Kürtler Haziran ortasında başardıkları Girê Sipî (Til Abyad) zaferini kutluyorlar. Çiyayê Kezwan Zaferi ardından gelen Girê Sipî zaferi ile birlikte çifte zaferi kutlar konumda bulunuyorlar. Rojava’da kazanılan bu askeri zaferlere bir de Kuzey Kürdistan’daki 7 Haziran seçim zaferi eklendiğinde, o zaman Kürtlerin üç zaferi birden kutladıkları ortaya çıkıyor. Son bir ay içinde Rojava ve Bakurê Kürdistan’da yürüttükleri askeri ve siyasi mücadelede Kürtlerin tarihi öneme sahip büyük zaferler kazandıkları görülüyor.
Özellikle Rojava’daki Girê Sipî zaferi ile Bakur’daki seçim zaferinin birbirine yakın zamana denk gelmesi, kutlamaların Rojava ve Bakur’da eş zamanlı ve paralel yürütülmesini ortaya çıkarmış bulunuyor. Öncelikle Cizirê Kantonu’ndan Girê Sipî savaşına katılan YPG-YPJ birliklerinin Kobanê Kantonu’na girişi oldukça görkemli ve heyecan verici oluyor. Söz konusu birlikler Kobanê Özgürlük Meydanı’nda toplanan halkın önünde zaferin şehitlerinin anısına saygı duruşu yapıyorlar. Kobanê Yönetimi Başkanı ve savunma sorumlusu ile YPG ve YPJ komutanlarının yaptıkları anlamlı konuşmalar ardından binlerce kadın ve erkeğin yer aldığı halay sıralarında dilana duruyorlar.
Kobanê meydanında toplanan kadın-erkek, genç-ihtiyar ve çocuk herkesin yüzü ve gözlerinin içi gülüyor. Cizire Kantonu ile birleşmenin Kobanêli herkeste çok ciddi bir rahatlama yaratmış olduğu gözleniyor. Zafer kutlamalarını ve tutulan dilanların önemli bir kısmını TV kanalları canlı yayında veriyor. Böylece Kobanê’deki zafer Kutlamalarını sadece Kobanêliler değil, TV ekranlarından ilgi duyan herkes izliyor ve görüyor.
Girê Sipî Zaferi için kutlamalar sadece Kobanê’de yapılmıyor. Başta Qamişlo olmak üzere Rojava’nın tüm kent ve kasabalarında yapılıyor. Hatta bu tarihi zaferin kutlamaları Rojava’yı da aşarak Kürdistan’ın diğer parçalarına ve Kürtlerin bulunduğu her alana yayılıyor. Söz konusu coşkulu ve heyecanlı kutlamalar bir-iki günle de sınırlı kalmıyor. Kürtlerin sevinmesinden rahatsızlık duyan Kürt düşmanlarına inat, Girê Sipî zaferi kutlamaları günlerce devam edip gidiyor. Böyle giderse haftalara ve her alana yayılacağı anlaşılıyor.
Kürt halkı DAİŞ’e karşı savaşan tek tüç
Tabi böyle olmasını, yani Rojava başta olmak üzere tüm Kürdistan halkının Girê Sipî zaferi kutlamalarını bu biçimde sürdürmesini yadırgamamak gerekiyor. Bir kere, tarihi ve güncel anlamı bakımından çok büyük olan Girê Sipî zaferi için ne kadar kutlama yapılsa azdır. Diğer yandan, böyle büyük ve anlamlı askeri zaferler Kürtlerin tarihinde pek yoktur. Bu nedenlerle Girê Sipî zaferini başta Kürt gençleri ve kadınları olmak üzere tüm Kürtlerin büyük coşku içinde haftalarca kutlamaları doğaldır. Bu temelde özgürlük aşkıyla dolu tüm Kürtleri bu tarihi zaferi haftalarca kutlamaya çağırıyoruz. Zaferin kahraman şehitlerini saygıyla anarken, herkesi şehitler gerçeğini doğru anlamaya ve adeta düşman çatlatırcasına bir zafer kutlaması yapmaya davet ediyoruz.
