Temmuz’da yüzde 15,85 ile son 14 yılın en yüksek seviyesine çıkan enflasyonda yükseliş, Ağustos'ta da devam etti. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 17,90, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 32,13 olarak gerçekleşti. Böylece yüksek enflasyon dönemine girildi.

Enflasyonda zirve yürüyüşü devam ederken, Ağustos artışları piyasa beklentilerine paralel geldi. TÜFE, Ağustos’ta yüzde 2.3 artış gösterdi. Yıllık enflasyon yüzde 15.85'ten yüzde 17.90'a yükseldi. Çekirdek enflasyon Ağustos’ta yüzde 15.10'dan yüzde 17.22 seviyesine çıktı. Yurtiçi üretici fiyatları yıllık bazda yüzde 32'yi aştı. TÜFE ve Yİ-ÜFE arasında 14 puanlık makas dikkat çekiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayı enflasyon verilerini açıkladı. TÜFE’de (2003=100) Ağustos 2018’te bir önceki aya göre yüzde 2,30, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 12,29, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,90 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 12,61 artış gerçekleşti.

Ana harcama grupları itibariyle Ağustos 2018’de endekste yer alan gruplardan, ev eşyasında yüzde 4,56, ulaştırmada yüzde 4,45, konutta yüzde 3,85 ve haberleşmede yüzde 2,63 artış gerçekleşti.

Ana harcama grupları itibariyle Ağustos 2018’de endekste yer alan gruplardan sadece giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 1,59 oranında düşüş gerçekleşti.

TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre ev eşyası yüzde 23,76, çeşitli mal ve hizmetler yüzde 23,23, gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 19,75 ve konut yüzde 16,30 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama grupları oldu.

     

Üretici fiyatlarında yüzde 6.6

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), Ağustos 2018’de bir önceki aya göre yüzde 6,60, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 25,32, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,13 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 18,78 artış gösterdi.

Üretici fiyatlarında yıllık bazda en yüksek artış yüzde 120 artış ile kok ve rafine petrol ürünlerinde yaşandı. Ham petrol ve doğal gazda ise yüzde 106 artış dikkat çekti.

Ana sanayi grupları sınıflamasına göre Ağustos 2018’de aylık en fazla artış ara malında ve yıllık en fazla artış enerjide gerçekleşti.

 

Yüzde 20’ye çıkabilir

Ortadoğu Teknik Üniversitesi İşletme Öğretim Üyesi Dr. Can Pamir, enflasyonun yıl sonunda yüzde 20 düzeyine çıkabileceğini söyledi. Pamir, şunları ifade etti: "Yurt içi üretici fiyatları beklenenin üstünde geldi. Açıklanan verinin önümüzdeki dönemlerde enflasyonun daha yüksek seyredeceğinin bir sinyali olarak görebiliriz. Cuma akşamı başta Halkbank olmak üzere bankacılık sektöründe görülen sistemsel hata bankacılık ve kur üzerinde bir soru işareti yarattı. Enflasyon açıklaması sonrasında gelen Merkez Bankası (MB) açıklaması’nın 13 Eylül'deki PPK (Para Politikası Kurulu)  toplantısında faiz artırımı sinyali olarak yorumlandı ancak bu açıklama çok gecikmiş ve yetersiz bir açıklama. Yetersizliğin sebebi maalesef MB’nin bağımsızlığı konusundaki soru işaretleri giderilmemiş olması. Piyasayı sakinleştirmek için MB’nin açıklama yapmak yerine aksiyon alması gerekiyor. MB, 13 Eylül’ü beklemeden bir toplantı yaparak faiz oranını duyurmalı."

 

Stagflasyonist kriz derinleşiyor

Akademisyen Ümit Akçay ise açıklanana rakamları şöyle yorumladı: "Üretici fiyatları artışı, döviz krizinin etkilerini gösteriyor. Tamamı olmasa da bu artışlar önümüzdeki aylarda TÜFE'ye yansıyacak. Sert bir ekonomik yavaşlama eşliğinde yüksek enflasyon dönemine girdik. Stagflasyonist kriz derinleşiyor. Stagflasyonist kriz konjonktürünü, diğer resesyonlardan ayıran, politika yapıcıların krize müdahalesinin zorluğudur. Örneğin döviz şoklarının enflasyona yansımasını engellemek için yapılabilecek faiz artışı, zaten duraklama dönemine girmiş olan ekonomik büyümeyi iyice boğma riski taşımaktadır. Ancak faiz artışı yapılmadığı durumda, döviz krizinin bankacılık sistemine yansımasının, oradan da kredi daralmasının gerçekleşmesinin önlenmesi oldukça zor. Bu açıdan bakıldığında, ekonomi politikasının ‘kilitlendiği’ bir dönemden geçiyoruz. Bu kilidi çözecek olan, mevcut ekonomik sorunların maliyetlerinin hangi toplumsal kesimlerin üzerine yansıtılacağına karar verilmesi olacaktır. Kısacası, enflasyondaki zıplama, geçtiğimiz ay yaşadığımız döviz şoklarının devamı olarak görülebilir. TÜFE-ÜFE farkına bakıldığında, bu artışın önümüzdeki aylarda da devam edeceğini öngörebiliriz."

