İngiltere Gündemi

Türkiye’de son hafta gündeme oturan yolsuzluk operasyonuyla tüm gözler Türkiye’ye çevrildi. Herkesin medyadan takip ettiği üzere hükümet ilintili onlarca kişi geçen hafta kamu ihalelerine ilişkin rüşvet iddialarıyla göz altına alınmıştı. Paraların kaynağından ziyade neden şu anda bu operasyonların yapıldığı sorusunun sorulması, zaten hükümetten bu tarz yolsuzluklar beklemek normal de, ‘acaba ne oldu da, şimdi ortaya çıkarılıyor bu yolsuzluklar?’ düşüncesinin baskın olduğunu gösteriyor. E malum işin içinde bakanların oğulları bile varken yabancı haber ajansların ve gazetelerin bu haberi flaş gelişme olarak kamuoyuna sunması çok da abartı bir yaklaşım değil. Dünya basını resmi sitelerinde gelişmeleri anbean güncelleyip, kamuoyuna yorumlar ve analizler ile birlikte aktardı. Aktarmaya da devam ediyor.
Peki İngiliz basını bu yolsuzluk soruşturmasını nasıl yorumladı?
Financial Times gazetesi AKP’yi İslamcı bir parti şeklinde tanımlarken, soruşturmanın arka perdesinde AKP ve Gülen hareketi arasında son dönemlerde yükselişe geçen gerginlikten kaynaklı olduğunu yazdı. Erdoğancıların ve Gülencilerin bundan sonra müttefik olmadıklarının da altını çizdi. The Guardian gazetesi ise bu operasyonun bir kaç ay sonra olacak yerel seçimlerde Erdoğan ve partisinin daha düşük bir sonuç almasına neden olacağını yazıyor. The Guardian’ın Cumartesi günü yaptığı haberde ise Gülen’in kendi web sitesine yüklenmesinden sonra hızla internette dolaşan ve beddualar içeren videosuna değiniyor. Videoda polisleri işten çıkartanlara büyük sövgüler yer alıyor.
BBC’nin haberine göre ise Türk bakanlarının rüşvet soruşturmasında göz altına alınmalarının altını çiziyor. AKP’nin içinde barındırdığı sorunların yavaş yavaş su yüzüne çıktığı belirtilen BBC haberinde, Gezi Parkı protestolarından aldığı darbeden sonra bu soruşturmaların Erdoğan için daha büyük bir darbe olduğunu söylüyor. Aslında BBC haberini bir nevi ‘Gezi Parkı krizini atlattı ancak bu yolsuzluk darbesini atlatamayacak’ yorumlarını yapmak da mümkün. BBC, yolsuzluk haberlerini ardından hükümet karşıtı yapılan protestolara da kapsamlı bir şekilde geçtiğimiz Cumartesi günü yer verirken, operasyonlara dahil olan polislerin işten çıkarılmalarının altını çizdi. Gülen cemaatinin AKP, yargı ve emniyette etkili konumlara sahip olduğunu da ayrıca yazdı. AB sözcülerinin bu operasyonların ardından Türkiye’yi daha sıkı bir markaj altına alması yine BBC’de yapılan haberler arasında yer alıyor.
The Times gazetesinin yaptığı haber ise Mart ayında yapılacak yerel seçim ve yıl sonunda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimler bağlamında Erdoğan’ın yaşadığı korkuları kaleme alıyor. Bu operasyonlarla ortaya çıkan tablonun Erdoğan hükümetine ciddi şekilde zarar verebileceğini de ayrıca dile getiriyor.
The İndependent gazetesi ise ‘Erdoğan’ın geleceği eski müttefikin tehdidi altında’ başlığını attığı haberinde, Gülen ve Erdoğan arasındaki gerginliği ‘kötü biten boşanma’ şeklinde yorumladı. Fethullah Gülen’in Türkiye siyasetinin arka perdesine en çok sözü geçen kişi olarak gösterildiği haberde, Erdoğan ve partisinin son üç seçimdeki başarısının Gülen sayesinde olduğu belirtiliyor. Haberde en çok öne çıkan husus ise işten çıkartılan polis memurları ve İstanbul’un Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın.
Bu arada yargıya müdahale etmeyeceğiz diyen hükümet, emniyet teşkilatında görevden almalara devam ederken, şu ana dek Emniyet Genel Müdürlüğü’nde 14 daire başbakanı görevden alındı. Emniyetteki görevden alınan yetkililerden sonra TRT’de de tasfiyeler başladı. Başta CHP olmak üzere diğer Türk muhalif partiler ise yolsuzluk operasyonlarıyla yine rant sağlama peşinde. Sayfalar dolusu yolsuzluk raporuyla partiden ihraç edilip tekrar partiye kabul edilen Mustafa Sarıgül CHP’li değil mi? Ayrıca iddialara karışanların istifa etmeleri bekleniyor. İstifa etmeleri, yolsuzlukların bitmesini sağlayacak mı? Gülen cemaati ve AKP arasındaki iktidar savaşı yüzünden ezilen halk kurtulacak mı peki?