Bilim-Teknik GÜNDEMİ


İnsanlar henüz ay dışında hiçbir gök cismine ayak basabilmiş değil. Ancak en karamsar bilim insanları dahi insanlığın bir gün başka yıldız sistemlerinde koloniler kurabileceğini düşünüyor. 

Bunun için en büyük sorun yıldızlara ulaşmak. Bilim insanları bu en kilit sorunun çözümü için uzun yıllardan bu yana projeler üretiyor. İşte en çok gelecek vadeden 6 büyük proje: 


1. Daedalus Projeni

İngiliz bilim insanları 1970’li yıllarda yıldızlararası seyahat için bir uzay gemisi planladı. Amaç dünyaya 6 ışık yılı uzaklıktaki Barnard yıldızına ulaşmaktı. O dönemler bu yıldızın yörüngesinde bir gaz devi tespit edilmiş ve başka yaşama uygun gezegenlerin de olabileceği düşünülüyordu. 

Beş yılın sonunda bilim insanları iki kademeli 54 bin tonluk dev bir nükleer roket ile insanları taşıyacak 400 tonluk bir mekiği içeren projeyi oluşturdu. Bilim insanlarına göre 0.12 ışık hızıyla gidecek olan bu uzay gemisinin Barnard yıldızına 50 yılda ulaşacağı düşünülüyordu. 

Daedalus uzay gemisi nükleer yakıt kullanmasına rağmen sürekli hızın sabit tutulması için onbinlerce ton yakıt depolamaya ihtiyaç duyuyordu. Bu nedenle geminin dünyadan kaldırılması mümkün değildir. Planlar uzay gemisinin uzayda birleştirilerek buradan ateşlenmesini öngörüyordu. 

1970’lerde planlanan gemiyi inşa edebilecek teknolojimiz bugün dahi yok. İngiliz bilim insanı Ian Crawford’a göre bu proje ya da bir benzeri ancak 100 sene sonra hayata geçebilir. 


2. Ikarus Projesi

Ikarus projesi, Daedalus’un daha gelişmiş hali olarak yine İngiliz bilim insanları tarafından tasarlandı. Dünyadan 22 ışık yılı yarıçapındaki alandaki tüm yıldızlara ulaşabilecek şekilde dizayn edilen yeni mekiğin de nükleer roketlerle hareket edeceği düşünüldü. Ancak bu roketlerin Daedalus gibi elektron ışınlarıyla değil lazerlerle ateşlenmesi planlandı. 

Bu projenin 400 tonluk Daedolus mekiğinden çok daha küçük bir mekikle hayata geçirilebileceği düşünüyor. Yine nano teknolojinin yardımıyla yakıt ihtiyacı da yarı yarıya azalacak. 


3. Işık yelkeni

Modern bilim insanlarına göre gelecekte uzayda seyahat için büyük yakıt tanklı dev uzay gemilerine ihtiyacımız olmayabilir. Emisyon uzmanları uzay gemilerinin uzaydaki ışık dalgalarının yarattığı itme etkisi ile hareket edebileceğini savunuyordu. Bu tez 2010 yılında Japonya tarafından Venüs’e gönderilen Ikaros uzay aracı ile gerçek oldu. Ikaros yolcuğunun bir kısmında güneşten gelen ışığın itme etkisini temel hareket gücü olarak kullandı. 

Bu şekilde inşa edilecek yeni nesil uzay gemilerinde yeterli ışığın olmadığı yıldızlararası uzayda ise dev lazer ateşleyicileri kullanılacak. Bu şekilde çalışacak ilk uzay gemisi 2036 yılında Alpha Centauri yıldızına doğru yıla çıkacak. Bu projenin tanıtımı geçtiğimiz bahar aylarında ünlü fizikçi Stephen Hawking tarafından yapılmıştı. 

Bu gemi 4 metrelik ışık yelkenlerine bağlı küçük bir çipten oluşacak. Geminin 20 ila 30 yıl arasında bir sürede Alpha Centauri’de olması bekleniyor. 


4. Antimadde roketi / Kara delik sürüşü

Işık yelkenleri, dev lazerler ve füzyon roketlerinin dışında birkaç son derece egzotik yıldızlararası seyahat yöntemi bulunuyor. Bunlardan biri de çok büyük bir enerji açığa çıkaran madde ve antimadde etkileşimini yakıt olarak kullanmak. 

Madde-antimadde etkileşimi evrende doğal olarak yok. Bunun üretilmesi ve kontrol altına alınması gerekiyor. 

Bir diğer yakıt önerisi ise yapay küçük kara delikler üreterek, ondan yayılan enerjiyi itici güç olarak kullanmak. 2009 yılında bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre “Schwarzschild Kugelblitz” olarak adlandırılan bu teknik ile ışık hızının 10’da 1’i hızında gitmek mümkün. Yapay kara deliğin 3.5 yıl boyunca bir uzay gemisini besleyebileceği düşünülüyor. 


5. İnsanlı “Yavaş Gemi”

Dünyanın en hızlı roketleri, teori halindeki süper hızlı uzay gemileri ile dahi insanların en yakın yıldızın yörüngesindeki gezegenlere ulaşması en iyimser tahminlerle binlerce yıl alacak. Bu nedenle insanların bu kadar uzun yolculuklar için başka alternatifler bulması gerek. 

Örneğin bilim insanları uzak yıldız sistemlerini keşfe giden insanların bir şekilde dondurulmasını, metabolizmalarının yavaşlatılmasını sağlamanın bir yöntem olarak değerlendirilebileceğini savunuyor. Birçok bilim kurgu filminde yer alan bu yöntem insan vücudunun çok hassas olması nedeniyle şu anda pek de mümkün gözükmüyor. 

Bilim insanları bu nedenle yüzlerini robotlara dönmüş durumda. Planlara göre otonom robotlar, uzak yıldızlara yolcuğu gerçekleştirecek ve insan yaşamına uygun bir gezegen bulunduğunda uzay gemisindeki dondurulmuş embriyoları yetiştirerek insanlığı uzak yıldızlara taşıyacak. 


6. Işık hızından daha hızlı?

Evrende başımızı nereye çevirsek mükemmel bir işlerlik görüyoruz. Ve hiçbir maddenin ışık hızını geçemeceği bir fiziksel gerçeklikle karşı karşıyayız. 

Ancak teoride bilim insanları bir uzay aracının ışık hızından çok daha hızlı hareket edebileceğini düşünüyor. 1994 yılında teorik fizikçi Miguel Alcubierre’nin teorisi de bu şekilde. 

Alcubierre sürüşü olarak adlandırılan teoriye göre uzay gemisi, uzay düzlemini bükecek kadar yoğun bir enerji ortaya çıkaracak iki dönen silindirle arkasındaki uzayı da genişletecek ve bu şekilde ışıktan çok daha hızlı hareket edebilecek. Bir anlamda bu şekilde uzay ve fiziki gerçekliği büzen uzay gemisi, bir çeşit uzay manipülasyonu ile bir anda çok uzak mesafeleri kat edebilecek. 



 Doğan Barış ABBASOÐLU