Halil Dağ ve sinemasına adanan festival, 5 gün sürdü. Festival süresince değişik film gösterimlerinin yanı sıra 10 kısa film ve 15 kısa film öyküsü yarıştı. Bu yılki festivalde en iyi kısa film ödülünde birinciliği Güney kürdistan’dan yarışmaya katılan Kürt Yönetmen Sakaot Mohammadi’nin “A Friend For My Friend”, ikinciliği Gündüz Sevdi’nin “Ziman (Dil)”  ve üçüncülüğü ise Mazlum Demir’in “Bê re-Deng” filmi aldı. En iyi kısa film öykü ödülü bu yıl  Zekeriya Aydoğan’ın “Bîr (Kuyu)”  ile Atilla Demir’in “Gere Gûr Bimre (Kurt Ölmeli)” arasında paylaşıldı. Jüri özel ödülüne ise, Komên Çîrokên Veşartî öykü filmi ile 10 yaşındaki Beyza Karataş layık görüldü.

Zekeriya Aydoğan ödülünü Amûdê Sineması Katliamında yaşamını yitiren çocuklara armağan ederken, Atilla Demir ise ödülünü Til Koçer’e armağan etti. 
Yılmaz Güney Sinema Salonu’nda yapılan ödül törenine çok sayıda genç yönetmenin yanı sıra yüzlerce sinemasever katıldı.

Endüstriyel sinemaya karşı sinema yapıyoruz



Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği çalışanı Veysel Erel ise, 4’üncüsünü düzenledikleri Yılmaz Güney Kürt Kısa Film Festivali’ni bu yıl Halil Dağ şahsında dağ sinemasıyla birleştirmenin büyük onurunu yaşadıklarını vurguladı. Erel, “Biz amatör bir ruhla ticari olan endüstriyel sinemaya karşı kendi inancımıza uygun bir sinema yapıyoruz. Sinema yoluyla anadilin önemi, katliamların teşhiri, failli meçhullere ve zulmün karşısında verdiğimiz esas duruşumuzu gösteriyoruz. Ve burada hakikat arayışını dile getiriyoruz. Biz Halil Dağ şahsında emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz ve anısına bağlı kalacağımızı söylüyoruz” dedi. 



Ölümsüzlük bir halkın kalbinde yaşamaktır

Jüri üyesi Orhan Alkaya ise, Kürt yönetmenlere şöyle seslendi: “Bütün yönetmenlerden ricam odur ki bütün sinema çalışmalarını ve filmlerini Kürtçe yapsınlar. Buradan Yılmaz ağabeyime seslenmek istiyorum. Yılmaz ağabeyim ölümsüzlük, ezilen bir halkın kalbinde sürekli yaşamaktır. Sen hak ettiğin biçimde sonsuza kadar yaşayacaksın. Kürt sineması senin öncülüğünde gelişiyor”

DİHA/BATMAN