
DİYAR DENİZ
Türk ordusunun Hakkari’nin Çukurca ilçesinde sınırın sıfır noktasında Zap’ı hedefleyen yılın ikinci operasyonu bugün bize 2008 Şubat’ındaki Zap operasyonunu hatırlatıyor. O zaman olduğu gibi bugün de tüm teknik donanım ve sayı üstünlüğüne rağmen Türk ordusu, gerilla karşısında ağır darbeler alıyor ve gün geçtikçe bilanço daha da ağırlaşıyordu.
Bundan 9 yıl önce Türk ordusu Zap alanına yönelik ‘Güneş Operasyonu’ adı ile bir operasyon başlatılmıştı. Yaklaşık 9 gün süren operasyonda gerillalar ile Türk ordusu arasında yoğun çatışmalar yaşanmıştı. Türk ordusu önüne hedef olarak Zap’ta bulunan HPG’nin Anakarargahı’nı koymuştu. Kapsamlı olarak başlatılan bu operasyon ile Güney Kürdistan’ı işgal etmeye çalışan Türk ordusu kış bitmeden gerillaya darbe vuracak ve bölgedeki denetimi eline geçirecekti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, ellerindeki son teknolojiye bel bağlayarak çok iddialı konuşmuş ve bölgedeki gerilla hareketini bitirmeyi planlamıştı. Büyük zafer sloganları ile Zap’a operasyon başlatan Türk ordusu operasyon boyunca çok sayıda askerini kaybetmişti.
Zap operasyonu 2008
2008 Şubat’ında başlatılan operasyonun kapsamına bakacak olursak;
20 Şubat günü sabah saatlerinden akşam saatlerine kadar Türk ordusu, HPG Anakarargahı’nın bulunduğu Zap bölgesini savaş uçakları ve sınırdaki karakollardan yoğun obüs–havan atışları başlamıştı.
Yoğun bombardımanlar yapan Türk ordusu 3 cepheden harekete geçmişti. Birinci cephe; Serê Sevê taburu üzerinden harekete geçerek Çiyayê Rêş alanını ele geçirmeyi amaçlamıştı.
Diğer bir cephe ise Êriş taburu üzerinden Zap bölgesinin en stratejik tepelerinden olan Xeregol tepesi ve orası üzerinden devam ederek Şikefta Birindara tepesini hedeflemişti. Şikefta Birindara’ya konumlanarak Zap bölgesi ve karargah kontrol altına alınacaktı.
Üçüncü cephe yine Êriş taburu üzerinden Şamkê, Küçük Cilo ve Bircela üzerinden Çemo ile Sîda alanını ele geçirmekti. En yetkin askerlerinden oluşturdukları 2 taburluk bir askeri güç ile karargahı arkadan sararak birden darbe vurmayı amaçlıyorlardı.
Bu amaç ile Zap’a doğru yol alan Türk ordusu ilk olarak Çiyayê Reş alanına geçmek istedikleri esnada gerillanın büyük direnişi ile karşılaşmış ve büyük darbeler almıştır. Türk ordusu aldığı ağır darbeden sonra ilerleyememiş, hatta cenazelerini bile uzun bir süre alamamışlardır.
Yine Ertuş hattından Geliye Berçelan ve Horê köyü alanlarına kadar gerillanın direnişi ile karşılaşan Türk ordusu gerillanın çemberine girmişti.
Operasyonun diğer büyük kolu ise Xeregol dağından Şikefta Bırindara’ya doğru ilerlemek istemişlerdir. Xeregol dağı alan açısından stratejik bir öneme sahiptir. Türk ordusu en yetkin askerlerini getirmesine rağmen burada da gerilla direnişi ile karşı karşıya kalmıştı. Yoğun bir şekilde elindeki son teknolojiyi kullanan Türk ordusu ilerleyememiş, büyük darbeler almıştı.
Asker adeta girdaba girmişti
Yaklaşık 8 gün süren operasyonda gerillalar Türk ordusunun operasyon birliklerini her yerde çembere almış ve askerler bir girdaba girmişlerdi. Gerillanın askerleri arazide sıkıştırması ile şaşkına dönen ordu yetkilileri çaresizce hazin sonu izlemek zorunda kalmışlardır. HPG’nin o dönem yaptığı açıklamalarda süren direnişte 9 gerilla yaşamını yitirmiş ve 127 asker öldürülmüştü. Elindeki son teknolojiye güvenerek askerlerini alana süren Türk ordusu için Zap büyük bir yenilginin adı ve kırılma noktası olmuştu.
