
Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı ‘bordo bereliler’in Hakkari’nin Gever ilçesine bağlı Geliyê Doskî bölgesinde 14 Ağustos’ta startını verdiği hava destekli askeri operasyonlar iki ay boyunca başta Serê Sate alanı olmak üzere Doskî, Şitazin (Yeşiltaş), Mêrgezer, Şagûlord, Gûlord, Mêrgan, Kepîr, Weregoz, Sat (İkiyaka), Oremar (Dağlıca) ve Binbir alanlarında yoğunlaştı. Operasyonlar esnasında sivil yerleşim alanları, yaylalar, köylerin etrafı, bağ-bahçeler ile yüzlerce hektarlık ormanlık alan bombardımana tutulup yakıldı.
Askerin ‘sivil’ yalanı
Havuz medyasının “Mehmetçiğin başarısı” diye servis ettiği operasyonla ilgili geçen hafta açıklama yapan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, “TSK, tüm kademelerde, sivillere zarar verilmemesi konusunda çok hassas ve dikkatlidir. Kimsenin bağına, bahçesine, tarlasına, evine, eşine, çocuğuna, kardeşine rahatsızlık verilmemesi konusunda emir veririz” iddiasında bulunmuştu. Ancak, 35 km’lik alanda günlerce devam eden bombardımanın izleri saldırının kapsamını ortaya koyuyor.
Hasadı toplayamadılar
Özellikle Şagûlord, Gûlord, Weregoz, Bêsêvê, Memişte, Oremar, Mêrgan, Xopenê ve Gelîyê Zêvê alanlarındaki bağ-bahçelerin bombardımanla yakılıp yıkıldığı görülürken, birçok köyde de yurttaşlar bağ-bahçeleri “Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edildiği için hasatlarını toplayamadı. Meyveler dallarında, ağaç diplerinde çürüyerek çöpe döndü.
Köylülerin arazisi yasak bölge!
Yine, söz konusu alanlarda köy sakinlerinin bağ-bahçeler, otlak ve yaylaları, köylerin çevresi ve hatta kimi köylerin kendisi bile “Özel Güvenlik Bölgesi” ilan edildi. Sivillerin kendi topraklarına girişleri engellemesiyle, özellikle hasat zamanı büyük maddi hasara neden oldu. Köylüler, havanlarını yaylalardan geri çekmek zorunda kaldı. Yine en temel geçim kaynaklarından arıcılık da büyük zarar gördü.
90’lı yıllarda devlet tarafından boşaltılan Pêşkesrî (Köşkünü) mezrasında ise son saldırılar ardından sadece 2 aile kaldı. Mezrada oturan 68 yaşındaki Sabiha Oyman, savaş nedeniyle her yıl yaz aylarında gelen ailelerin bu yıl gelemediklerini aktardı. Oyman, “Burası çok güzel bir bölge. Ancak bu yıl savaş vardı. Ağaçlarımız, meyvelerimiz, elma, armut, şeftali ve cevizler çürüdü. Bu tepelere hep bombardımanlar yapıldı“ dedi. Kendi köylerine giremediler Devam eden operasyonlar ve savaştan dolayı hasat zamanı gelemediklerini kaydeden Kemal İşleyen de, askeri ablukanın kısmen kalkmasından sonra imza atarak mezralarına geldiğini söyledi. En büyük geçim kaynağı olan ceviz ağaçlarının büyük zarar gördüğünü belirten İşleyen, şöyle devam etti: “Bu bölgede yaşayan tüm yurttaşların cevizleri ve bağ-bahçeleri büyük zarar gördü, talan oldu. Bu yıl da meyvelerimiz ağaç diplerinde çürüdü.”
Operasyon döneminde Kamışlı Karakolu’nca imza atsalar bile mezraya girmelerine izin verilmediğini hatırlatan İşleyen, “Bir iş yapamaz olduk, geçim kaynağımız buydu. Geliyê Doskî’de tüm köylerde durum bu. Herkesin en az 100 teneke cevizi vardı ancak hepsi çürüyüp gitti. Böyle nereye kadar gidecek? Kendi köylerimize giremiyoruz, her yer talan oldu” şeklinde konuştu.