AKP ve ve Erdoğan’ı tanımak/tanımlayabilmek için Kemalizm ve Turancılığı tanımak gerekiyor.
Söylem olarak Turancılık değişik ton ve renklerde ortaya çıksa da uygulama, kadrolaşma ve hükümet etme biçiminde bir değişiklik olmamıştır.
Turancılık, formüle edilmiş teorik-ideolojik bir akım olmaktan çok eylemsel-uygulamalı bir süreçtir. İlga-İlhak ve ıtla (yıkım-işgal ve katliam) ile ifade edebileceğimiz bu uygulama Atilla-Cengizhan-Hulagu-Alparslan- Yavuz-M. Kemal- Kenan Evren ve Tayyip Erdoğan ile devam etmektedir.
Turanizm bir istila ve talan hareketi olduğu halde hep adaletten, haktan, hukuktan söz eder. Örneğin Viyana seferinde Kanuni’nin üzüm bağlarından kopardığı salkım bedellerini altın olarak asma ağaçlarına astığı hikayesi hep anlatılır. Oysaki Kanuni Viyana seferinde Avrupa’yı istila ve talana gidiyordu.
Bu, uydurulmuş bir hikaye değil, işgal, talan ve katliamın üstünü kapatan maddi bir vakıadır.
Kısaca işin özeti şu: Turaniler, güçsüz ve zor durumda iken adalet-eşitlik ve özgürlükten dem vurur. Güç kazandığı anda da işgal-talan ve katliama başlar.
Mustafa Kemal’in 1919-1923 yılları arasındaki söylem ve uygulaması ile sonraki söylem ve uygulamaları taban tabana zıttır. Zor süreçlerde dinlere, dillere, etnik kimliklere, kültürlere, insan hak ve hukukuna son derece saygılıdır.
Gençliğe Hitabe, Nutuk, Onuncu Yıl Nutku vb. söylemleri birkaç yıl önceki söylemi ile taban tabana zıttır. Uygulaması ise Palu-Ağrı-Zilan-Dersim katliamlarıdır.
Mustafa Kemal Anadolu’ya geçerken Osmanlı hükümeti onun hakkında tutuklama ve “vur” kararı çıkartır. Bunun üzerine Reşvan Aşireti lideri Heci Bedir Fırat’tan yardım ister. Heci Bedir bin adamıyla birlikte onu Sivas’a kadar geçirir.
Mustafa Kemal güç haline geldikten sonra Reşvan aşiretini sürgün, talan ve katliamlarla karşılamıştır. Sivas’ta Alevi pirlerine aynı oyunu oynamıştır. İslam’ı kullanmış, Aleviliği kullanmış, Kürtlüğü kullanmış güç olmuştur. Güç olduktan sonra, Müslümanlara İslam’a, Alevilere ve Kürtlere düşman olmuş, tehcir, tekdir ve tedip’ten geçirmiştir.
Erdoğan’da Milli görüşte yetişmiş, Türk-Osmanlı kültür mirasına göre şekillenmiştir. Türk-İslam fideliği, Kemalizm karşıtlığı adı altında insanların gerçek İslam’la tanışmalarını engellemek amacıyla devlet tarafından oluşturulan bir yapıdır.
Milli görüşçülerin, yayınlarında, yüzlerce anti-Kemalizm eser yayınlanmıştır. Abdurrahman Dilipak bunların en önde gelenidir. Nurculukta da aşağı yukarı durum budur. Bütün derslerinde Atatürk düşmanlığı yaparlar.
Turanilerin Atatürk karşıtlığı bütünüyle bir aldatmacadan ibarettir. Kemalizme karşı söylemi ve eylemi hükmünü tesis ettiği ana kadardır. Hüküm tesis edildikten sonra asl olan tekçi devletin bekasıdır. Gerisi teferruattır.
Turan’ı toprağa ve dimağlara kök ana kadardır. Turanizm aynı zamanda Batı Avrupa değerlerini de riyakar bir biçimde kullanmıştır.
Laiklik adı altında Medreseler kapatılmış, camiler ahıra çevrilmiş, Laik eğitim adı altında Müslümanların gerçek İslam dini ile bağları kopartılmıştır.
Ancak buna karşılık Yüksek İslam Enstitüleri ve imam hatip okulları açılarak işin teorik tarlası hazırlanmıştır. Erdoğan, Fethullah ve benzerleri bu tarlada yetiştirilmiştir.
Türk-İslam fideliğinde yetiştirilen Erdoğan önce batının gözünde “Ilımlı İslam’ın önderi” olarak parlatılmış, iktidara taşınmasına yol açılmıştır. Ancak iktidar olduktan sonra Avrupa’ya sırtını dönmüş, bir süre sonra İslam Aleminin önderi, Mücahit olarak lanse edilmiştir.
Erdoğan Kürdistan vilayeti olan Siirt’te milletvekili seçilmiş, başbakanlığı, cumhurbaşkanlığı sıfatlarını da Kürtlerin desteğiyle almıştır. Ancak muktedir olduktan sonra Kürtleri zindanlara doldurmuş, yüzlercesini katletmiş, şehirlerini yakıp yıkmıştır.
İslamcı görünen bu güruh, Mustafa Kemal’den daha çok Türkçü ve gaddardır. Camileri, mezarlıkları, şehirleri, kasabaları tank ve toplarla yakıp yıkmıştır.
Abdestli Yeşil Kemalistler, zulüm ve barbarlıklarında, Kızıl Kemalistleri geride bırakmışlardır. Geride kalmadıklarını atalarına bildirmek üzere geçen 10 Kasım günü tam tekmil olarak büyük Atalarının önünde secdeye durmuşlardır.
AKP ve Erdoğan CHP’yi geride bırakarak yeni bir parti olarak Kemalist mirası devir almıştır.