
Yüksekdağ, Meclis’te gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Eşbaşkan Yardımcısı Alp Altınörs’ün gözaltında işkenceye maruz kaldığını belirten Yüksekdağ, bu ve devleti rejimi tarihiyle birlikte tanıdıklarını ve asla pes etmeyeceklerini söyledi.
Erdoğan’ın “at izi it izine karıştı” sözlerini hatırlatan Yüksekdağ, “Peki o atları, o itleri meydana salan kimdi, siz değil miydiniz?” diye sordu.
Belediyele kayyum atanmaya başlandığını kaydeden Yüksekdağ, şunları söyledi: “Bu siyasi iktidarın trajedisidir. Halkımız o belediyelerde seçilmiş iradeyi sonuna kadar savunur, o korsan atamayı kabul etmez. Yüz binlerce insanın seçtiği iradeye kayyum atayan kararları tanımayacağız.”
Boyun eğmeyeceğiz
Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) kamu emekçilerine dönük “cadı avı”nı da değerlendiren Yüksekdağ, şunları kaydetti: “Ne o KHK’lerinizi ne de atadığınız kayyumları tanıyoruz. OHAL’le birlikte, Türkiye’de bir dikta rejimi olduğunu ilan ettiler. Bugün burada konuşuyorum, yarın olmayabilirim, olamayabiliriz, tutuklanabiliriz. Bize kanun diye dayattığı kağıt parçalarıyla bu ülkeyi yönetebileceğini düşünüyor. Bu kanunsuzluğun karşısında boyun eğmek zorunda değiliz.
Seçmenleri ne yapacaksınız?
Bugün KHK’lerle ve belediyelere kayyum atama kararlarıyla sadece içine düştükleri rezaleti derinleştirirler. Darbe çarkını yine kendi elleriyle hızlandırırlar. Belediyelere kayyum atadınız peki milyonlarca seçmeni ne yapacaksınız? 6 milyon HDP seçmenine kayyum mu atayacaksınız? Hepimize bir kayyum atamanız lazım. Başaramazsınız.”
Demokratik bir barikat
Demokratik direniş altında birleşme çağrısı yapan Yüksekdağ, “Bizler bu koşullar içerisinde bütün demokrasi güçlerinin, ihraç edilen akademisyenlerin, eğitimcilerin, geleceksiz bırakılan kamu çalışanlarının, darbeci ilan edilerek onuru saldırı altında olanların, kadınların, gençlerin ve emekçilerin bugün el ele vermesini; bir demokratik barikat oluşturmasını çok önemli buluyoruz. Demokratik bir barikat oluşturmanın zamanıdır” dedi.
ANKARA
Belediyelerde kayyum alarmı
Sur ve Silvan’ın ardından Bulanık Belediyesi’ne kayyum atansa da ne belediye yetkilileri ne de halk, AKP iktidarının gaspına teslim olmayacak. Birçok belediyede gece boyunca nöbet tutuldu, halk da iradesine sahip çıkıyor.
AKP, DBP’nin 2014 yerel seçimlerinde ezici çoğunlukla kazandığı belediyeleri gasp etmeye çalışıyor. Amed’in Sur ve Silvan ilçeleri ardından Muş’un Bulanık (Kop) ilçesine de kayyum atandı.
Türk Başbakan Binali Yıldırım ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hedef alan açıklamaları ardından Amed’in Sur ve Silvan belediyelerine kayyum atandığı açıklanmıştı. Kayyuma ilişkin dün itibarıyla belediyelere henüz bir tebligat yapılmazken, DBP’li yeni bir belediyeye daha kayyum atandı. Muş’un Bulanık ilçesi Kaymakamı, DBP’li Bulanık Belediyesi Yazı İşleri Müdürü’nü çağırarak, kayyum atandığını iletti. Kaymakam, kayyumla ilgili atamanın öğleden sonra belediyeye tebliğ edileceğini belirtti. Yazı İşleri Müdürü Fethi Çoban, “Şu anda normal işleyiş devam ediyor belediyemizde. Resmi gelen herhangi bir belge yok” dedi. HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım, “Halk iradesine müdahaleyi kabul etmeyeceğiz” dedi.