Ekonomist Mustafa Sönmez de TÜFE’nin yüzde 18 ama gıdada yüzde 20’ye, ev eşyalarında yüzde 24’e , ulaştırmada yüzde 28’e yaklaştığına dikkat çekti. Perakendeci dişini sıkıp fiyatlara abanmasa da yıllık TÜFE’nin yüzde 18’i ÜFE’nin yıllık yüzde 33’u bulduğuna işaret eden Sönmez, "Arada 15 puan olması, perakendecinin yansıtacak ortam bulamamasından. Üretici fiyatı zamana yayılarak önümüzdeki aylarda gelir ve yıl rahat yüzde 20 TÜFE ile tamamlanır" dedi.

 

8 ayda yüzde 73 eridi

Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası Başkan Yardımcısı'nın istifası ile hareketlenen dolar/TL 6.55'in üzerinde haftayı tamamlamıştı. Dün sabah ise dolar/TL 6.67 seviyelerinde güne başladı. Euro ise 7.75 seviyesine kadar yükseldi.

Yılın ilk 8 ayında TL, dolar karşısında yüzde 73, euro karşısında yüzde 67 değer kaybetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre aynı dönemde Türkiye'nin ihracatı 2017'nin ilk 8 ayına kıyasla yalnızca yüzde 5,3 artışla 108,6 milyar dolara yükseldi!

 

TCMB'den faiz artırım sinyali

Merkez Bankası, Ağustos enflasyonu sonrası açıklama yaptı. Merkez Bankası, son gelişmeler dikkate alınarak Eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında parasal duruş yeniden şekillendirileceğini açıkladı. Açıklamada şöyle denildi:  "Son dönemde enflasyon görünümüne ilişkin gelişmeler fiyat istikrarı açısından önemli risklere işaret etmektedir. Merkez Bankası fiyat istikrarını desteklemek amacıyla gerekli tepkiyi verecektir. Bu çerçevede, daha önce yapılan iletişimle de uyumlu olmak üzere, son gelişmeler dikkate alınarak Eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında parasal duruş yeniden şekillendirilecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir."

TCMB'nin açıklamaları sonrası düşüş güçlendi ve kur 6.52 seviyelerine kadar geriledi. Kur, ilk tepkinin ardından yeniden 6.61’in üzerine çıktı.

 

Politika faizinde yüzde 20 beklentisi 

Bu arada TCMB yüzde 17.75 seviyesindeki haftalık repo ihalesi yapmayarak politika faizinin 150 baz puan üzerinde yüzde 19.25 seviyesindeki faiz koridorun üst bandına doğru yönlendirmeye devam ediyor. Gözler şimdi 13 Eylül'deki faiz toplantısına çevrildi. Merkez'in politika faizini yüzde 20'nin üzerine çıkarabileceği gelen ilk değerlendirmeler arasında. Bununla birlikte fonlamanın ise yüzde 20'nin 1-2 puan daha üzerinde yine üst banttan sağlanabileceği düşünülüyor. 

 

HABER MERKEZİ

 
 

Sanayiciye göre yükseliş kalıcı

 

Doğalgaz fiyatlarına konutlarda yüzde 9, sanayide yüzde 14 zam geldi. Elektrik fiyatlarına ise yüzde 15 zam yapıldı.

Doğalgaz ve elektrik fiyatlarının Ağustos ayından sonra Eylül ayında da zam yapılması, sanayicileri endişelendiriyor. Uludağ OSB Başkanı Yunus Aydın, elektrik ve doğalgazın, sanayide en önemli girdi maliyetlerinin başında geldiğinin altını çizerken “Türk sanayicisi sıkıntılı bir süreç yaşıyor. Özellikle dövizdeki yükselişin etkisiyle doğalgaz fiyatlarının yükselmesi kaçınılmaz. Elektrik üretiminin yüzde 40’ının doğalgaz santrallerinden sağlanması gelecek açışından sanayiciyi düşündürüyor” diye konuştu.