9 yıl aradan sonra yine Zap...
Aradan 9 yıl geçti, bugün yine Hakkari’nin Çukurca ilçesinde, sınırın sıfır noktasında Türk ordusu Zap’ı hedefleyen yeni bir operasyon başlatmış durumda. Amaç kaos ortamından faydalanıp Güney Kürdistan’ı işgal.
Yılın ilk operasyonu
Türk ordusu Zap bölgesine dönük bu yılın ilk kapsamlı operasyonu 16 Haziran günü Güney Kürdistan sınırları içinde olan Qela Bedewê, Şehit Munzur, Şehit Xeyri tepeleriyle Gijnê köyü sırtlarına yönelik başlatılmıştı.
Türk ordusu 24 saat boyunca elindeki son teknolojiyi bu alanlarda kullanarak bu stratejik bölgeleri ele geçirmeyi planlamıştı. Esas amaç bu bölgeleri alarak daha geniş bir işgal operasyonu için hazırlık yapmaktı. Savaş uçakları, Kobra helikopterler ve toplarla alanı sürekli bombardıman altına alan Türk ordusu, bölgeye yerleşmeye çalışmıştı.
Milyon dolarlık teknoloji boşa çıkarılıyor
Alana girmeye çalışan Türk ordusu yine gerillanın büyük direnişi ile karşı karşıya kalmıştı. Yıllar sonra gelişen bunca teknolojiye rağmen gerillaların müthiş bir adaptasyon sağladıkları ve milyon dolarlık teknolojileri boşa çıkardığı açık bir şekilde görülmekteydi. Zaten 2017’in Haziran ayında düzenlenen operasyona yönelik gerillanın gerçekleştirdiği eylemleri de izledik. Bu da gerçekliği net bir şekilde ortaya koymuştu.
Asker kaybı 100’e yaklaştı
Türk ordusunun bu yılki ikinci operasyonu 16 Ekim’de başladı. Operasyon yine Çukurca sınırı üzerinden Zap’ı hedefliyor. Bu sefer ki operasyonun Irak ordusunun Kerkük’e dönük başlattığı işgal girişimine denk gelmesi tesadüf değildi. 2008 Zap operasyonunda hedeflenen Xeregol dağı bir kez daha Türk ordusunun hedefi oldu. Zap bölgesinin en stratejik tepelerinden olan Xeregol’u tekrardan alıp bölgenin kontrolünü ele geçirmek istemekteler. Tepeyi ele geçirip esas hedef olan Şikefta Birîndara’da yeni bir üs kurmak. Alanı bombaladıktan sonra yine karadan girmeye çalışan Türk ordusu gerillanın direnişi ile karşı karşıya kaldı. Ağır darbeler alan Türk ordusu, operasyon kapsamını geliştirerek tekrardan saldırı girişimlerinde bulundu. Bu sefer özel komandolarını sahaya süren Türk ordusu gerillanın farklı eylem taktikleri ile karşı karşıya kalmış ve geri çekilmek zorunda kaldı. 16 Ekim’den beri başlayan operasyonda yaşanan çatışmalarda şimdiye kadar 100’e yakın Türk askeri öldürüldü.
Karayılan: Gerilla şimdi daha güçlü
PKK Yürütme Konseyi Üyesi Murat Karayılan, Zap Destanı’nın yıl dönümünde ANF’ye verdiği bir röportajda, gerillanın savaş taktiği ve gücüne ilişkin şunları belirtmişti: “Tabii ki 9 yıl öncesine göre biz şimdi daha güçlü bir pozisyondayız. Hem savaş kabiliyeti, yeteneği, morali, inancı; hem de tecrübe yoğunluğu ve özellikle de fedaileşme düzeyi bakımından gücümüzün seviyesi şimdi daha fazla gelişmiş durumdadır. Dolayısıyla eğer 9 yıl sonra, tekrardan bir Zap operasyonu denemek isteseler, mevcut bu veriler, aslında sonucun nasıl olacağını ortaya koymaktadır” demişti. Bu da mevcut gerçekliği göz önüne sermektedir. Tekrardan Zap’ta kendini deneyen Türk ordusunun verdiği kayıplar bunun en somut göstergesi olmaktadır.
Çünkü mevcut duruma bakıldığında gerilla her gün derin bir tecrübe kazanmakta ve zenginleştirilen taktikler ile yeni bir hareket tarzını yakalayarak bu coğrafyadaki hakimiyetini devam ettirmektedir.