1 Kasım 2015 seçimlerinde Bulanık’ta HDP, yüzde 86.9 oranında oy almıştı.
Sur polis ablukasında
Kayyum atandığı açıklanan, ancak Diyarbakır Valiliği’nin henüz bu yönde bir kararı olmadığı belirtilen Amed’in merkez Sur Belediyesi önceki günden bu yana polis ablukasında. Polise ait TOMA ve Ford Rangerlerin bekletildiği belediye etrafında çevik kuvvet ekipleri de konuşlandırıldı. Belediye Eşbaşkan Vekili Azize Değer Kutlu, “Devlet Sur ile ilgili bizim içinde olmadığımız birçok proje hazırladı. Projelerini rahat bir biçimde hayata geçirmek için bizi ortadan kaldırmak istiyorlar” dedi.
Sabaha kadar nöbet tutuldu
OHAL nedeniyle hukuki yollara başvuramadıklarına dikkat çeken Kutlu, “Biz dün (önceki gün) meclis üyelerimizle birlikte sabaha kadar buradaydık. Zaten şu ana kadar hiçbir resmi belge bize ulaşmış değil. Biz halk iradesiyle buraya geldik, biz buradayız ve işimizin başındayız” dedi.
Silvanlılar belediyeye akın etti
Kayyum atandığı belirtilen Amed’in Silvan Belediyesi halkın akınına uğradı. Merkez ve köylerden gelen yurttaşlar, başkanlık makamına çıkarak Eşbaşkan vekillerini ziyaret etti. Belediye Eşbaşkan Vekili Zuhal Tekiner, “Yıllarca müfettişler tarafından belediyemiz denetlendi. Ancak herhangi bir hırsızlık, yolsuzluk vb. durumlarla karşılaşılmadı. Bunlara rağmen her ay gelen paradan milyonlarca lira kesintiler yapıldı” dedi.
Batman Belediyesi nöbette
AKP’nin, Kanun Hükmünde Kararname ile DBP’li belediyeleri gasp etme planına karşı Batman Belediyesi’nde nöbet eylemi başlatıldı. Belediye hizmet binasındaki nöbete HDP ve DBP il eşbaşkanları ve yöneticileri, görevden uzaklaştırılan Batman Belediyesi Eşbaşkanları Sabri Özdemir ve Gülistan Akel, Belediye Eşbaşkan Vekili Hürriyet Kaytar, ilçe belediye eşbaşkanları, İl Genel Meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları ve belediye meclis üyeleri katıldı.
Gaspa izin vermeyeceğiz
Gülistan Akel, “Kayyum atamaları kabul etmiyoruz, tanımıyoruz. Batman Belediyesi, il ve beldelerdeki seçilmişlerimiz ve partimiz ile birlikte belediyelerimize sahip çıkmak, belediyelerde yağmaya, gaspa izin vermemek için buradayız diyoruz’’ diye konuştu.
Sabri Özdemir ise “Yerel yönetimlerimize karşı yapmak istedikleri bu darbeye karşı demokratik bir şekilde halkımız ile beraber mücadele edeceğiz” dedi.
Korsan başkanlara ret
Nöbet sabaha kadar sürerken dün ise belediye binası önünde basın açıklaması yapıldı. HDP Batman Milletvekili M. Ali Arslan “Korsan başkanları kabul etmeyeceğiz. Henüz belediyenin, Êlih’in yolunu bilmeyen kayyumlar asla bu halk nezdinde kabul görmeyecek ve belediyeye adım atamayacaklardır. Adı Kanun Hükmünde Kararname olan ama Kanun Hükmünde Eşkiyaname olan bu kararları halk elinin tersiyle Ankara’ya gönderecektir” diye belirtti. Açıklama, alkış ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla sona erdi.
HABER MERKEZİ
DBP: Sessiz kalmayacağız
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Genel Merkezi, belediyelerine kayyum atanmasıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, bunun bir gasp olduğunu belirtti. Açıklamada, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından darbe girişimi ile mücadele adı altında çıkarılan OHAL ve buna bağlı hazırlanan Kanun Hükmünde Kararnamelerin, Kürt halkının kazanımlarına yönelik bir saldırı olduğu belirtildi. Açıklamaya şöyle devam edildi: “Halkımızın kazanımlarına yönelik geliştirilen bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağımızı tekrar belirtmekteyiz. Demokratik direnişi her yerde yükseltmeliyiz. Belediyelerin bu gaspçı zihniyete karşı savunmalıyız. Kürt halkı iradesine sahip çıkmalıdır. Sandıkta yendiği AKP iradesinin kayyum yoluyla bir daha egemenliğini kurmasına sessiz kalınmamalıdır. ”