
Barış sürecine ilişkin aydınlar da harekete geçti. Yaşar Kemal, Tarık Ziya Ekinci, Vedat Türkali, Orhan Pamuk, Murathan Mungan, Rakel Dink, Prof. Yakın Ertürk, Prof. İonna Kuçuradi, Prof. Gençay Gürsoy, Arif Sağ ve Prof. Şebnem Korur Fincancı ortak bir yazılı açıklama yaparak, Türkiye'nin geleceğinin nasıl olması gerektiğine birlikte karar vermek için "Demokrasi ve Barış Konferansı"nın düzenlemesinin ihtiyaç olduğunu vurguladı. Türkiye'nin tarihi bir süreçten geçtiğinin belirtildiği açıklamada, özgürlükçü ve eşitlikçi fikirlerin ve insan haklarına dayanan demokratik siyasetin renklerini verdiği bir yaşamı inşa etmenin önemli olduğu kaydedildi. Türkiye'nin tarihsel sorununun demokrasi eksikliği ve bunun yarattığı olumsuz sonuçlar olduğunun dile getirildiği açıklamada, "Yakın tarihimizde Kürt sorununda yaşadıklarımız, bugün hem barışın hem de demokrasinin acil bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha göstermiştir. Barış ve insan haklarına dayanan demokratik bir çözüm için bu ülkede yaşayan her halktan, her inançtan, her kültürden insanın hakkına saygı duyan ve birlikte yaşamanın eşit hukukunu oluşturan bir toplumsal anlayışın yaygınlaşması büyük önem taşıyor" denildi.
Anayasanın toplumdaki kültür, kimlik, dil, inanç ve cinsiyet farklılıklarını güvence altına alması, insan haklarına dayanan demokrasinin evrensel ölçütlerini barındırması gerektiği belirtilen açıklamada, bu talepler için güçlü bir toplumsal baskı yaratılmasının önemi vurgulandı. Açıklamada, demokrasi güçlerinin kararlı tutumunun arzu edilen demokratikleşme düzeyine ulaşılmasını sağlayacağı ifade edilerek, konferansa ilişkin şu çağrı yapıldı: "O nedenle ortak geleceğimizin nasıl olması gerektiğini konuşmak amacıyla bir 'Demokrasi ve Barış Konferansı' düzenlemek tarihi bir sorumluluk ve ihtiyaçtır. Sizleri böyle bir konferansı gerçekleştirmeye davet ediyoruz. Sürece müdahil olmak, demokratik ve özgürlükçü bir yaşam kurmanın da ilk adımları olacaktır. Hepimize kolay gelsin, yolumuz açık olsun."
DİHA/AMED