Acı, yıkım, işgal, katliam, gözaltı, tutuklamalar, kayyum atamalarla dolu bir yılı geride bıraktık. Yeni yılın ilk saatlerinde ise Ortadoğu, Kürdistan ve Türkiye’de yıkım, katliam, tutuklama, gözaltılar devam ediyordu. Bir kısım insanlar yılbaşını eğlenerek karşılarken, kimileri de bu soğuk kış ve kıyamette yılbaşını dağ başlarında, nezarethanelerde, cezaevlerinde karşılıyor, İstanbul Reina’da olduğu gibi DAİŞ canavarlarının kurşunları ile yaşamlarını yitiriyorlardı.

2017 yılının da 2016 yılı gibi acı, yıkım, gözaltı, tutuklamalara, katliamlara gebe olduğu gün gibi ortada. Ulus-devlet yöneticileri burunlarından kıl aldırtmadıkları gibi, büyük silah şirketleri de tatlı kazançlarından vazgeçmedikleri için insanlar ölüyor, şehirler yıkılıyor, coğrafyalar tahrip ediliyor, yuvalar yıkılıyor, günahsız çocuklar anasız, babasız büyümeye mahkum ediliyorlar.

Oysaki en başta Kürtler bir araya gelebilseler sömürgeci katliamların hedefi olmayacaklar. Kürtler kendi aralarındaki birliklerini sağladıktan sonra Ortadoğu’nun emekçi halkları ile mücadele birliklerinin oluştursalar ne Kürt, ne Türk, ne Arap, ne Fars emekçileri ulus devletlerin, süper güçlerin yemleri olmayacak, silah tekelleri de tatlı kazançlarına sahip olamayacaklardır.

Bunu gerçekleştiremez miyiz? Aslında Türk, Arap, Fars emekçileri egemen güçlerinin kafalarında oluşturduğu karakolları yıkabilseler tüm bu uğursuzlukların önüne geçmek mümkün olabilir. Ortadoğulu emekçilerin kafalarındaki karakolları yıkmaları da Kürt halkının özgürlük mücadelesinin gidişatına bağlıdır. Kürtler özgür oldukça Ortadoğulu emekçilerin kafalarındaki karakolların duvarları bir, bir yıkılmaya başlar. Karakolların duvarları yıkılınca da Ortadoğulu emekçi halkların kurtuluşu yakınlaşır. Filistin haklıda kendi kaderini tayin edebilir.

Ortadoğulu emekçi halkların şoven milliyetçi propagandaların etkisinden kurtulmaları Kürtlerin kendi kaderleri üzerinde söz sahibi olmaları ile doğru orantılıdır. Kürtlerin kendi kaderlerini tayin etmeleri, Türk, Fars, Arap egemenlerinin ellerinden “vatan bölünüyor, parçalanıyor” propagandasının alınmasıdır. Sömürgeci ulus devlet yöneticileri yıllarca bu ırkçı şoven ninnilerle uyutuldular. Kürt Özgürlük Hareketlerine bu gerekçe ile “bölücü”, dış kaynaklı cereyanlar”, ”terörist”lik iftirasında bulundular. Ortadoğulu emekçi halkların gözlerinin önündeki şoven milliyetçi perde kalksa ne Türk, ne Fars, ne de Arap sorunu kalır. Tüm Ortadoğu halkları özgür olur. Acılarını, mutluluklarını birlikte paylaşabilirler. Onun için Ortadoğu’nun emekçi halkları birleşin, Kürt Özgürlük mücadelesine omuz verin ki sizlerde özgür ve mutlu yaşayabilesiniz. Çocuklarınız haksız savaşlarda yaşamlarını yitirmesinler. Yeni Özgür Politika çalışanlarının, okuyucularımın, halkımın ve tüm emekçi halkların yeni yılını kutluyorum.

KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* KUM üyesi, DEP Viranşehir yöneticisi Fethi Yıldırım 5 Ocak 1994’te kontgerilla tarafından kaçırıldı. Fethi Yıldırım’dan bugüne kadar haber alınamadı. 

* 7 Ocak 1946’te Mahabad’da ‘’Kurdistan“ dergisi çıkarılmaya başlandı. Dergi 68 sayı çıktı. 

* 7 Ocak 1988’de Hawar ve Ronahi dergisi yazarı, Avrupa Kürt Öğrenci Derneği ve S-KDP Kurucusu ve ilk genel başkanı Dr. Nurettin Zaza Lozan’da, sürgünde yaşamını yitirdi.