Yunanistan’ın özel kreditörlere olan 206 milyar Euro’luk borcunun 107 milyar Euro’sunu silmesine izin veren tahvil değişimi programı, önceki gece geç saatlerde sona erdi. Dün sabah bir bir açıklama yapan Yunan Maliye Bakanlığı, ellerinde Yunan tahvili bulunan özel kreditörlerin yüzde 85,8’inin anlaşmaya dahil olmayı kabul ettiğini, anlaşmayı kabul eden özel kreditörlerin elindeki Yunan tahvillerinin tutarının 172 milyar Euro’yu bulduğunu bildirdi. Kolektif eylem maddesi (CAC) devreye girince bu oran yüzde 95,7’ye çıkacak.
Yunanistan devlet şirketleri tarafından ve yabancı yasalar altında ihraç edilen tahviller için takasa katılım süresi ise 23 Mart’ta sona erecek.
Anlaşma gereği, kreditörler, ellerindeki tahvilleri nominal değerleri üzerinden yüzde 53,5 kayıpla, daha uzun vadeli ve düşük faizli yenileriyle değiştirecek.
Yıllardır iflasın eşiğinde olan Yunanistan tahvil değişimi anlaşmasını (PSI) başarı ile tamamlamasıyla biraz olsun nefes alabildi. Ancak iflas tehlikesinin geçmediği belirtiliyor. Yunanistan’ın ‘kontrolsüz iflas’ ihtimali bertaraf edilirken, bir açıklama yapan Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, “Yunanistan adına bu tarihi çabada, yapısal ve reform programını destekleyen ve Yunan halkının fedakarlığını paylaşan bütün alacaklılara minnettarlığımı ifade etmek istiyorum” dedi. Venizelos, “Kamu ve özel sektör kreditörlerinin desteğiyle, Yunanistan mali düzenleme ve yapısal reformların başarıya ulaşması için gerekli önlemleri uygulamaya devam edecek ve bu, Yunanistan’ı sürdürülebilir büyüme yoluna sokacaktır” iddiasında bulundu.
Almanya programın başarısından tatmin olduklarını duyurdu. Almanya Maliye Bakanlığı, Yunanistan’da gerçekleştirilen borç takasına özel kreditörlerin yüksek seviyedeki katılımının, istikrar yönünde atılmış tarihi bir adım olduğunu açıkladı.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde’dan da “Euro bölgesinin çok ciddi bir tehlikesi bertaraf edildi” açıklaması geldi. Amerika Maliye Bakanı Timothy Geithner ise, “Avrupa, etrafındaki borç krizini sınırlandırmak için aldığı önlemler ile küresel ekonomi için artık önemli tehlikeler oluşturmuyor” değerlendirmesinde bulundu.

ATİNA