İklim krizi her geçen gün geri dönülemez bir noktaya gelirken, Zürih’te düzenlenen sempozyuma katılan HDP Onursal başkanı Ertuğrul Kürkçü, “Bilim insanlarına göre bu yüz yıl yerkürenin ısınması engellenmezse dünyayı kaos bekliyor. Kadınların özgürlük mücadelesi ile ekolojik mücadele ve diğer mücadeleler iç içe geçmiştir” dedi.

ALİ ÖZŞERİK / ZÜRİH

İsviçre’nin Zürih kentinde Cumartesi günü “Ekolojik Kriz ve Toplumsal Mücadele” konulu bir sempozyum düzenlendi.  Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) tarafından düzenlenen sempozyuma Türkiye ve İsviçre’den konuşmacılar katıldı. Ekolojik krizin toplumsal, siyasal mücadele içindeki yeri ile olası sonuçlarının irdelendiği etkinlik izleyenlerden de büyük ilgi gördü.

Sempozyum sunumu  yapan SYKP kurucu eş başkanı Tuncay Yılmaz, sol ve devrimci hareketlerin  dünyanın diğer sorunları için zaman ayırıp mücadele ettiklerini hatırlatarak, ”Bugün de bu mücadeleye ekolojiyi ekliyoruz. Bu sempozyuma gelene kadar, soykırıma karşı mücadele, Sosyalizmi yeniden anlamak ve yaymak, erkek egemenlikli sisteme karşı mücadele ile kendimizle yüzleşmek panelleri yaptık” dedi.

Herkes uğrunda mücadeleyi kabul ediyor

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan HDP Onursal başkanı Ertuğrul Kürkçü ekoloji mücadelesinin globalleşmesinin doğal ve önemli olduğunu belirterek, bunun herkes açısından uğrunda mücadele etmeye değer bulunmasıyla ilgili olduğunu söyledi. Kürkçü konuşmasında, ”Ekolojik kriz herkesi her alanda etkiliyor. Her bir yerellik kendisini küresel krize göre şekillendiriyor ve etkileşiyor. Amazonlar, Avusturalya ve Sibirya’daki yangınlar, yerel halklardan değil, küresel çıkarların yansımalarından kaynaklanıyor. Küresel ısınma bütün coğrafyaları etkiliyor, yerküreyi kuşatıyor” şeklinde belirlemeler de yaparak özetle şunları söyledi:

”Sermaye ekolojik krizi bile bir sermaye alanına dönüştürüyor. Ekolojik krize Kapitalist formüller bu nedenle geliştiriliyor. Neden şimdi, neden önce ekolojik tartışma yürütmedik, programlarımıza almadık diye düşünmeliyiz. Sosyalizmin erkenden dünyaya yayılacağı kanısı da bunu görmemizi engelledi. Bilim insanlarına göre bu yüzyıl yerkürenin ısınması engellenmezse dünyayı kaos bekliyor. Kadınların özgürlük mücadelesi ile ekolojik mücadele de ve diğer mücadeleler iç içe geçmiştir.” Kürkçü’nün konuşmasından sonra akademisyen Beyza Üstün “Kapitalizmin ekolojik krizi”, Mahir Sayın “Endüstri 4.0 ekolojik krize etkileri” sunumlarını gerçekleştirdi.

Türkiye nükleer kapitalizmin atık deposu

Beyza Üstün sunumunda ekolojik krize karşı mücadelenin birlikte düşünülmesi, birlikte karşı konulması ve politik perspektiflerle ele alınması gerektiğini belirterek, ”aksi halde kendimizi kapitalizmin çarkı içinde buluruz” dedi. Beyza Üstün konuşmasında, ”Doğa kapitalizmin çarkları içine konduğundan beri ekolojik kriz gündemdeydi. Kapitalizmin krizleri arttıkça ekolojiye yönelim arttı. Tarım alanları, ormanlar, sular kapitalizmin hizmetine sokuldu. Bu süreç 2008’de had safhaya ulaştı” diye başladığı konuşmasında, sermaye birikiminin krizle aldığı alanlarda Çernobil de olduğu gibi geriye dönülemez tahribatlar yaratıldığını belirtti. Üstün devamında şunları kaydetti: ”Her üretim bir yayılma mekanizmesi kurdu. Örneğin Türkiye nükleer atık deposu haline getirildi. Mega dönüşüm projeleri daha mega projeleri yaratıyor. Devletler şirketleşiyor, şirketler devletleşiyor. Kanal İstanbul, yeni havaalanları vb. projeler aslında uluslararası taşıma sistemlerinin bir parçası ve uluslararası sermayenin yansımalarıdır. Sur, Cizre, Şırnak, Dargeçit’in yok edilmesi bu alanların sermayeye açılmasıdır. Burada da tarihi bellek yok edilmek, geriye dönüş imkansızlaştırılmak isteniyor.”

İnsan yerine yapay zeka

Ardından sunumunu yapan Mahir Sayın sanayi devrimlerinin kapitalizmin sermaye artırmasından başka bir anlama gelmediğini, 4. sanayi devrimi olarak nitelendirilen dönemin ise insanların yerine makinaların geçmesi olarak özetlenebileceğini belirterek şunları söyledi: “Çağımızda makinaların yapay zeka teknolojisiyle düşünülebileceği tartışılıyor. 4. sanayi devrimi bu anlamda diğerlerinden çok farklı olacak. Yapay zeka ile insan paralelinde ikinci bir zihniyet yaratılıyor. Yarın belki de bizimle çalışan, düşünen yapay zeka robotla rekabet edeceğiz. Bunun uluslararası kapitalist krizlerde nasıl kullanılacağı ciddi bir konudur. Trump ABD’den kaçak sermayeyi geri getireceğini söyledi. Bunu da kol gücüne dayanan fabrikalar yerine yapay zekalı robotlarla yapacağı anlaşılıyor. Böylece sermayenin ucuz iş gücü nedeniyle Çin, Hindistan vb. ülkelere kaçışının önü alınacak. Yeni bir üretim ve tüketim modeli hakim kılınmak istenmektedir. Bu nedenle yeni bir toplumsal mücadele ile kavrayışa ihtiyaç vardır. 4. sanayi devrimi yeni bir kurtuluş mücadelesi ile ya engellenecek ya da o insanlığı teslim alarak, teknolojinin kölesi haline getirecektir.”