
Selahattin Demirtaş’ın adaylığının ne anlama geldiğini emekçiler, demokratlar, tüm etnik ve inanç toplulukları çok iyi anlamışlardır. Türkiye’nin ihtiyacı Selahattin Demirtaş gibi bir Cumhurbaşkanı’dır. Zaten Selahattin Demirtaş’ın da dediği gibi, Ekmeleddin ya da Erdoğan seçildiğinde yeni bir Cumhurbaşkanı seçilmiş olmayacak, sadece Demirtaş’ın seçilmesinin bir yeniliği olacaktır. Tayyip Erdoğan ve Ekmeleddin İhsanoğlu kim daha fazla milliyetçi, kim daha fazla Müslüman yarışına girmişlerdir. İnsanların ulusal ve dini duyguları istismar edilmektedir.
Aslında AKP-Fethullah birliği döneminde nasıl ki ortak zihniyet ve uygulama içindeydiler ve bir zihniyet birliği vardıysa; sonra öküz öldü, ortaklık bozuldu misali kavga edildiyse, Erdoğan ve İhsanoğlu kavgası da benzerdir. Aslında ruh ve düşünce ikizidirler. Eskiden yok birbirimizden farkımız, biz Osmanlı bankasıyız diye bir reklam vardı. Erdoğan ve İhsanoğlu arasında da sadece isim farklılığı vardır. Böyle olduğu çok söylendi. Biz bir daha vurgulamak istedik.
Sürekli Türkiye’nin genç nüfuslu olduğundan söz edilir. Bu nedenle de Selahattin Demirtaş Türkiye gerçeğine uygun bir Cumhurbaşkanı adayıdır. Türkiye’de Arap’ı da, Çerkez’i de, Sünni’si de, Alevi’si de, Ezidisi de, Hıristiyan’ı da kendini Selahattin’de görebilir. Selahattin Demirtaş şahsında çok kimlikli Türkiye’yi, çok kimlikli zihniyetiyle içermiş bir cumhurbaşkanı adayına sahip olmuştur. Türkiye bu şansı kullanırsa gelecekte daha özgür, daha demokratik, daha adil, daha istikrarlı bir ülke haline gelecektir. Böyle bir Türkiye’de ise ekonomik patlama yaşanır. Türkiye aynı zamanda ekonomik patlama ve bu değerlerin yaşandığı ülke haline gelir. Türkiye’de şimdiden böyle bir heyecan yaratmıştır.
Seçim yaklaştıkça tüm Türkiye halkları ve inanç toplulukları Selahattin Demirtaş’ın kendi adayları olduğunu daha iyi görmektedirler.
Aleviler zaten daha şimdiden Selahattin Demirtaş’ın kendilerine en yakın aday olduğunu bilerek hareket etmektedirler. Sadece siyasal ve ekonomik rant ve çıkar gereği bazı Aleviler oylarını Ekmeleddin’e vereceklerdir. Alevilerin inançsal, kültürel ve siyasal ihtiyaçlarına sadece Selahattin Demirtaş tam cevap vermesine rağmen Ekmeleddin’e oy vermelerinin çıkar ve ranttan başka bir izahı olamaz. Şu açıktır ki, Selahattin Demirtaş Çankaya yokuşunu tırmandığında Aleviler de bu yokuşu tırmanmış ve Çankaya’ya oturmuş olacaklardır. Zaten Demirtaş, halklar, topluluklar gelecek Çankaya’ya oturacak, ben ayağa kalkacağım diyerek nasıl bir Cumhurbaşkanı olacağını kamuoyuna deklere etmiştir.
Selahattin Demirtaş başta Kürt ve Alevi sorunları olmak üzere tüm sorunları demokratik temelde çözecek tek figürdür. Zaten siyasal projesi tüm halkların sorunlarının çözümüdür. Bu nedenle halkların adayı olarak tanımlanmıştır. Tek renkliliği ifade eden halk yerine haklar kavramının kullanılması çok önemlidir. Bu nedenle başta Aleviler olmak üzere tüm farklı inanç ve etnik topluluklar Selahattin Demirtaş’a sahip çıkmalıdır. Selahattin Demirtaş sadece Kürtlerin adayı değildir. Çünkü bu seçim kampanyasında farklılıklardan söz etmek, halkların adayıyım demek, Kürtlerin de adayı olmak anlamına gelmektedir. Bu nedenle özel olarak Kürt vurgusu yapmak bu seçim açısından çok anlamlı değildir. Zaten halkların adayı olduğunda Türklerden sonra en fazla da Kürtlerin adayı olmak anlamına gelmektedir. Farklı kimlikler kabul edildiğinde ilk önce de Kürtler ve Alevilerin hakları kabul edilmiş olacaktır.
Selahattin Demirtaş’ın kampanyası iyi planlanırsa Erdoğan’ın kampanyasından daha etkili bir kampanya ortaya çıkar. Erdoğan zaten yıllardır bozuk plak gibi aynı şeyleri söylüyor. Laf atmak ve laf yetiştirmekten başka bir şey yapmıyor. Bir projesi yoktur. Türkiye halklarına vereceği hiçbir şey yoktur. Sadece koltuk peşindedir. İktidarını sürdürme dışında bir amacı yoktur. Selahattin ise yeni fikir ve projelerle Cumhurbaşkanlığına adaydır. Selahattin kazanırsa ilk defa demagoji para etmeyecek, projeye dayalı özgürlük ve demokrasi fikri pratikleşme imkanı bulacaktır.