Öyle ki Almanya’nın İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere bundan bir ay önce hükümetlerinin Türk devletinin Kürtlere karşı uyguladığı şiddete neden sessiz kaldığı ile ilgili yöneltilen eleştirilere şöyle cevap vermişti: "Bizden, sabah akşam Türkiye’yi eleştirmemizi bekleyenlere, bundan vazgeçmelerini öneririm. Bizim çıkarlarımız var. Türkiye’nin çıkarları var. Tabi ki Türkiye’yi eleştireceğimiz konular var. Ancak Türkiye’den yönelen mülteci akışını önlemek istiyorsak, bunun karşılıklı çıkarlar temelinde bir de karşılığı var."
Erdoğan karşıtı binlerce medya yayını yapıldı
Alman politikacıların mülteci anlaşması karşılığında Erdoğan'ın faşizan politikalarına sessiz kaldığı hemen herkesin malumuydu ama AP Başkanı'nın "bu kadar da değil" dediği kadar olduğundan Alman ve Avrupa kamuoyunun büyük çoğunluğunun haberi yoktu.
Spiegel Online'ın haberi vermesiyle Alman kamuoyunda büyük tepki toplayan, Türk yetkililerin Alman elçiyi Erdoğan'ı ti'ye alan alman bir komedi programı için çağırtıp ifade alması haberi kısa sürede ülkenin birinci madde gündemi oldu. Uluslararası boyuttaki vergi kaçakçılığı skandalına rağmen, halen Alman medyasında en çok işlenen konulardan olan bu olay bütün dünyada gündem oldu.
Erdoğan'ı ti'ye alan video şimdiye kadar sadece Youtube'da 6 milyon kez izlendi. Bu süre içinde başta Almanya olmak üzere dünya çapında Erdoğan'ı ti'ye alan binlerce medya yayını yapıldı. Çok sayıda karikatür çizildi, fotoshop ile video yayımlandı ve yazı yazıldı.
Alman hükümet yetkililerinin yarım ağızla eleştirdiği elçinin Türk Dışişleri Bakanlığı'na çağrılma olayının bir defaya mahsus olmadığı da ortaya çıktı. Der Spiegel'in haberine göre Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann, Türk yetkilileri tarafından tam üç kez bakanlığa çağrılıp ifadesi alınmış. Çağrılmasının sonuncusunun nedeni Erdoğan'ın medyaya öfkeli bir dile şikayet ettiği, yabancı ülke elçilerinin Can Dündar ve Erdam Gül'ün yargılandığı duruşma salonuna giderek duruşmayı takip etmeleriydi. 29 Şubat olan birinci çağrılma nedeni ise Almanya'nın Sachsen Anhalt Eyaleti'ne Kültür Bakanlığı tarafından basılmış bir okul kitabında Ermeni Soykırımı'nı anlatan bir resim. Habere göre Türklerin Ermenilere yaptığı soykırımı anlatmak için ölülerin başlarına basarak yürüyen bir Erdoğan resmedilmiş.
Geçen yıl çıkan kitap için bu yıl elçi çağrıldı
Sachsen Anhalt Eyaleti'nin Kültür Bakanı Stephan Dorgerloh sözkonusu karikatürün Ermeni katliamının yüzüncü yılı dolayısıyla 2015'te hazırlanan bir okul materyaline basıldığını söyledi. Dorgerloh'a göre bu materyal o dönem Türk Başkonsolosluğu'na da gönderildi ve Ankara'dan hiçbir tepki gelmedi. Hatırlanacağı üzere geçen yıl Alman Parlementosu'nda Ermeni Soykırımı'nın tanınması gündeme gelmişti. Oturumda bütün partiler ortak bir karar almak için, bütün partilerin temsilcilerinin olduğu komisyonun bir taslak hazırlaması yönünde ortaklaşmış ama mülteci krizi nedeni ile konu ertelenmişti.
Merkel'in utandıran sessizliği
Tüm bunlar olurken konu ile ilgili tek kelime etmeyen Alman Başbakan Merkel ise sessizliğini önceki gün Erdoğan lehine konuşmak için bozdu. Konuyla ilgili ilk defa yorum yapan Merkel, Erdoğan'a haksızlık yapıldığını savundu. Nedeni ise Erdoğan'a yazılmış sert içerikli bir şiirdi. Merkel, ZDF'nin komedyen sunucusu Jan Böhmermann'ın basın özgürlüğünün sınırlarını ölçmek için yazdığını söylediği şiiri yaralayıcı bulduğunu ve bu görüşünü telefonda Türk Başbakan Davutoğlu ile de paylaştığını ifade etti.
Merkel'in mülteci politikası ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan ilişkisi uzun süredir hem kendi partisi hem de Almanya ve Avrupa'daki kamuoyu tarafından sertçe eleştiriliyordu. Berlin kulislerinde, kamuoyunda "büyük bir skandal" olarak görülen Alman elçinin Türk Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmasını Merkel'in politikasından memnun olmayan Alman diplomatların sızdırdığı konuşuluyor.
Dünya'nın "diktatör" olarak gördüğü ve DAİŞ gibi barbar bir çete örgütü destekleyen biriyle ahlak dışı bir anlaşma yapan Merkel hükümetine tepkiler giderek büyüyor. Öyle ki Alman medyasında, Merkel'e daha önce hiç olmadığı kadar hükümetinin Erdoğan ile olan ilişkilerini değiştirme baskısı yapılıyor. Tepkilerden nasibini alan sadece Merkel de değil, bütün politikacılar. Hatta "Erdoğan'a bu kez çok fazla çok ileri gittin" diyen, Merkel politikasının en bilinen karşıtlarından olan AP Başkanı Martin Schulz dahi tepkilerden azade olamadı. Türkiye ile mülteci anlaşmasına onay veren Martin Schulz'un da içinde olduğu üst düzey AB yöneticilerinin Erdoğan'ı sadece eleştirmekle yetinmesinin ikiyüzlülük olduğunu ifade eden birçok yazar, Almanya ve Avrupa'nın Türkiye politikasını tamamen değiştirmesini talep ediyor.
Bu talebi Süddeutsch gazetesinin köşe yazarı Carolin Emcke şöyle ifade ediyor: "Kısa vadeli olarak, kendisini kendi paranoyik labiretinden kaybeden Türk Cumhurbaşkanı'nı 'şakadan anlamayan diktatör' olarak eleştirmek kolay. Bunun bir gideri yok. Bu konuda herkes hemfikir. Neden peki uzun vadede Erdoğan halen hiç düşünülmeden, Avrupa'nın demokratik bir partneri olarak görülüp, korunuyor, bunu anlamak zor."
Fehmi KATAR