Cezaevinde rehin tutulan HDP Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Selahattin Demirtaş’ın içeriden yürüttüğü kampanya süreci birçok ilke sahne oldu. Bu süreç içerisinde günde 4 kez cezaevine giden avukatlar, binlerce sayfalık bilgi notunu Demirtaş’a ulaştırmanın yanı sıra onun yanıtlarını da seçmenlere ulaştırdı. 68 gün sahada çalışma yürüten HDP, sandık güvenliği için 80 bin sandık kurulu üyesi, 100 bin müşahit ve 20 bin okul sorumlusu görevlendirdi.
68 güne sığdırılan seçim kampanyası süreci, yaşanan ilkler ve farklılıklarla tarihe geçti. En farklı kampanya Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’a ait. Demirtaş’ın kampanyasını farklı kılan en önemli ayrıntı ise Türkiye siyasi tarihi boyunca cezaevinden cumhurbaşkanlığına aday olan ilk isim olmasıydı. 4 Mayıs’ta adaylığı resmi olarak açıklanan Demirtaş, bu sürecin tamamını cezaevinden avukatları aracılığıyla yürüttü. Seçim sürecinde meydanlarda olamayan Demirtaş, vaatlerini ve değerlendirmelerini avukatları aracılığıyla yapabildi.
Cezaevinden ilk miting
Seçmenlerine dönük meydanlarda tek bir miting gerçekleştiremeyen Demirtaş’ın seçmenlere seslendiği sosyal medya mitingi ise ailesiyle 15 günde bir gerçekleştirdiği iletişim hakkı kapsamındaki ankesörlü telefondan seslenmesi oldu. Görüşme anının kameralarla kayıt altına alınarak, Facebook, Twitter ve Youtube gibi platformlarda da paylaşılan bu video, en az 4 milyon kişi tarafından izlendi.
Adayların seçim propaganda hakkı kapsamındaki TRT konuşmalarında Demirtaş’ın konuşması da merak konusuydu. Demirtaş’ın TRT stüdyolarına yapılan çekimlere nasıl getireceği uzun süre tartışma konusu olurken, YSK propaganda konuşmasının çekilmesi için bir teknik ekibin cezaevine gitmesine karar verdi. Bu kapsamda cezaevinde gerçekleştirilen çekimlerle Demirtaş, TRT aracılığıyla seslenen bir aday oldu.
Binlerce sayfa bilgi notu
Dışarıdaki gelişmeleri de yakından takip eden Demirtaş’ın bu kampanya sürecinde en önemli görevi de avukatları üstlendi. Avukatlar bu süre içerisinde Edirne’de ikamet etme kararı alırken, günde belirli periyotlarla en az 4 kez cezaevine giderek, 200 saati aşkın bir görüşme gerçekleştirdi. Dışarıdaki gelişmeleri en ince ayrıntısına kadar Demirtaş’a ileten avukatlar, Demirtaş’ın da gelişmeler ve seçimlere dair değerlendirmelerini alarak, HDP aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılmasını sağladı. Günde ortalama 250 sayfa not ile Demirtaş bilgilendirildi. Bu bilgi notlarında haberler, köşe yazıları, anket sonuçlarının yanı sıra diğer adayların açıklamalarına da yer verildi.
Seçim medyası oldu
Demirtaş kampanya sürecinde en aktif olarak sosyal medyayı kullanmak zorunda kaldı. Miting, basın toplantısı, sohbeti Twitter başta olmak üzere çeşitli sosyal medya araçlarıyla yapan Demirtaş’ın bu yöntemleri de seçimin ilginç ilkleri arasında yerini aldı.
120’yi aşkın söyleşi
Demirtaş’ın cezaevindeki bu kampanya süreci ulusal ve uluslararası medyanın da ilgi odağıydı. Adaylığının açıklanmasının ardından ilk söyleşisini avukatları aracılığıyla Mezopotamya Ajansı (MA) ile yapan Demirtaş, bu süre içerisinde aralarında önemli uluslararası basın kuruluşlarının da olduğu 40’a yakın yabancı medyaya ve Türkiye’den de 120’ye yakın medya kuruluşuna demeç verdi.