SYK Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selim Yedikardeş, doğalgaz ve elektriğe gelen zamların geçici olarak düşünülen döviz kurlarının kalıcı olacağı anlamını da taşıdığını söyledi. Yedikardeş, “Yabancı yatırımcı ve sermaye anlamında kırılganlık en az üç ay boyunca sürecektir. Dünyada 2009’da teğet geçen Mortgage rüzgarını ülkemizde yeni yaşıyoruz. Dış kaynaklı veya cari açıkların acısını bir gün hep birlikte ödeyecektik. Şu an bunu net görmekte ve yaşamaktayız” dedi.

 
 

İmalat PMI'da 5. daralma

   

Türkiye İmalat PMI, Temmuz 'da yer aldığı 49 seviyesinden 46,4 seviyesine geriledi. Art arda 5'inci ay da referans değerin altında kalan imalat PMI verisinde üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlama etkili oldu.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Ağustos ayı Türkiye İmalat PMI rakamını açıkladı. Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, Temmuz’da 49,0 olarak ölçülen Türkiye İmalat PMI Ağustos’Ta 46,4 düzeyinde gerçekleşti.

PMI, imalat sektöründe yavaşlamanın üst üste beşinci ay olacak şekilde devam ettiğine işaret etti. Ağustos sonuçlarında üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlamanın etkili olduğu görüldü.

Temmuz’da 51,0 değeri ile kritik eşik olan 50,0’ın üzerinde ölçülen İstanbul Sanayi Odası İstanbul İmalat PMI da Ağustos ayında 46,3 düzeyinde kaydedildi. PMI, faaliyet koşullarının son beş ayda dördüncü kez ve Temmuz 2015’ten beri gözlenen en belirgin düzeyde ivme kaybettiğine işaret etti.

PMI Endeksi nedir?

PMI endeksi (Purchasing Manager Index), şirketlerin satın alma yöneticilerinin, mal ve hizmet satın alma eğilimlerini inceleyen bir göstergedir. Bu gösterge temel olarak büyüme öngörülerini açıklamaya yönelik anket niteliği taşımaktadır. Bu ankette şirket satın alma müdürlerinin, aylık periyotlarla mal ve hizmet talepleri konusunda nasıl pozisyon alacakları konusunda sorular yer alır. Amaç bu müdürlerin eğilimlerini incelemektir. Bu anketler, güncel, doğru ve genellikle benzersiz aylık ekonomik eğilim göstergeleri sunabilme kapasitesi sayesinde, merkez bankaları yanında, mali piyasalar ve ticari karar vericiler tarafından dünyada en çok takip edilen iş anketi unvanına sahiptir. Çıkan sonuçlara göre başta merkez bankası, yatırımcılar ve finansal piyasaları yakından ilgilendirmektedir. 50’nin altı kötü gidişat beklentilerini göstermekte, 50’nin üstü ise ekonomide büyüme beklentisinin olduğunu göstermektedir.


Altın 258 lira seviyesinde

 

Altının gram fiyatı, haftanın ilk iş gününe yükselişle başlamasının ardından 258,1 lira seviyelerinde dengelendi.

Cuma günü dolar kurundaki değer kayıplarının etkisiyle negatif bir seyir izleyen altının gram fiyatı, günü önceki kapanışa göre yüzde 1,63 azalışla 252,6 liradan tamamladı.

 
 

Kamyon satışları durdu

   

Son iki ayda yüzde 23 daralan kamyon pazarında satışlar durma noktasına geldi.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre, yılın ilk dört ayında yüzde 27 artış gösteren kamyon pazarında Mayıs-Haziran ayını kapsayan iki aylık dönemin toplamında yüzde 23 daralma gerçekleşti. İlk altı aylık dönemde iç pazarda toplamda 10 bin 914 adet kamyon satıldı. OSD Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Yenigün, “2015 yılı ile karşılaştırıldığında kamyon pazarının yüzde 52 daraldığı dikkat çekiyor. İç pazarda ikinci çeyrekte daralmaya başlayan ve Ağustos ayında durma noktasına gelen satışlar sonucu üretimimizin yavaşlama sürecine devam etmesi kaçınılmaz gözüküyor. Sektör oldukça zor günler geçirecek" diye konuştu.

TIR’lar dönecek yük bulamıyor

Kur artışı ile hızlanan ihracatı taşıyan Türk TIR'ları, ithalattaki sert düşüş nedeniyle dönüşte taşıyacak yük bulmakta zorlanıyor. Lojistikçiler kaybı azaltmak için İhracat navlununa yüzde 40’a varan zam yapmaya hazırlanıyor.

