İngiltere Gündemi köşesi tamamen Brexit köşesi oldu. Sadece Brexit meselesi çözülene dek değil AB’den çıktıktan sonra da belki bir kaç yıl bu konu konuşulacak. Şimdi AB’den nasıl çıkacağını konuşurken çıktıktan sonra da ülkeye verdiği ağır tahribatın sonuçlarını konuşuyor olacağız. Gerçi daha şimdiden ağır tahribatlar başladı ama asıl sorunlar Gümrük Birliği ya da Ortak Pazar gibi yapılardan çıkılınca başlayacak. Tabi sağ salim AB’den çıkabilirse. Meclise geçen hafta tartışılan olası çıkış anlaşmalarının hiçbiri yeterli çoğunluğu kazanmadı.

May hükümeti medeti İşçi Partisi’nde arıyor. Ama İşçi Partisi May’in çıkış anlaşmasında radikal değişiklikler istiyor. Talep edilen değişiklikler arasında May’in kırmızı çizgiler diye belirledikleri de var. Ayrıca İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, seçmenlerinin baskısıyla ikinci referanduma sıcak bakmaya başladı ki bu May’in asla kabul edeceği bir seçenek değil. Bu yüzden uzlaşı kolay olmayacak. Belki de hiç olmayacak ve AB’den anlaşmasız çıkacak. İkinci referandum tartışmaları son bulmamasına rağmen İngiliz devleti AB’den çıkacakmış gibi hazırlıklar yapmaya tüm hızıyla devam ediyor. En son hamlesi de yeni İngiliz pasaportlarının ön sayfalarında yazan Avrupa Birliği yazısını kaldırmak oldu. Ya AB’ye sert bir mesaj göndermeye çalışıyor ya da AB’den çıkmaya ne olursa olsun fazlasıyla kararlı. Avrupa Birliği yazısının olmadığı yani pasaportlarını alan vatandaşları yine bir panik aldı. AB, can simitleri gibi. Olmadan açık denizlerde boğulacaklarmış gibi hissediyorlar. Haksız sayılmazlar. İngiltere ne yaptığını ne yağacağını bilmiyor.

AB, çıkışın bir sene ertelenmesini önerdi. Başbakan May ise AB’den çıkış sürecini 30 Haziran’a kadar uzatmasını istedi. Sanki 3 yıl da çok yol kat etti de ek 3 ayla halledeceğini zannediyor. Daha önce AB, 30 Haziran’a kadar bir ertelemeyi geçen ay ret etmişti. Bu kadar kısa bir sürede İngiliz meclisinde bir çözüm çıkmayacağının farkında çünkü. May uzatma önerisini 10 Nisan’da olacak Brüksel zirvesinde resmen talep edecek. Uzatmayı kabul etmezse 12 Nisan’da İngiltere AB’den anlaşmasız çıkacak. Muhtemelen AB 30 Haziran tarihini bu sefer kabul edecek. Ama peki ya sonra ne olacak? Bu sürekli değişen tarihler kimse için bir anlam ifade etmiyor artık. Hükümetin meşruluğu ve ciddiyeti iyice tartışılır oldu.

İngiltere’nin itibarı epeyce sarsıldı. Dünyanın gözünde kendini iyice gülünç duruma düşürdü. Avusturalya’ya göre İngiltere’nin bu hali, çok sevdiği büyükbabasının gittikçe fiziksel ve zihinsel düşüş yaşamasına benziyormuş. Yıllarca mandası altına aldığı Hindistan bile, İngiltere’nin ihtişamlı tarihinin son anlarını yaşıyor. İngiltere Başbakanı May’in May teyze olarak bilindiği Çin’de Brexit süreci, sonu gelmeyen pembe dizilere benzetiliyormuş. En güzelini de New York Times yazarı Thomas Friedman söylemiş: “İngiltere AB’den çıkarak ekonomik bir intihara kalkışıyor. İşin trajik tarafı kendini nasıl öldüreceğine dair bile bir uzlaşıya varamıyor.”