
Sur’da 115 gündür devam eden kuşatma ve işgal saldırıları ardından Master Planı’nın diğer aşamalarını uygulamaya başlayan AKP Hükümeti, Sur için ‘acil kamulaştırma’ kararı aldı. Tedip-tenkil-tehcir konseptinin gereği olarak planlanan uygulama, demografik yapının değiştirilmesini de hedefliyor.
Sokağa çıkma yasağı perdesi altında 2 Aralık 2015 tarihinden bu yana yakılıp yıkılan Sur için ‘acele kamulaştırma’ kararı alındı. 21 Mart Pazartesi Günü toplanan Bakanlar Kurulu’nun ilgili kararı dünkü Resmi Gazete’de yayınlandı. Kararda, “Diyarbakır ili Sur İlçesi’nde ilan edilen riskli alan sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede bulundukları yer ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılması, adı geçen bakanlığın 16.03.2016 tarihli ve 2988 sayılı yazısı üzerine 2942 sayılı kamulaştırma kanunun 27’nci maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca 21.03.2016 tarihinde kararlaştırılmıştır” denildi.
Karara gerekçe olan Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi sadece savaş, afet gibi olağanüstü hallerde uygulanıyor.
Sur’un yüzde 60’ında
Karara göre, 16 mahallede (Abdaldede, Alipaşa, Cemal Yılmaz, Camii Kebir, Cevatpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, İnönü, İskenderpaşa, Lalebey, Melik Ahmet, Özdemir, Savaş, Süleymangazi, Şemhane ve Ziya Gökalp) 348 bölgenin tamamı kamulaştırılıyor. Daha önce Silopi’de olduğu gibi bu kararda da sözkonusu 368 adadaki 6300 parsel acilen kamulaştırılacak.
Belediye binasına da
‘Acele kamulaştırma’ kararı kapsamında el konulan alanlardan biri de, İskenderpaşa Mahallesi’ndeki 131 numaralı adada, 106 numaralı parsel üzerinde bulunan Sur Belediyesi Hizmet Binası.
Cemil Paşa Konağı gibi onlarca tescilli tarihi yapının da yer aldığı ilçede belediye binasının yanısıra sözkonusu tarihi yapılar da yıkıma uğrayacak.
Yenişehir ve Silopi’de de
Aynı kararda tarihi Sur ilçesinin yanı sıra Yenişehir ilçesinde de iki ayrı bölgede toplamda 15 ayrı adanın kamulaştırılması kararı alındı. (İmar planına göre ada, çevresi yollarla sınırlanmış ve parsellere bölünmüş arsa ile böyle bir arsayı kaplayan yapılar takımına deniliyor) Yine bir süre önce ‘riskli bölge’ ilan edilen Silopi’de de Barbaros, Başak, Cudi, Karşıyaka, Şehit Harun Boy ve Yeşiltepe mahallelerine yönelik kamulaştırma kararı çıktı.
TOKİ’ye devredilecek
Resmiyete göre kamulaştırmayı Çevre Şehircilik Bakanlığı üstleniyor. Ancak Sur’un abluka altına alınmasından bu yana adım adım yapılan hazırlıklar, sözkonusu alanların TOKİ’ye devredilerek ranta çevrileceğini gösteriyor. Bunun ilk adımı yakın bir zaman önce atılmış, 162 parsele denk gelen 135 hektarlık alan Milli Emlak ve Koruma Müdürlüğü tarafından Toplu Konut İdaresi’ne (TOKİ) devredilmişti. Havuz medyasındaki haberlere göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve TOKİ koordinasyonunda yürütülecek ‘dönüşüm’ planı için 4 Milyar TL bütçe ayrılıyor.
