
Geçtiğimiz haftasonu Paris la Courneuve Parkı, Fete De L’Humanite’nin misafirlerini ağırladı. Komünist Parti’nin yayın organı olan Humanite Gazetesi’nin 82’ncini gerçekleştirdiği şenliğe bu yıl 650 binin üzerinde ziyaretçi katılım sağladı. Yüzlerce çadır, büyük anfi ve gösteri alanlarından oluşan şenlik mekanının bir konuğu da Kürt Dernekleri Federasyonu FEYKA’ydı. FEYKA oluşturduğu standda Kürt kültürünü ve Kürt halkının yaşadığı savaşı anlatmaya çalışırken Avrupa genelinde başlatılan ‘Öcalan’a Özgürlük, Kürt Halkına Statü’ talepli kampanyanın da yürütücüsü oldu.
Üç gün boyunca değişik imzacı grubuyla 250’nin üzerinde genç, yaşlı, çocuk, kadın, Şenlik alanında bulunan insanlardan önderleri için imza talep etti. Üç günün bilançosu ise 35 bin imza oldu. Kimi imzacılar, bir kelime dahi Fransızca bilmezken, kimisi daha yeni okula başlamış çocuklardı. Paris ve çevresinde yaşayan Kürdistanlılardan yediden yetmişe tüm kuşakların ortak noktası önderleriydi. Kimisi sadece imza föyünü uzattı, kimi dili döndüğünce kırık dökük Fransızcasıyla Kürt halkının acısını dile getirdi, kimisi siyasal tartışma yürüttü, kimi halkların dayanışmasının önemini anlattı, kimi dost ve arkadaşlarıyla imza yarışına girdi, kimi de ailesi, çocukları ve arkadaşlarıyla alandaydı.
‘Öcalan’ ve ‘Kürt’ kelimeleri yetiyor
İmza kampanyası, akla basit bir olaymış gibi gelir. Sadece bir imza almak başlı başına bir eyleme dönüşür kimi zaman... İşte şenlik alanında kimi zaman eylemler yaratıldı, kimi zaman geçmişe dayalı dostluklar konuştu, kimi zaman da liberal duvarlara çarpıldı.
Tüm bu süreç boyunca en ön planda olan ise „Kürt denince Öcalan, Öcalan denildiğinde Kürtlerin“ akla gelmesiydi. Bunda, şenliğe katılanların büyük bir bölümünün sol gelenek içerisinde büyümüş kuşakların olması ve Fransız Komünist Partisi’nin son birkaç yıldır kendi kitlesine Kürt sorununu doğru bir temelde aktarma çabasının da büyük katkısı vardı. Bu duyarlılığa sahip toplumun imza atması için ‘Öcalan ya da Kürt’ kelimelerini duymaları yetiyordu. İmza atma işlemini gerçekleştiren bu duyarlı insanlar zafer işaretleriyle imzacıların yanından ayrılıyordu. Kimisi ise ‘Öcalan’a özgürlük, Erdoğan hapise’ diyordu.
Fransız Kümünist Parti tabanından bir kesim de imza kampanyaları konusundaki güvensizliğiyle imza atmak istemiyordu. Bu ‘Kürt sorununa duyarsız’ olmanın ötesinde, imza kampanyalarının işlevinin olmayacığı yönündeki görüşten kaynaklıydı. Çoğu yerde dile gelen ise „Yıllardır dernekler, partiler ve sendikalar birçok konu için imza topluyor. Bu imzalar ne oluyor, daha sonra bir işlevi oluyor mu? Gerillanın ve mücadelenizin çözemediğini bizim imzamız çözer mi, imza kampanyaları anlamsız, farklı bir şey yapmak lazım“ şeklindeydi. Bu tartışmalarla karşılaşan imza toplayıcıları, sorunun çözümünün elbet imza olmadığı, bunun bir dayanışmanın sembolü olduğu yönündeki ısrarları büyük oranda geri adım atmalara yararken bazen ise sonuçsuz kalıyordu.