489 bin 455 TL bağış
Demirtaş’ı desteklemek için açılan iki banka hesabına da çok sayıda bağışçıdan destek geldi. Bağış kampanyasına ilişkin özgün bir çalışma yürütülmezken, Demirtaş bağışlar yerine fidan dikilmesi çağrısı yaptı. Yine de önemli oranda bağış toplayan Demirtaş’ın önceki sabah saatleri itibariyle toplanan bağış miktarı 489 bin 455 TL’ye ulaştı.
100 miting yapıldı
Seçimlerin kilit partisi HDP, baskın seçim kararının alındığı andan itibaren sahada seçmenlerle bir araya gelmeye başladı. HDP, bu kampanya sürecinde 76 ayrı merkezde miting, halk buluşması, toplantı ve anma gibi etkinliklerle Kuzey Kürdistan ve Türkiye’nin dört bir yanında seçim kampanyası yürüttü. Ramazan Bayramı sonrasında, 24 ayrı kentte büyük miting gerçekleştirildi. İstanbul ve Cizre’de startı verilen mitinglerin finali ise önceki gün İzmir ve Van’da yapıldı. Mitingler 7 büyük sahne, ekip ve ekipmanıyla gerçekleştirilken, kiralanan 3 canlı yayın aracı ve çok sayıda 3G ile bu mitingler canlı olarak paylaşıldı. “Sen’le Değişir” sloganıyla 68 gün sahada kampanyasını yürüten HDP’nin en önemli çalışması seçim güvenliği konusuydu.
Adil Seçim Platformu’yla ortak çalışan HDP, kendi örgütlü olduğu alanlarda da seçim güvenliğine dair gerekli çalışmaları tamamladı.
30 milyon bildiri
HDP Genel Merkezi tarafından seçim vaatlerinin yer aldığı 30 milyon basılı materyal seçmenlere dağıtıldı. Alanları süslemesi için 3 milyon bayrak basıldı. Yine seçim propagandası için bin tane anons aracıyla sokak sokak, mahalle mahalle seçmenlere ulaşılmaya çalışıldı.
200 bin görevli
Oy verme işleminin başlayıp sona erdiği ana kadar 200 bin HDP’li sandık güvenliğinden sorumlu olarak görevlendirildi. 59 milyon seçmenin oy kullanması beklenen 181 bini aşkın sandık için 80 bin sandık kurulu üyesi, 100 bin müşahit ve 20 bin de okul sorumlusu görevlendirildi.
Oy verme işlemi ve sonrasında yaşanan hukuki gelişmelere dair de Türkiye genelinde 2 bin avukat belirlendi. Hareketli bir ağla çalışan avukatlar olası bir hukuki gelişmeye ve itirazlara da yetkili kılınarak, vekalet verildi.
Onlarca kriz masası
Seçim süreci boyunca yaşanabilecek olan gelişmelere anında müdahale edilmesi için 50 il ve 510 ilçede kriz merkezi kuran HDP, 3 bin kişiyi anlık olarak yaşanan gelişmeleri takip etmesi için görevlendirildi.
100 bin hareketli seçmen
Her seçimde olduğu bu seçimlerde de hareketli seçmenler için özel bir komisyon kurarak, çalışma yürüten HDP’de özellikle mevsimlik işçiler ve öğrencilerin seçim bölgelerine ulaştırılması için de çalıştı. Batı kentlerinden Kuzey Kürdistan’a dönük yürütülen bu çalışmalarda da 100 bine yakın seçmenin oy verme günü sandık bölgesinde hazır olması sağlandı.