Tarih yok edildi
Sur’a yönelik saldırıların 21. gününde AKP medyasının önde geleni Star’ın “TOKİ göreve” manşetiyle servis ettiği haber bugünkü yaşananların habercisiydi. İşgal saldırıları boyunca bir yandan ilçe halkı göçertilirken, diğer yandan evler ve tarihi binalar yerle bir edilerek TOKİ projelerine zemin hazırlandı. Dünya Kültür Mirası‘na aday olan surları da içine alan, kiliseleri, camileri hamamlarıyla açık hava müzesi gibi olan Sur’da Kurşunlu Cami, Ermeni Katolik Kilisesi, Dört Ayaklı Minare gibi çok sayıda tarihi mekan özellikle yakılıp yıkıldı. Hukukçular, Dünya Kültür Mirası’na aday gösteren UNESCO’ya başvursa da hiçbir sonuç çıkmadı.
Davutoğlu’nun Toledosu
Master Planı’nı kararlaştırdıkları MGK toplantısından hemen sonra konuşan Türk Başbakanı Davutoğlu da 1 Şubat’ta yaptığı konuşmada Sur’u kastederek, “Bu şehirler 90’lı yıllarda çarpık ve kontrolsüz bir şekilde gelişen şehirler. Bu olaylar yaşanmamış olsaydı bile kentsel dönüşümün yapılması gereken yerlerdi. Sur’u öyle inşa edeceğiz ki aynen Toledo gibi olacak” diye konuştu. Davutoğlu’nun Toledo’dan kastının ne olduğu Amed’de 12 Şubat’ta gerçekleşen toplantıyla doğrulandı.
11 bin konutluk TOKİ kararı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın organizesiyle İl Müdürlüğü’nde gerçekleşen toplantıda Sur’da yaşayan ailelerin mahallelerinden koparılması, Sur’da üzerine kayıtlı ev ya da mülk bulunan aileler için (yaklaşık 9 bin dolayında) Yenişehir ilçesine bağlı Seyrantepe 450 Evler bölgesine 11 bin konutluk TOKİ bloklarının dikilmesi kararlaştırıldı. Plana göre, bloklar bitene kadar aileler Elazığ yolu üzerinde oluşturulacak ‘afet kenti’ne yerleştirilecek.
HABER MERKEZİ
Demografik değişim amaçlanıyor
Hükümet’in planında Kürdistan’ın demografik yapısıyla oynamak da var. Sur’un kamulaştırılmasının aynı zamanda böyle bir amaca hizmet ettiği de yorumlanıyor. CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak hazırladığı bir raporda AKP’nin mültecilerle kendisine bir seçmen kitlesi yaratmak istediğine dikkat çekmiş; “2019’daki üç seçime milyonu aşkın mültecinin, yeni seçmen olarak katılımı söz konusu olacak. Suriyelilerin vatandaşlığa kabulüyle, seçmen dengeleri değişecek” tespitinde bulunmuştu. Toprak bu uygulamanın özellikle Kürdistan’a yönelik olduğunun altını çizmiş, “Mültecilerin yoğun olarak yerleştikleri Güneydoğu ve sınır illerinde siyasi tablo daha da derinden etkilenecek. Bu yerleşim planlamasının ardındaki asıl düşünce, bölge illerindeki Kürt nüfusun dengelenmesi, demografik yapının, Suriyeli, Iraklı, Arap mültecilerle, mevcut durumdan dönüştürülmesi” demişti.
12 karakol için
Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu da, Sur’da haftalardır devam eden yıkımı onaylamakla kalmayıp, koruma altına alınması gereken alanlara karakol yapımına izin verdi. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nün talep ettiği 6 maddeyi onaylayan Kurul, haftalardır ‘temizlik’ adı altında insan uzuvlarının da molozlarla birlikte araziye dökülmesinde bir sakınca görmedi. Sur’a beton blokların dikilmesini ifade eden “Sur’daki açıklıkların kapatılması ve güvenlik duvarı“, “Mobese kurulumu”, “Geçici güvenlik birimi yapım talebi” ve “Geçici güvenlik kule yapım talebi” onaylanan diğer maddeler olurken, Sur’a 12 karakolun yapımı da kurul tarafından onaylandı.
Sur’u Sur yapan kuçelerin, mahallelerdeki dar sokakların genişletilmesi talepleri de kurul tarafından onaylandı. Taleplerin tartışıldığı sırada toplantıda hazır bulunan Vali Yardımcısı Taner Bircan’ın “Bizim zaten Sur ilgili planlarımız vardı” itirafı da dikkat çekti.
