Giessen Belediye Meclis Üyesi Zeynal Şahin, Almanya’da göçmenlerin yerel alanda çalışmasının, kendi hakları için önemli olduğunu belirtiyor. Kürdistan’da yaşananları Almanya kamuoyuna taşıdıklarını belirten Şahin, Kürtlerin sorunları, anadil ve çocukların eğitimi gibi konular üzerine ise aktif çalışma yürüttüklerini söyledi. 

Çocuk yaşlarda Almanya’ya gelen, yabancılar meclisleri de dahil çok sayıda alanda çalışma yürüten Dersimli Zeynal Şahin, Mart’ta Giessen kendinde yapılan seçimlerde Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) belediye meclis üyesi seçildi. Kürdistan’da doğduğunu, İstanbul’da büyüdüğünü, Kürt olduğu halde Kürtçeyi bilmediğini, Türkiye sol hareketi içinde yetiştiğini belirten Şahin, kendisini Türkiye’de artık bir şeylerin değişmesini özleyen insanlar arasında tanımlıyor.  

Şahin ile SPD’deki çalışmaları, yürüttüğü ve yapmak istediği çalışmalar hakkında görüştük.


Yerel ülke politikalarını da etkiler

“Daha çok yerelde SPD’li olduğumu söyleyebilirim. SPD’nin  Almanya çapındaki politikasını çok destekleyen birisi değilim” diyen Şahin neden SPD’yi seçtiğini şu sözlerle ifade ediyor: “Fakat yerel düzeyde, belediye başkanı, belediye çalışanları, SPD’nin sol kanadını temsil eden insanlar olduğu için daha rahat diyalog imkanı var. Bu anlamda da Giessen Belediye Meclisi’nde bu insanlarla çalışmayı uygun buluyorum.”

Uzun zamandır sosyal alanda çalışma yapan Şahin’in “Neden belediye meclis üyeliği” sorusuna ise şu yanıtı veriyor: “Burada geneli belirleyen yerel politikalar yapılıyor. Yani insanlar ile birebir bağınız var ve ilişki halindesiniz. Yerel, genelden daha önemli bence.”


Kentin yüzde 25’i yabancı 

Giessen’de yaşayan insanların yüzde 25’inin yabancı olduğunu belirten Şahin, “Bu insanların belediyede bir temsiliyeti söz konusu. Yabancı kökenli insanların orada olması, onların isteklerini gündeme getirmesi çok önemli” diye konuştu. 


Kürdistan’ı bilmeyen yok

Kürdistan’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve buradaki kurumlara, halka yansıttıklarını belirten Şahin, “Ülkemizdeki en ufak bir kıvılcım bizi burada ateşliyor ya da ürkütüyor. Orada bir orman yangını burada bizim burada ciğerimizi yakıyor. Çünkü akrabalarımız var orada, dostlarımız var orada. Ülkemiz orası neticede” diyerek şunları belirtiyor: “Olanların buradan takip edilmesi ve kamuoyu oluşturma çok önemli. Şu anda Giessen’de Kürdistan’da yaşananları ve katliamları bilmeyen yok. Belediyenin hangi çalışanına sorarsınız sorun, konuşursanız konuşun hepsi Türkiye’deki gelişmeleri ciddi bir şekilde takip ediyor. O ilişkiler de çok önemli.”

Alman halkı 

Merkel gibi düşünmüyor

Alman kamuoyunun Türk devletini tanıdığını vurgulayan Şahin, “Erdoğan’ın gerçek yüzü ortaya çıkıyor. Merkel de desteklese tabandaki halkın bakış açısı çok farklı. Kapitalistler çıkarları için en gerici kesimle bile işbirliğine giriyor. Ki, onun için de Merkel, Kürtlere karşı Erdoğan ile işbirliği içinde. Bu gelişmeler tesadüfi gelişmeler değil. Bu anlamda bize düşen görev, yanlışlığı ortaya koyup, gelişmeleri kamuoyu ile paylaşmaktır” dedi. 


Kürt çocuklarının eğitimi öncelik

Kürtlere yönelik çalışmalar anadil başta olmak üzere çeşitli çalışmalar da yürüttüklerini belirten Şahin, şunları belirtiyor: “Buradaki okullarda Kürtlerin anadil sorunu var. Din dersleri veriliyor ama dil konusunda sorun yaşıyor çocuklar. Bunun için bir çalışma içindeyim şu anda. Öğrencilerin motivasyonunun yükseltilmesi, özellikler mülteci çocukların. Burada Irak’tan, Suriye’den gelen birçok Kürt çocuğu var. Bu çocukların eğitimlerine devam edebilmeleri, meslek öğrenebilmeleri, hatta üniversite gidebilmelerini sağlayabilmek gerekiyor. Desteğe ihtiyaçları var. Yerel düzeyde bunları yapılabilir hale getirmek gerekiyor. Buna benzer çalışmalar içerisinde olacağız ve varız da.”


Eleştirilerimizi eksik etmiyoruz

Partisi SPD’nin hükümette olduğuna dikkat çeken Şahin, “Alman hükümetinin pratiği de meydanda. Savaşa ve Kürdistan’a bakış açısı ortada. Yerel düzeyde çalışan insanlar olarak SPD’nin genel politikalarını çok ciddi biçimde eleştiriyoruz. Ama çok bir şey değiştirebileceğimizi düşünmüyorum. Biz yerelde olduğumuz için ağırlıklı olarak kendi insanlarımıza nasıl faydalı olacağızı düşünüyoruz. Fakat eleştirimizi de eksik etmiyoruz. Eğer dışta durursak zaten  birşey yapamayız. İçinde olduğumuz zaman ise birlikte çalıştığımız insanları etkileriz” diye belirtti. 


Giessen bir ilke imza atacak

Giessen’de yabancılar dairesinin adının değişmesi için yoğun bir tartışma sürecinden geçildiğini aktaran Şahin, “Ciddi bir şekilde onu tartışıyoruz. Yabancılar dairesinin adını değiştirip, hoş geldin kültürünü getireceğiz. Giessen belki de bir ilk olacak. Bunun için de Yabancılar Meclisi ve Yabancılar Dairesi’nin içinde olacağı bir bina arayışı içindeyiz. Yabancılar ile ilgili bütün kurumlar oraya taşınacak ve bir ‘Willkommenshaus (Hoşgeldin Evi)’ olacak. Orada bir kaç dilde sosyal danışmanlar olacak. Tüm insanların, oturumu ile ilgili bütün ihtiyaçlarını, sosyal alandaki tüm sorunlarını halledip çıkacağı bir oluşum ve bina olacak. Tüm çalışmalar için hazırlıklar şimdiden başladı. İleride bir iki yıl içinde ilerleme kaydedilmiş olur sanırım. Bundan en fazla savaş mağduru Kürtler yararlanacak diye düşünüyorum” dedi. 



RAMAZAN MARANKOZ/GIESSEN