Sonuçlar anlık takip edildi
Oy verme işleminin tamamlanıp oy sayım işlemine geçilmesiyle birlikte sonuçların anlık olarak bir merkezde toplanması için gerekli yazılımsal çalışmalar yürütüldü. Oluşturulan özel sistemle sandık görevlilerinin ıslak imzalı tutanakları, özel geliştirilen uygulamayla bir sisteme yüklendi. Burada toplanan sonuçlar anlık olarak YSK sonuçlarıyla karşılaştırıldı. YSK verileriyle bir uyuşmazlık olduğu anda sistem otomatik olarak uyarı vermesiyle ilgili görevliler aracılığıyla anında gerekli itirazlar da yapıldı.
ANKARA
107 yaşında sandık başında
Batman’da sandık başına giden 107 yaşındaki Kumri Ağdemir, oyunu kullandı. Batman’daki okullarda da erken saatlerde bir yoğunluk yaşandı. Kentte oy kullanmaya gidenler arasında yaşlı yurttaşların yoğunluğu göze çarparken; bugüne kadar onlarca seçim gören ve yürümekte zorlanan 107 yaşındaki Kumri Ağdemir de sandık başına ilk gidenlerden. Oğlunun yardımıyla okula gelen ve konuşmakta zorlanan Ağdemir, oyunu kullanmadan önce “Barajlar aşılsın diye geldim, oyumu kullanacağım. Hayırlısı ne ise o olsun” dedi.
Sandığın peşinden gittiler
Sandıkları başka yere taşınan seçmenler, sabahın erken saatlerinde oy kullanmak için yola koyuldu.
Yüksek Seçim Kurumu (YSK) tarafından sandıkları taşınan mahalleliler, yaya bir şekilde yollara koyuldu. Sandıkları taşınan Özalp ilçesine bağlı Damlacık (Reşika) Mahallesi, 8 kilometre uzaklıktaki Tulgalı (Axruk) Mahallesi’ne doğru yola çıktı. Tepki amaçlı yola koyulanlardan 55 yaşındaki Xunav Bilen, yola koyulduklarını ve oy kullandıklarını söyledi. Bilen, “Sandıkların taşınması bizim için bir anlam ifade etmiyor. Sabah gidip oyumuzu kullandık geldik. İnşallah kazanacağız” dedi.
Yine ilçeye bağlı Oymaklı (İngiz) Mahallesi seçmenleri de 2 kilometre uzaklıkta bulunan Eğriveren (Hesen Temiran) mahallesinde oy kullanmak üzere yola koyuldu. Aralarında gencinden yaşlısına kadar çok sayıda seçmeni bulunan mahallelilerden Ayşe Naya, kendilerine hakaret edildiğini söyledi. Naya, “Sandıklar nerede olsaydı yine gider oy kullanırdık” dedi.
25 kilometre yürüdüler
Hakkari’de sandıkları taşınan merkeze bağlı Ceylanlı köyünden kimi seçmenler, 25 kilometre yol yürüyerek sandığa ulaştı. Hakkari ve ilçelerinde bir çok sandık taşınmasına rağmen seçmenler oy kullanmaktan geri durmadı. Kimi yurttaşlar önceki akşamdan itibaren oy kullanacağı köye giderken, kimi de sabahın erken saatlerinden itibaren yollara düştü. Birçok köylü kendi özel aracıyla oy merkezlerine giderken araç bulamayan köylüler de yürüyerek sandık başına ulaştı. Oğul (Talê), Ceylanlı (Walto), Ağaçdibi (Keha Kilîla) ve Çimenli (Çemê Bedel) köylerinde bulunan yaklaşık bin 200 seçmenin sandıkları Üzümcü (Dizê) köyünde bulunan Üzümcü İlköğretim Okulu’na taşındı. Çok yoğun bir katılımın gözlendiği sandık başlarına gelen seçmenler, barışın ve huzurun gelmesi için oy kullanmaya geldiklerini belirtti.
Ağaçdibi (Keha Kilîla) köyünden Üzümcü (Dizê) köyüne sandıkların taşınmasının gereksiz olduğunu belirten köylülerden Şakir Adıyaman, “Yılardır kendi köyümüzde oylarımızı kullanıyorduk. Bu yıl sandıklarımız buralara taşındı. Bu kadar uzaklara getirmeye gerek yoktu. Yaklaşık 20 kilometre yol geliyoruz. Yollarımız bozuk. Bizler için çok sıkıntı oldu ama yine de oyumuzu kullanmak zorundayız” dedi.