Master Planı uygulanıyor
Sur’un gaspı kararının esası, Master Planı’na dayanıyor. 1925 Şark Islahat Planı’nı Master Planı başlığıyla yeniden güncelleyen AKP, sadece cephede değil topyekün savaşı hedefledi. Plan, 28 Ocak tarihli MGK toplantısında görüşüldü. Buna göre Kürtlere karşı savaş fiziki işgalle sınırlı kalmayacak; ekonomik, sosyal, mekan ve idari boyutları da devreye konulacaktı.
Planda ne vardı?
Master Planı, ‘Terörle Mücadele ve Rehabilitasyon Eylem Planı’ adıyla daha sonra Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından Mardin’de açıklandı.
* Mekanın ihyası: “Diyarbakır’ın tarihi dokusu gibi, bütün tarihi şehirlerimiz yeni bir yasal çerçeve ile şehir ihyası çabası içinde olacağız. Diyarbakır’a Sur’a böyle bakıyoruz” diyen Davutoğlu bugünkü ‘kamulaştırma’ kararının alt yapısını hazırladı.
Planın uygulamaya konulan ve konulmakta olan diğer maddelerinde ise şunlar yer alıyordu:
Kamu düzeni adıyla işgal
* Psikolojik unsur: Davutoğlu’nun “devlet ve millet aklını’ birleştireceğiz” şeklinde formüle ettiği bu madde ‘devlet aklı’na uymayan ‘milletin’ ‘bertaraf’ edilmesi şeklinde hayat buldu.
* Kamu düzeni inşası: Türk Başbakanı’nın “Kamu düzenini kim tehdit ederse durdurulacak ve engellenecek” diye duyurduğu bu madde ise aylardır Kürdistan’da on binlerce savaş elemanı eşliğinde devam eden bir katliam süreci olarak karşılık buldu.
* Reform süreci: “Yeni bir anayasa ile yeni bir dönem” şeklinde tanımlanan bu madde ile AKP, başkanlık sisteminin yasal çerçevesine soyundu.
Beyaz katliam
* Sosyal seferberlik: “Terör saldırıları nedeniyle bütün yaraları saracağız. Aile Sosyal Destek Programı’nı bölgeden başlatıyoruz” diyen AKP, Sur’dan çıkarılan çocukları ailelerinden kopardı, Çocuk Esirgeme Kurumu’na vererek Dersim Soykırımı’ndaki beyaz katliamı güncelledi.
Açlıkla terbiye
* Ekonomik destek: “Bölge ekonomisini tahkim edeceğiz” sözünün karşılığı ise, aylarca devam eden sokağa çıkma yasaklarıyla iflasın eşiğine gelen esnaflar ve ekonomi oldu. AKP, “el açtırarak, açlıkla terbiye” maddesini de eklemeyi unutmadı.
Belediyeler saf dışı
* Yasal ve idari düzenlemeler: Hükümet “Büyükşehir yasası istismar edildi, özel tedbirlerle idari tedbirleri alacağız” diyerek açıktan DBP’li belediyelerin işlevsiz bırakılacağını açıkladı. Onlarca belediye eşbaşkanı görevden alındı, tutuklandı. Amed belediyelerinin yol hizmetleri resmi kararla durduruldu.
İhbarcılık ve fişleme
* İletişim sistemi: “Etkin bir iletişim birimi oluşturulacak, olan bitenle ilgili bilgiler aktarılacak” şeklinde ifade edilen bu maddeyle Valiliklerden vatandaşlara kadar herkesin ihbarcılaştırılacağı, fişleneceği bir sistemin müjdesi verildi.
* İstişare Meclisleri: Hemen her dönem dillendirilen ‘PKK dışında muhatap’larla sorunu çözeceğini iddia eden AKP’nin “Komşu ülkelerle ortak ruh” maddesi de daha baştan iflas etmiş bir madde olarak planda yerini aldı.