
Şirnex’te (Şırnak) “sokağa çıkma yasağı” adı altında başlayan AKP yönetimindeki sömürgeci Türk devletin soykırım saldırılarına karşı verilen öz yönetim direnişi 55. gününde.
Gece boyu Bahçelievler, İsmetpaşa, Cumhuriyet, Yeni ve Gazipaşa mahallelerinde yoğunlaşan çatışmalar sabah saatlerinde yerini yoğun bombardımana bıraktı. Bahçelievler Mahallesi’nde önceki gün yoğunlaşan çatışmalarda bir zırhlı kepçenin imha edildiği öğrenilirken, mahalleye giremeyen devlet güçleri sabah saatlerinde yeniden bombardımana başladı. Sêrt (Siirt) Yolu üzerindeki Sîn û Ber bölgesi ile Çakırsöğüt Jandarma Tugayı’na konuşlanan tank ve obüslerle mahalle bombalandı.
İsmetpaşa Mahallesi’ne, korucu Tatarların bulunduğu üst taraf ile mahallenin alt kısmında bulunan Kanika Jêr bölgesinden girmeye çalışan devlet güçleri ile YPS ve YPS-Jin üyeleri arasında yaşanan çatışmalar gece geç saatlere kadar devam etti. Mahalleye giremeyen devlet güçleri sabah saatlerinde ağır silahlarla yoğun bombardımana başladı.
Ayrıca gece boyunca yoğun Heron hareketliliği yaşanırken, sabah saatlerinde de helikopter hareketliliği gözlemlendi.
Öte yandan kentin Sêrt Yolu üzerindeki sanayi bölgesi ile Cizîr (Cizre) Yolu üzerindeki Şirnex Üniversitesi kampüsü civarında devlet güçlerinin mevzi kazdıkları görüldü.
Şırnak’taki çatışmalar
YPS Genel Koordinasyonu, Şırnak’taki çatışmalarla ilgili şu bilgileri paylaştı:
* JÖH elemanları 3 Mayıs günü saat 16.00’da Bahçelievler Mahallesi’nde bir eve iki koldan girmek isterken sabotaj yapıldı. En az 3 JÖH öldürüldü, 2’si de yaralandı.
* Aynı mahalle çevresinde JÖH elemanları tekrar yerleşirken birimlerimizce sabotaj eylemi yapıldı; en az 7 JÖH elemanı öldürüldü.
* Türk güçleri tankla müdahale etmek isterken bu tank da vurularak darbelendi.
* Tankın etrafındaki JÖH elemanları da ağır silahlar ve el bombalarıyla vuruldu; 4 JÖH elemanı öldürüldü.
* Camiye sığınan ve daha sonra buralardan kaçan JÖH elemanlarıyla yaşanan çatışmalarda 6 JÖH elemanı daha öldürüldü.
* PÖH elemanları, 5 Mayıs günü saat 09.00’da mahallede bir evi tutma girişiminde oldukları sırada birimlerimizce hedef alındı, sabotaj eylemi yapıldı; 8‘i öldürüldü.
* Çatışma yerine konumlanan 1 tank da olay yerine müdahale etmek isterken birimlerimiz roketlerle vurarak devre dışı barıktı. Bu çatışma akşam saat 18.30’a kadar sürdü.
NUSAYBİN
Türk işgal güçlerinin Mêrdîn’in (Mardin) Nisêbîn (Nusaybin) ilçesindeki saldırıları 56. gününde. Soykırım saldırılarına karşı direnişin sürdüğü ilçede, direniş mahalleleri gece boyu bombalandı. Abdulkadirpaşa ve Fırat mahallelerinde yoğunlaşan saldırılarda eski hastane civarında konumlanan zırhlı araçlardan yapılan saldırılarda Kanarya Sokak’ta birçok ev hedef alınarak ateşe verildi. Onlarca evin yerle bir edildiği Kanarya Sokak’taki yangın sabaha dek sürdü.
YPS Genel Koordinasyonu’nun Nusaybin’deki çatışmalarla ilgili açıklaması şöyle:
* Türk işgal güçleri, 5 Mayıs günü öğleden sonra Weysika tarafında bir eve girdiği sırada öz savunma birimlerimiz ferdi ve ağır silahlarla vurdu; 1’i öldürüldü.
* Aynı yerde birimlerimize yaklaşmakta olan 1 tank, ağır darbelendi, silahı imha oldu. Bu tank daha sonra bir çekici yardımıyla geri çekildi.
* 22 Nisan günü Koçera Mahalesi’nde imha edilen 1 kepçe ise halen birimlerimizin denetimindedir.
Evimizi terk etmeyeceğiz
Havan ve obüs saldırılarının bir an dahi kesilmediği ilçede, şimdi ise henüz ne olduğu bilinmeyen ve etrafa beyaz duman saçan yeni bir bombalı saldırı yapılıyor. Merkezinin dahi yerle bir edildiği ilçede her ne kadar, “İlçede kimse kalmadı” algısı yaratılmak istense de 7 yasağı göğüsleyen Nusaybin halkı kararlılığını sürdürüyor.
Nisêbîn Barış Annelerinden Nurê Çetin, mahallenin öncü isimlerinden. Yasağın ilk gününden bu yana her sabah tüm mahalleliyi bir araya toplayan Çetin, her gün attıkları sloganlarla Nisêbîn’e sahip çıktıklarını göstermeye çalıştığını söylüyor. Çetin, “Trafolar hedef alınarak elektrikler kesildi. Tüm marketler kapalı. 2 ay önce depoladığımız erzakları tüketiyoruz. 15 gün oldu sular akmıyor, tüm dükkanlar ise yakılıp yıkıldı. İlçeyi terk edip burayı sahipsiz bırakmayı istiyorlar ama biz buna asla izin vermeyeceğiz” dedi.
Direniş birlikle olur
Cizre’yi görüp korkanların terk etmek zorunda kaldığını ama bugün her kes evinde olsaydı, yasağın bu kadar uzun süremeyeceğini kaydeden Çetin, “Bu vahşete sessiz kalmak suça ortak olmak demektir. Direniş sadece Nusaybin’in yükü değil. Tüm Kürt kentlerinin yüküdür. Birlik için daha fazla ses çıkarmalıyız” çağrısında bulundu.
Çocuklar her şeyin farkında
Çocukları ve eşiyle birlikte evinde kalan Perihan Akan ise her saniye patlayan bombalardan dolayı çocukların psikolojilerinin bozulduğunu söyledi. “Ne olduğunu bilmediğimiz silahlar kullanıyor. Yanı başımızdaki evler yerle bir edildi. Bize sıra ne zaman gelecek bilmiyoruz” diyen Akan, psikoloji bozulan çocukların dahi ne olup bittiğinin farkında olduğunu kaydetti. Çocukların bile “Evimizi terk etmeyiz” dediğini ifade eden Akan, şöyle devam etti: “Bir çocuk dahi baskılardan korkmuyor. Sokağa çıkmamız için ellerinden geleni yapıyorlar, mahalleler gelişi güzel taranıyor ama arkalarını döndükleri gibi yine sokağa çıkıyoruz.”
Aç ve susuz kalsak da
Kürt halkına çağrıda bulunan Akan, “Aylarca burada aç ve susuz kalırız, olsun bizim canımız kimseden kıymetli değil. Aylarca da aç kalsak kimseden yardım istemeyiz. Bizim tek isteğimiz birlik. Halk birlik olsun ve katliama dur desin. Bugün herkesin tarihsel bir sorumluluğu var, daha fazla insanın ölmemesi için halk sokaklara çıkmalı” dedi.
HABER MERKEZİ