Dünya’dan Aysel Yücel’in haberine göre; kur artışı nedeniyle ihracatın artması, ithalatta ise sert düşüş yaşanması taşımacılıkta tüm dengeleri değiştirdi. İhracat yükünü taşıyan TIR’lar, dönüşte ise taşıyacak yük bulmakta zorlanıyor. Lojistikçiler kaybı azaltmak için ihracat navlununa yüzde 40’a yakın zam yapma hazırlığında. Bu da ortalama 3 bin euroya yaklaşan Almanya karayolu navlununun 4 bin 200 euroya kadar çıkması anlamına geliyor.

Kur artışından dolayı lojistikçilerin hedeflenen maliyetlerini tutturamadığını ve kur farkından dolayı büyük kayıp yaşadığını dile getiren Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Emre Eldener, “Kur artışı sonrası ürün fiyatları önemli ölçüde arttı. Kurlardaki dalgalanmaların devam edeceği endişesiyle bazı firmalar siparişlerini iptal etti. Ek olarak düzenli ithalat yapan firmalar da ithalat yüklemelerine kısmen ara verdiler, dövizde piyasanın oturmasını bekliyor ve öncelikle ellerindeki stokları satmaya çalışıyorlar. Bu nedenle hava, deniz ve karayolu ithalat yüklemelerinde Ağustos’taa ciddi yavaşlama oldu. Avrupa karayolu ihracat yüklemelerinde ihracat navlunları maalesef çok yükseldi. Bunun nedeni de Avrupa’ya giden araçların ithalat yükü bulmakta şu aralar çok zorlanmaları” diye konuştu.

Aylık 70 bin TIR boş dönüyor

Türk taşımacılar, Avrupa’dan aylık 5 bin, Irak ve Suriye’den 50 bin, Azerbaycan ve Gürcistan’dan 10 bin, İran’dan 2 bin 500, Rusya’dan 2 bin olmak üzere toplamda aylık 70 bin araç ile kendi ülkelerine boş dönüş yapıyor.

 
 

35 kişilik iş için bin 413 başvuru

 

Muğla Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu İl Müdürlüğüne bağlı yurtlarda çalıştırılmak üzere 35 daimi işçinin alınacağı kadro ilanına bin 413 kişi başvurdu. İşe alınacakların belirlenmesi için noter huzurunda kura çekilişi yapıldı.

Kura çekim törenine eşi ve çocuklarıyla birlikte katılan işçi adaylarından isimleri açıklananlar, sevinçlerini aileleriyle paylaşırken, isimleri okunmayanlar ise üzüntü yaşadı.

 
 

Albayrak yabancılara yalvarıyor

 

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, Reuters'a verdiği söyleşide, yabancı yatırımcı çekmeye odaklandıklarını söyledi.

Albayrak, yaşanan maliyet şokları sonrasında ithal fiyatlarındaki artışlar nedeniyle kısa vadede enflasyonda geçici artışların normal olduğunu belirterek, gelinen seviyelerin enflasyonla topyekun mücadele gerektirdiğini söyledi. Albayrak, "Enflasyon görünümünü etkileyen bütün parametreler değerlendirilerek para politikası çerçevesinde gereken tedbirlerin alınacağından eminiz. Para politikasının hareket alanını genişletecek mali ve yapısal düzenlemeler bu sürece destek verecektir. Özetle, para politikası fiyat istikrarı hedefi çerçevesinde şekillenmeye devam edecektir."

Bakan Albayrak, Türkiye'nin IMF'ye başvurmak gibi bir planının olmadığını, doğrudan yabancı yatırımı çekmeye odaklandıklarını kaydederek, Türkiye'nin temel borçlanma ve kaynak piyasasının Avrupa ve ABD olmaya devam edeceğini, çeşitlendirme kapsamında Çin piyasasına bu yıl ihraç gerçekleştirileceğini söyledi.

Albayrak, "Uluslararası tahvil piyasasında yer almaya devam edeceğiz.Doğrudan yatırımların teşviki için gerekli reformları hayata geçirmeye devam edeceğiz. Türkiye yatırımcılar için cazip bir gelişen piyasa olmaya devam edecek" dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, örtülü sermaye kontrolü gibi piyasa dışı uygulamalara başvurmayı geçmiş dönemde olduğu gibi bugün de düşünmediklerini ve düşünmeyeceklerini ileri sürdü.

Bakan Albayrak, yöneticisi Hakan Atilla'nın Washington'un İran'a yönelik yönelik yaptırımlarını ihlalden ABD'de suçlu bulunan Halkbank'ın para cezası almasını beklemediklerini ifade etti. Berat Albayrak, ABD ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklığı, 'askeri ve terörle mücadele' alanında işbirliğinin sürdüğünü belirterek, iki ülke ilişkilerinin normalleşmesi için üst düzey temasların kesilmediğini söyledi.