kurum olan ATİK’in Roava’ya yardım kampanyalarında biz de gençlik olarak aktif ve merkezinde yer aldık. Sürekli bölgeye gidişlerimiz olacak. Şimdi Şengal dağlarında ve şehirlerde kendi ülkelerinde ‘mülteci’ olmak durumunda bırakılan halka maddi desteklerimizi yapmaya devam edeceğiz. Amed’de bir çadırkent kurma girişimimiz var. Tüm halkımıza çağrımız, özellikle kış şartlarını dikkate alarak o bölgeye olan yardımları arttırmaktır. Gün mücadele ve mücadele içinde dayanışma günüdür. Festivallerimiizi sahipsiz bırakmayalım. Herkesi festivalimize bekliyoruz.


REHA SARI/FRANKFURT