
Cizre’de katledilenler arasında kadın, yaşlı, çocuk, bebek, hatta anne karnındaki ceninler yer alıyordu. Vahşet bodrumunda katledilen kişilerden biri de henüz 17 yaşındaki Ekrem Sevilgen’di. Cizre’de dünyaya gelen Ekrem Sevilgen, 4 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğuydu. Ailesi, Güçlükonak’a bağlı Boyuncuk köyünün 90’lı yıllarda boşaltılması sonucu Cizre’ye göç etmişti. Cizre sokaklarında büyüyen Ekrem, annesi ve babası o daha çocukken boşandığı için ninesi Behiye Sevilgen’in elinde büyüdü.
Futbolcu olmayı çok istediğiğinden futbol oynamak için kendisine zaman yaratmaya çalışırdı. Mahalle sakinleri tarafından da sevilen Ekrem, küçük çocuklara olan sevgisi ve ninesine olan düşkünlüğü ile biliniyordu. AKP yönetimindeki Türk işgal güçlerinin saldırılarının başlamasıyla birlikte Nur Mahallesi’ndeki evlerinden ayrılmayan Ekrem, devlet güçlerinin saldırılarında yaralandı. Yaralandıktan sonra mahallede kalan yurttaşların yardımı ile ikinci bodruma götürüldü. Haftalarca ambulansların yaralıları almaya gitmesi beklenirken, diğerleri ile birlikte kaldığı bodrumda katledildi. Cenazesine günler sonra Mardin Artuklu Hastanesi Morgu’nda DNA eşleştirmesi sonucu ulaşılan Ekrem, Nusaybin’de son yolculuğuna uğurlandı. Mücadele etmemizi istedi Ölümü anne ve babası kadar en çok elinde büyüdüğü ninesi Behiye Sevilgen’i üzdü. Yitirdiği toruna olan özlemini “O yüreğimin en değerli parçasıydı. Şimdilerde yüreğimde derin bir boşluk var. O’nun yerine yüreğime artık bir şey alamam” cümleleriyle ifade etti.
Torununun mahalleden çıkmalarını hiç istemediğini dile getiren Sevilgen, “Mahallede kalarak, mücadele etmemizi istemişti. Ama eşim çok hastaydı ve O’nu çıkarmamız gerekiyordu. Ben ve eşim çıktık. Ailemizin diğer fertleri kaldı” diye konuştu.
DİHA/ŞIRNAK
Evimi de toprağımı da bırakmam
Cizre’de katledilen yüzlerce kişiden biri de 30 yaşındaki Mehmet Dalmış’tı.
Dalmış, Cizre’de doğup büyüyen bir gençti. 18 yaşında evlendi ve evliliğinden 4 çocuğu oldu. 2010 yılında Antep’te birlikte geçirdikleri bir trafik kazasında en büyük oğlu Murat’ı kaybetti. Son derece düşkün olduğu çocuklarından Murat’ı kaybetmesinin üzüntüsüyle ruh sağlığı bozulan Dalmış, bir süre tedavi gördü. Yaşadıkları problemler nedeniyle eşi ile ayrılmak zorunda kaldı.
İlçeye yönelik saldırıların başlamasıyla birlikte yakınları onu ve çocuklarını yanlarına çağırdı, ancak doğup büyüdüğü evi, topraklarını terk etmek istemedi. Kuşatma ve saldırılar boyunca evinde kalan Dalmış, Türk İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın ‘Operasyonlar bitti’ açıklamasından sonraki gün keskin nişancılar tarafından evinin sokağında vurularak katledildi. Cenazesini Mardin Adli Tıp Morgu’ndan alan ailesi, onu Cizre’nin Kırış köyünde toprağa verdi.
Kardeşi Zozan Dalmış, son görüşmelerinde ağabeyinin “Ne evimi bırakırım ne de toprağımı. Ben evimde kalacağım. Gitmek isteyen gidebilir” dediğini aktardı.