• Pazarcık'taki Fatih Mahallesi'nde henüz çadıra ulaşamayan yurttaşlar bir an önce başlarını sokabilecek bir çadıra kavuşmak istiyor. Cengiz Topel Mahallesi’nde yıkım ekipleri aralıksız ağır hasarlı yapıları yıkıyor. Evlerinin başında bekleyen yurttaşlar ise o enkazdan zarar görmemiş eşyalarını arıyor. 

Mezopotamya Ajansı'ndan (MA) Abdurrahman Gök ve Azad Altay depremin ilk gününden bu yana Maraş'ta olup biteni yakından takip ediyor. İki gazetecinin ulaştığı bilgiler şöyle: "Pazarcık'taki Fatih Mahallesi'nde henüz çadıra ulaşamayan yurttaşlar bir an önce başlarını sokabilecek bir çadıra kavuşmak istiyor. Cengiz Topel Mahallesi’nde yıkım ekipleri aralıksız ağır hasarlı yapıları yıkıyor. Evlerinin başında bekleyen yurttaşlar ise o enkazdan zarar görmemiş eşyalarını arıyor. Dışarıdan sağlam gibi görünen ancak içi enkazı andıran 3 katlı bir binanın kapısını açan bir yurttaş, “Biz bu yıkımın içinden burnumuz bile kanamadan çıkmayı başardık. Görüyorsunuz merdivenleri bile çöktü. Şükrediyoruz, kurtulduk, ancak bütün malımız varımız olan evlerimiz gitti. Bu köşede gördüğünüz binanın enkazından üç kişinin cenazesini çıkardık maalesef. İki cenazeyi ilk gün çıkardık, üçüncü cenazeyi de üç gün sonra çıkarabildik” diyor.

'Battaniyenin üzerinde yatıyoruz'

Evlerinin karşısına brandalardan yapılmış barakalarda kalan Kurtyolu ailesi, 10 gün sonra banyo yapabilmek için ateşin üzerinde su ısıtmaya çalışıyor. Büyük bir kazanda su ısıtan Meryem Kurtyolu, duvarın dibine barakadan banyoda aile fertlerinin banyo yapacağını söyledi. Kurtyolu, “Biz kadınlar daha çok zorluk çekiyoruz. Tuvalet ihtiyacımız için ağır hasarlı binaları kullanmak zorunda kalıyoruz. Birçok şeye ihtiyaç var ama acil ihtiyaçlardan biri de seyyar tuvalet ve banyo. Hijyen ürünleri, şampuan, tursil gibi ihtiyaçlar var. Yine battaniyelerin üzerinde yatıyoruz. Hava çok soğuk olduğu için sağlam döşeklere ihtiyacımız var” dedi.

Bürokratik işleyiş aksaklık yaşatıyor

Ağır hasarlı binalar bulunmasına rağmen yıkımın az olduğu Çamlıtepe Mahallesi’nde ise çadır kent kurulmuş. Hemen hemen tüm evler hasarlı olduğu ve yapı denetimleri tamamlanıp net sonuçlar ailelere henüz bildirilmediği için, tüm yurttaşlar sokakta kalıyor. Birçok noktada çadır kentler kurulmasına rağmen, çadır sıkıntısı devam ediyor. Hala birçok aile çadıra ulaşmış değil. Ahmet Bozdağ Mahallesi’nde Bilali Habeş Camisi’nin yakınındaki 3 bina ve ana caddeye yakın birkaç yapı dışında neredeyse yıkılan binanın olmadığı bu mahallede stadyuma çadır kent kurulmuş ve bu çadır kente depremzedeler yerleştirilmiş. İlk günlere oranla daha sakin bir günü geçiren depremzedeler, yardımların daha adil dağıtılmasını ve bürokratik nedenlerden dolayı yaşanan aksaklıkların giderilmesini istiyor.

Hala enkazdalar

Menderes ve İstasyon olarak bilinen Nurettin Aydın mahallelerinde de yurttaşlar yıkılan ve ağır hasarlı olan evlerinin yanı başında kurdukları çadırlarda yaşıyor. Menderes Mahallesi’nde daha önce röportaj yaptığımız ve Mereş merkezde Ebrar Sitesinde kardeşi, eniştesi ve iki yeğeninin enkaz altında kaldığını söyleyen aileyi ziyaret ediyoruz. Komşuları ailenin Mereş’e gittiğini, eniştelerinin cansız bedeninin çıkarıldığını ancak kardeşlerinin ve yeğenlerinin hala enkaz altında olduğunu söyledi.

Hasarlı evlere girmek zorunda kaldılar

Pazarcık merkezde olduğu gibi köylerin durumu da farksız. Hala birçok köye çadır gitmiş değil ve insanlar dondurucu soğukta gecelerini dışarıda geçiriyor. Kimi köylüler ise evleri hasarlı olmasına rağmen, “Donmaktansa enkazın altında kalmayı” yeğlediklerini ve geceyi hasarlı evlerinde geçirdiklerini belirtiyor.

Kayyuma tepki

11 gündür aralıksız Pazarcık ve onlarca köyüne yardım ulaştıran HDP ve meslek odaları, STÖ’ler, köy, yöre ve mahalle derneklerinin öncülüğünde Hasankoca Köy Evi’nde kurulan yardım merkezine kayyum atanması sonrası birçok kentten Pazarcık'a gelen gönüllüler, ilçeyi terk etmek zorunda kaldı. Gönüllüler, nerede olursa olsun halklarla dayanışmalarını sürdüreceklerini ama kayyım zihniyetine boyun eğmeyeceklerini vurguladı. Hasankoca Köy Evi’nde kalan depremzedeler de duruma tepki göstererek, “Bu gençler ilk günden beri bizimle dayanışma içerisinde. Gecelerini gündüzlerine kattılar ve her bir aileye yardım ulaştırmaya çalıştılar. Şimdi gelip onların emeğine konmayı kabul etmiyoruz” diyerek kaymakam ve beraberindeki yetkililere tepki gösterdi.