Resmî olarak 2003 yılında Sêrt’te kurulan Araf Tiyatro, Kürdistan’daki faaliyetlerine 2002’de Sêrt’in Xana Hawêl ilçesinde, bir okulun bodrum katında isimsiz bir şekilde başlamış. Daha sonra Sêrt’e taşınan bu isimsiz tiyatro, Araf adını almış. 

Fakat Araf Tiyatro’nun yolculuğu bitmemiş, 2009’da da Batman’a taşınan ekip çalışmalarını burada sürdürmeye devam etmiş. Araf’ın kısa geçmişi bu şekilde. Fakat biraz daha yakından bakacak olursak kendilerine özgü bir tiyatro anlayışı kurduklarını görüyoruz. Tiyatroyu ödül-ceza mantığıyla işletilebilecek bir şey olarak algılamadıklarını söyleyen Araf’tan Murad Korkmaz; bu mantıktan sıyrılabilmiş özgür bireylerin oluşturduğu bir sınırsızlık alanı olarak tanımlıyor yaptıkları sanatı. 


Tiyatro örgütlenmektir

Korkmaz’a göre tiyatro, alternatif bir örgütlenme biçimi… Bu örgütlenme biçimini de birçok alana taşıyor ekip. Geçtiğimiz aylarda geliri Sûr, Cizîr, Silopiya, Nisêbîn ve Hezex olmak üzere yıkılan şehirlerin yeniden inşasına katkıda bulunmak için Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne aktarılacak gösteriler yapan Araf Tiyatro, gelecek programlarında da bu yardımlaşma ağına yer veriyor.

Korkmaz’a göre bu herkesin elinden geldiğince katkı sunması anlamına geliyor. Ekip sadece yardımlaşma etkinliklerine de katılmıyor ayrıca; yıkımın yaşandığı kentlere gidip çocuklara ve yetişkinlere oyunlar oynayabilmek için de çabalıyor. Şimdilik bu girişimleri engellense de inatları sürüyor.


Kürdistan’da sanatın bir dili yok

Bir de elbette savaş sürecinde ve bölgesinde sanat icra etmenin zorlukları var. Murad Korkmaz Kürdistan’da sanatın bir dili olduğunu düşünmüyor. Sanatın, savaşın kontrolünde bir dil geliştirdiğini söylüyor. “Buna bir savunma mekanizması da diyebiliriz. Bahsettiğimiz savaş birkaç günlük bir savaş değil ki. Ezelden beridir bu coğrafyada süren ve son 40 yıldır dozu giderek artan bir savaş var” diyen Korkmaz, sanatın da bu duruma karşı kendini konumlandırmak zorunda kaldığını dile getiriyor. Kürdistan’da sanatın da katlanılamayacak itham ve saldırılara maruz kaldığını söyleyen Korkmaz, bunun sanata da diğer alanlarda olduğu gibi mücadele misyonu yüklediği görüşünde: “Yani tek motivasyonumuz, özgür bir yaşamdan yana, doğru bir dil yaratmak için mücadele etmek gerektiğine olan inancımız.” 


İmkanları yok ama hayalleri var

Araf Tiyatro kadrosu el verdiğince yaşadığı coğrafyaya hitap eden bütün oyunları ve hâkim oldukları tüm tarzları icra etmeye çalışıyor. Şu dönemde çok yoğun bir ilgi görmediklerini dile getiren Korkmaz, bir yandan da kendilerini bugünlere taşıyacak kadar da ilginin var olduğunu da belirtmeden geçmiyor. Ekibin şu dönemde ilerisi için somut plan yapmakta sıkıntıları var. Gerek savaş gerekse de teknik ve ekonomik yetersizliklerden dolayı çoğu projelerini gerçekleştiremiyorlar. Fakat yine de hayal kurmaktan vazgeçmiyorlar. Her ne kadar imkânları el vermese de en büyük hayalleri; Kürdistan’ın dört parçasını gezip, Kürdistan’a dair hikâyeleri ve seyirlik oyunları biriktirerek uyarlamak, arşivlemek…


Tuğçe Yılmaz