Kürtleri her alanda bu kadar heyecanlandıran ve sevince boğan söz konusu zaferler gerçeğini elbette doğru anlamak gerekiyor. Bir kere, Kürtlerin Çiyayê Kezwana ve Girê Sipî zaferlerini kazandığı zamanda faşist DAİŞ çetelerinin Irak’ta Ramadi ve Suriye’de tarihi Palmira kentlerini ele geçirdiğini iyi bilmek ve hiç unutmamak önem taşıyor. Yani DAİŞ öyle çözülüp dağılmaktan uzak bulunuyor ve dolayısıyla Çiyayê Kezwana ve Girê Sipî zaferleri öyle kolay kazanılmamış oluyor. Tarihi Kobanê ve Til Hemis zaferleri ardından Çiyayê Kezwana ve Girê Sipî zaferleri de kahramanca ve amansız bir direnişle elde edilmiş bulunuyor. Kısaca adı geçen söz konusu zaferlerle DAİŞ faşizmi karşısında savaşabilen ve zafer kazanabilen tek gücün Kürtler olması gerçeği devam ediyor.
Rojava savunması güçlenecek
İkinci olarak, Cizire ve Kobanê kantonlarını birbirine bağlayan Girê Sipî zaferiyle somut ve güçlü bir Rojava Kürdistan haritası ortaya çıkmış bulunuyor. Bakur’da 7 Haziran seçiminin ortaya çıkardığı haritaya Rojava haritasının da eklenmiş olması, özellikle Kürdistan gerçeğini inkar eden Kürt düşmanlarını çatlatacak düzeyde bir gelişme oluyor. Aralarında ideolojik-politik çizgi farklılığı ve anlaşmazlık olsa da arkasına Güney Kürdistan’ı alan bu gelişmelerin Ortadoğu coğrafyasını değiştirmeye aday olduğu görülüyor.
Girê Sipî zaferiyle somut bir harita vermeyi gerçekleştiren Rojava Kürdistan’ın her türlü saldırı karşısındaki savunmasının bu temelde çok daha güçlü olacağı açıkça ortaya çıkıyor. Yine başta Kobanê olmak üzere tüm Rojava’da yeniden inşa çalışmalarının çok daha rahat ve etkili yürütüleceği görülüyor. Tüm bunlar da Rojava’da özgürlük devriminin kökleşmesini getireceği gibi, Kürdistan’ın diğer parçalarındaki özgürlük mücadelelerine de son derece büyük bir etkide bulunacağa benziyor.
Üçüncü olarak, Girê Sipî zaferiyle güçlenen ve kendine güveni artan Rojava Özgürlük Devrimi’nin artık kendini Demokratik Suriye Devrimi haline getirmesinin yolu açılmış bulunuyor. Bu çerçevede Rojava halkı ile özgürlük güçleri YPG-YPJ’nin kendine güvenlerinin son derece arttığını belirtmek gerekiyor. Kuşkusuz buna hakları da var. Çünkü, karşısında hiçbir ordunun savaşamadığı DAİŞ çetelerine karşı sadece savaşmakla da kalmıyorlar, aynı zamanda üç yıldır yürüttükleri savaş içinde faşist DAİŞ çetelerine karşı somut dört büyük askeri zafer kazanmış bulunuyorlar.
Bu çerçevede tarihi öneme sahip Kobanê, Til Hemis, Çiyayê Kezwana ve en son Girê Sipî zaferlerinin taşıdıkları anlamın farkına yeterince varmak gerekiyor. Bunlar etkili olmaya başladıkları son üç yıl içinde faşist DAİŞ çetelerinin yaşadıkları dört askeri yenilgi oluyor. DAİŞ faşizmi şimdiye kadarki ilk ve tek yenilgisini YPG-YPJ güçlerinden almış bulunuyor. Böylece YPG-YPJ’nin DAİŞ çeteleri üzerinde tam bir üstünlük ve korku yaratmış oldukları anlaşılıyor.