Sandık bölgesine 30 kilometre mesafede bulunan Oğul (Talê) köyünden geldiklerini belirten Hasan Ege de barış ve adaletin kazanması için oy vermeye geldiğini belirterek, “Bizler Oğul köyünden buraya oyumuzu kullanmaya geldik. Köyümüz ile burası arasında 30 kilometre var. Bizleri zulümden kurtaracak olan adaleti savunacak olana ve barışı sağlayacak olana oy vermek için geldik” şeklinde konuştu.
Ceylanlı (Walto) köyünden oyunu kullanmak için eşi ile 25 kilometre yol yürüdüğünü belirten Zübeyir Didin ise şunları dile getirdi: “Burada oyumuzu kullandıktan sonra şimdi bu sıcakta 25 kilometre daha yürüyüp evimize gideceğiz. Ama oyumuzu kullanmak için bunu yapmak zorundaydım.”
İstanbul’da halk okullarda kaldı
İstanbul’da sabah saatlerinde başlayan oy kullanma işlemi devam ediyor. Sandıkların kurulduğu bin 900 okulda uzun kuyruklar oluştu. Yoğun olarak başlayan oy kullanma işleminin ardından halk okulları terk etmiyordu. Oylarını kullanan seçmenler, her türlü usulsüzlük ve çalıntıya karşı okul bahçelerini önlem alıyordu.
Sedye ile sandığa gitti
Batman’da geçirdiği trafik kazasında yaralanan ve yatakta tedavisi yapılan Kübra Yoksu (19), 16 Nisan referandumundan sonra ikinci kez sandık başına gitti. Cudi Mahallesi’nde bulunan evindeki hasta yatağından ambulansla alınarak Yavuz Selim İlkokulu’na getirilen Yoksu, bulunduğu sedye ile sandık başına götürüldü. Yoksu, ailesinin yardımıyla oyunu kullandı. Yoksu, “16 Nisan referandumunda yine oy kullanmıştım. Bir oy, bugün çok önemlidir. Bu ülkenin barış ve huzur içinde yaşaması için sancılarım olmasına rağmen yatağımdan kalktım geldim. Bugün barış ve demokrasi kazanacak” diyerek HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş’a selam gönderdi.
Demirtaş cezaevinde oy kullandı
HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş, oyunu cezaevinde kullandı. Rehin tutulduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nde oda arkadaşı Abdullah Zeydan ile oy kullanan Demirtaş, Twitter hesabından, “Biz de oyumuzu, cezaevinde kullandık. Herkesin sandığa giderek ülkenin geleceği için tercihini demokrasiden yana kullanmasını diliyorum. Sonuçların çok güzel olacağına inanıyorum. Hepimize hayırlı olsun” dedi.
Anne Emine Şenyaşar: İnşallah yıkılıp giderler
Urfa’nın Suruç ilçesinde işbirlikçi kontra olan, teficiliğiyle bilinen AKP Milletvekili Adayı İbrahim Halil Yıldız ve yakınlarının saldırısı sonucu 14 Haziran’da eşi Esvet Şenyaşar ve çocukları Adil ile Celal Şenyaşar’ı yitiren Emine Şenyaşar, oyunu kullandı. Suruç Fethi Şimşek Kız Anadolu Lisesi’ne gelen anneyi gören ilçe sakinleri sabır diledi. Şenyaşar, “Tavuk hırsızları” diye tanımladığı Yıldız ve yakınlarına tepki olarak şu sözler ağzından döküldü: “Allah’ım sen bu zulmü kabul etme. Bu oy bereket olsun. İnşallah yıkılıp giderler. Hakkım yerde kalmasın. Onlara oy vermeyin. Oy vermeyin.”
Şenyaşar, daha sonra 1083 nolu sandığa geçerek oyunu kullandı.