Gerek yaşıyla, gerekse de bu yaşının çok üstünde davranışlarıyla dikkati çekiyor 11 yaşındaki Ali Erdoğan. O, Lüksemburg- Strasbourg etabı eylemcileri arasında.  

3 gün boyunca kortejin etrafında dolaşıp sürekli eylemcileri sıraya koyup düzeni sağlamaya çalıştı. Daha çocuk olmasına rağmen, davranışları yaşının çok ilerisindeydi. Bu duruşuyla da herkesin takdirini alan Ali, “Ben buraya Başkan’ın özgürlüğü için geldim. Sonuna kadar yürüyeceğim. Savaşlar olsun istemiyorum. Barış olsun istiyorum. Başkan Apo, cezaevinde çıkarsa barış olacak. Başkan barış getirecek. Savaşa karşı yürüyorum” diyor.  


Kimse şikayet etmedi

Hasan Acar, Avrupa Kürt spor kulüpleri ve sporcular birliği KURDSPOR.EU’nun Eşbaşkanı. Acar, hem başında bulunduğu kurumun amacına, hem de yürüyüşe katılım gerekçesine ilişkin şu ifadeleri kullanıyor: “Avrupa’daki Kürt sporcuları olarak bu yürüyüşe katıldık. Başkanımızın özgürlüğü ve PKK’nin Avrupa ‘terör listesi’nden çıkarılması için yürüyoruz. Yol boyunca sporcular ve Kürt takımları bu yürüyüşe destek için bize katıldı. Biz federasyon olarak bu tür eylemleri destekliyor ve katılıyoruz. Bu yürüyüşte bir kez daha şuna tanık oldum: Bir insan isterse, irade ortaya koyarsa yapamayacağı bir şey yok. Buna hepimiz tanığız. Eski bir sporcu olarak sunu belirtmek isterim ki, günde 30 – 35 kilometre yürümek çok kolay değil. Burada her yaşta insanlar var. Yaşlıların bu direnci göstermelerinin tek nedeni olabilir, ülke ve Önderik aşkıdır. Başka bir açıklaması olamaz. Ayakabıları dahi yürümeye uygun olmayan insanlar var. Ayakları patlayan, şişen insanlar var. Ama buna rağmen yürüyorlar. Herkesle konuşmaya çalışıyorum. Hiç kimse şikayet etmiyor. Şikayet ettikleri tek şey 25 kilometrenin altında yürümek.”

Dünyanın artık Rojava şahsında Kürtleri gördüğünü belirten Acar, Rojava’da başlayan aydınlığın tüm Ortadoğu’ya yayılacağını söyledi. Acar “Tüm bunları, insanı hem heyecanlandırıyor, hem coşturuyor, hem de yürütüyor. Tüm bunlar Önderliğimiz eseri. Önderlik için yürümek bize coşku ve heyecan veriyor” şeklinde konuştu. 


Kardeşi ve kuzenleri YPG’de

Hemedê Bavê Kurdo, Kobanêli ve 5 ay önce Avrupa’ya gelmiş. Lüksemburg-Strasbourg etabında yürüyen Hemedê Bavê Kurdo, Öcalan’ın özgürlüğü, PKK’nin ‘terör listesinden’ çıkarılması için yürüdüğünü belirtiyor. Bavê Kurdo “10 gündür yürüyoruz. Yürüyüşümüz başarılı bir şekilde devam ediyor. Çok coşkulu bir yürüyüş oluyor. Uğradığımız her yerde büyük bir ilgi ile karşılanıyoruz. Onun için bu yürüyüş amacına ulaşmıştır. Kardeşim ve kuzenim YPG saflarından savaşıyorlar. Onlarla telefon üzeri görüşüyorum, oradaki gelişmeler bizim yürüyüşü etkiliyor. Oradan gelen haberler bizim gücümüze güç katıyor. Kobanê direnişi bizim tarihimizde yeni bir sayfa açtı. Gerici teröristlere karşı verilen mücadele ile Kobanê, dünyada bir sembol oldu. Kobanê’deki zafer beni çok etkiledi. Kobanê’ye ya da İmralıya yürüyüş var derlerse, hiç şüphesiz ilk gidecek olan benim. Bu coşku ile her yere giderim.”


Eylemin arkasındaki kahramanlar

Başarılı bir yürüyüşün ardında başarılı eylemciler olduğu kadar, onun alt yapı çalışmalarını yürüten başarılı bir ekip de var. Lüksemburg’tan start alan eylemin ilk gününden beri, yürüyüş etabının 3 öğün yemek ve içecek ekibi hiç aksatmadan görevlerini büyük bir özenle yerine getirdi. Niyazi Çelebi, Emin Tunç, Emin Güçlü, Yılmaz Necip ve Vahap Ayık, Burhan Elçi’den oluşan ekip, Saarbrücken, St.Avold ve Metz gibi değişik kentlerden gelmiş. Eylemcilerle konuştuğumuzda istisnasız herkes ekipten oldukça memnun. Sürekli sıcak yemek, çay ve kahveyle bazen eksi 12 dereceyi bulan soğukta eylemcilerin içini ısıttı. Ekip, “Eğer bir nebze de görevimizi yerine getirdiysek ne mutlu bize” diyor. Ekip, hem Öcalan hem de Kobanê ve Şengal’de verilen onur savaşının kendi çalışma ve çabalarının gerekçesi olduğunu belirtiyor.  


ERKAN GÜLBAHÇE/PHALSBOURG