Demokratik Suriye devriminin önü açıldı
O halde DAİŞ’i tehlike gören ve bundan kurtulmak isteyen herkesin YPG-YPJ’ye ihtiyaç duyacağı açığa çıkıyor. Bu da Rojava Direniş güçlerinin siyasi ve askeri önemini artırıyor. Bu temelde Rojava Devrimi’nin Suriye için ön açıcı olduğu ve demokratik Suriye devrimini geliştirecek tek güç konumunda bulunduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Girê Sipî zaferiyle Rojava Devrimi ve YPG-YPJ güçleri Suriye açısından vazgeçilmez kuvvetler haline gelmiş bulunuyor.
Rojava’da DAİŞ faşizmine karşı YPG-YPJ güçlerinin kazandığı askeri zaferlerin tarihsel önemini de görmek gerekiyor. Çünkü Kürdistan tarihinde böyle somut, belirgin ve anlamlı askeri zaferler pek fazla bulunmuyor. Daha çok Kürtlerin başkaları için savaştığı gerçeği biliniyor. Nitekim YPG-YPJ güçlerinin içine girdiği bu savaştan da yararlanmak isteyen ve sonucun kendilerine yarar getireceğini sanan birçok güç ortaya çıkmış bulunuyor. İran yanında AKP hükümetinin de bu tür hesaplar yaptığını insan rahatlıkla belirtebilir. Yine en çok da KDP ile Esat yönetiminin bu tür hesap içinde olduğu bilinen bir gerçektir.
Fakat YPG-YPJ güçlerinin kazandığı Kobanê, Til Hemis, Çiyayê Kezwana ve Girê Sipî zaferleri tüm bu hesapları bozmuş ve bu tür hesap yapan güçlerin umutlarını kursaklarında bırakmış bulunuyor. Egemen ve hesapçı güçlerin umutları böyle kırılırken, kuşkusuz YPG-YPJ’nin tarihi zaferleri Rojava Kürdistan’ı açığa çıkarıp özgürleştirerek Kürt halkına büyük bir gelişme yaşattığı gibi, aynı zamanda bölge haklarının ve tüm ezilenlerin özgürlük mücadelesine de önemli bir katkı yapmış oluyor.
Elbette YPG-YPJ güçlerinin DAİŞ’ten kurtardığı diğer alanlarda yaptığı gibi, Girê Sipî alanında da yönetimi orada yaşayan sivil halka bırakacağını belirtmeye gerek bile bulunmuyor. AKP hükümetinin “Etnik temizlik yapıldığı” biçimindeki iddialarına karşın, YPG-YPJ ve PYD yönetimleri Girê Sipî’yi alanda yaşayan Kürt, Arap ve Türkmen halklarının birlikte yöneteceklerini daha şimdiden açıklamış bulunuyor. Böylece halklar arasındaki demokratik dostluk ve kardeşlik daha da pekişeceğe benziyor.
Girê Sipî zaferi üzerine bunlar gibi daha çok şey belirtilebilir. Bu nedenle Rojava halkı başta olmak üzere tüm Kürdistan halkının coşkuyla kutlaması ve bunu günlere yayması anlaşılırdır. Kuşkusuz ne kadar kutlama yapsalar da azdır. Çünkü yürüttükleri kahramanca mücadeleyle daha fazlasını hak ettiler. Bu temelde bu büyük zaferlerin kahraman şehitlerini saygı ve minnetle bir kez daha anıyor, tüm Kürtleri ve dostlarını söz konusu zaferleri çok daha uzun süre kutlamaya çağırıyoruz!