Gençler ve imza
İmza çalışması boyunca en belirgin durum ise genç kuşakların dünyadaki birçok konuya yabancılıklarıydı. Özellikle Fransız kökenli gençlerde Kürt sorununu tanımayı bırakın kendi ülkelerindeki gelişmelere yabancılığı çok açık bir biçimde görülüyordu. Akşam saatlerinde gerçekleşen konserler sırasında gençlerin alana girişleri daha yoğundu. Bu yoğunluğa rağmen imza toplamak gündüz saatlerinden daha zordu. Bunun en büyük sebebi ise genç kuşakların alkol ve uyuşturucu ile olan ilişkisi şenlik alanına taşıyordu. Gençler arasında imza atanların çoğunluğunu ise Fransız Komünist Parti’nin tabanında yer alan gençlerdi. Kürt sorunu konusunda farkındalık ise göçmen Kuzey Afrika gençlerindeydi.
İmza çalışması sırasında farklı tepkiler de geliyordu: „Öcalan bir sosyalist ben ise bir liberalim imza vermiyorum“, „Kürt Türk diye bir sorun yok Ortadoğu hepsi Osmanlıdır. Bu nedenle ABD’ye karşı savaşın“, „Kendi etnik sorununuzu neden bizim ülkemize taşıyorsunuz“, „PKK bir şiddet örgütüdür, şiddetsiz çözümü neden aramıyor sunuz?“, „Avrupa’da neden şiddete başvuruyor sunuz“, „Bizim Türkiye ile bir sorunumuz yok...“ Tüm bu tepkiler karşısında üç gün boyunca imzacılar daha fazla anlatmayı, daha fazla kavratmayı esas alarak çalışmalarını yürüttü.
Gelen olumsuz tepkiler karşısında geri durmak yerine Kürt sorununu bağlantılarıyla anlatmaya çalışan imzacılar, bazen en fazla tepki duyanlardan bile imza almayı başardı.
Tamiller’den çağrı
İmza kampanyasının Kürtler dışında yürütücüleri de vardı. Tamil, Filistin dernekleri ve Komünist Parti’nin bazı birimleri imza föylerini alıp imza topladılar. Tamil Halkı derneği dans topluluğuyla gelip FEYKA çadırı önünde dayanışma temelinde bir dans gösterisi gerçekleştirdi. Ardından topluluğa seslenerek, „Öcalan için imza verin, hakları olmayan halklar için imza verin“ çağrısında bulundular. Yine Filistinli Kürt dostları, imza föylerini alıp çadırlarına ziyarete gelenlerden imza istedi. Komünist Parti’nin her birimi imza konusunda dayanışmacı bir rol oynarken bazı ilçe örgütlenmeleri bizzat imza toplayıcı rolünü üstlendi.
Şenlikte Öcalan dostları
Alanın her noktasında imzacı görmek mümkündü. Daha önce imza atmış insanlar geçerken imza attıklarını belirtmek için „Öcalan, Öcalan“ şeklinde bağırıyor, kimi yerde ise „Siz her yerde varsınız, sizden kurtuluş yok mu“ şeklinde espriler yapılıyordu. İmza atanlar arasında çok sayıda yazar, sanatçı, siyasetçi, ressam, müzisyen de bulunuyordu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı 99’dan sonraki süreci konusunda azımsanmayacak bir düzeyde takip eden bu kesimlerde Öcalan’ın fikirleri konusunda bir merak da mevcuttu. Ünlü ressam Mustapha Boutadjine; „Öcalan Ortadoğu ve Kürtlerin Mandela’sı. Ama onun fikirleri neden Fransızca bizlere kitap olarak sunulmuyor“ eleştirisinde bulunurken, Öcalan için imza atmanın onur oluduğunu ifade etmekten geri durmadı.
Yine otuzdan fazla kitaba imza atmış Malek Chebel, Öcalan konusunda bir televizyon programı yapabileceğini ve kampanyayı anlatabileceğini belirtenler arasındaydı. Üç günlük emek seferberliğinin sonucu, 100 bine yakın temas, 35 bin imza, sayısız deneyimi Kürtler kendi hanelerine yazdı. Şimdi Kürtler, 30 Eylül tarihinde Paris’in Place D’İtalie Meydanı’nda gerçekleşecek olan büyük bir eyleme hazırlanıyor. Fransızlar yeni hükümetin icraatlarına karşı sokağa inerken, Kürtler Önderleri için imza toplayacak...
SELMA AKKAYA/PARİS