Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı: Zafere en yakın olduğumuz bu dönemde, Parti mücadelemiz karşısında son çırpınışlarını veren soykırımcı faşist rejimi tarihin karanlık sayfalarına gömeceğimiz mutlak bir gerçektir.
Apocu Paradigma temelinde yeşeren halkların demokratik sistemini ve Kürt halkının ulusal kazanımlarını hedefleyen daha kapsamlı bir hegemonik, faşist ve soykırımcı saldırının devam ettiğini belirten Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, ancak bu komplonun da yenileceğini vurguladı.
Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığı, PKK’nin 41. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. PKK’nin şehitler gerçeği üzerine kurulup büyük bir mücadelenin mimarı olarak şehitlerin emekleriyle büyüyüp ilerlediği ve toplumsallaşarak bugün dünyanın dört bir tarafına yayılan bir insanlık hareketi haline geldiği belirtilen açıklamada, şehitler bir kez daha minnetle anıldı, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a bağlılık ve özgürlük sözü tekrarlandı.
PKK’nin kuruluşunun, kökeni tarihin derinliklerine dayanan bir halkın vahşi ve zalim bir düşmanın soykırımcı sömürge politikaları ile yok edilmesine karşı Kürdistan adına alınmış tarihi bir direniş kararı olduğu hatırlatılan açıklamada, ”Kürt halkına yaşam ve varlık yolunu açtı. PKK direnişi ve çizgisi etrafında birleşen Kürdistan halkı, özgür bilince kavuşarak büyük bir inanç ve cesaretle köleliği reddeden, soykırımcı sömürgeciliğe karşı insanlığın büyük bir direniş iradesi ve özgürlük umudu haline geldi” denildi.
Yeni komplo yenilecek
Öcalan’ın düşünce sistemine, Özgürlük Hareketi’nin ve Kürdistan halkının tüm kazanımlarına ve yine bölge halklarının demokratik kazanımlarına karşı dayatılan yenilenmiş 9 Ekim uluslararası komplo sürecinin gündemde olduğuna işaret edilen açıklamada, şöyle devam edildi: ”Bu yeni komplo saldırısı mutlak tecrit içinde tutulan Önder Apo’yu da kapsamakla birlikte esas olarak Apocu Paradigma temelinde yeşeren halkların demokratik sistemini ve Kürt halkının ulusal kazanımlarını hedefleyen daha kapsamlı bir hegemonik, faşist ve soykırımcı karşı devrim saldırıdır. Nasıl ki, 9 Ekim 1998 uluslararası komplosu sonuçsuz bırakıldıysa partimiz PKK’nin 42. mücadele yılına girerken artık küresel bir boyut kazanan mücadelemiz karşısında bu yeni komplo da yenilmeye mahkumdur.
Faşist rejimi gömeceğiz
Zafere en yakın olduğumuz bu dönemde, Parti mücadelemiz karşısında son çırpınışlarını veren soykırımcı faşist rejimi ve yandaşlarını tarihin karanlık sayfalarına gömeceğimiz mutlak bir gerçektir. Bu temelde 42. PKK yılında halk olarak ulusal birliğimizi kurmamız, Kürdistan Özgürlük Mücadelesi etrafında kenetlenmemiz ve toplumun tüm kesimleriyle topyekun bir direniş içerisinde yer almamız, özgür yarınlar için hayati önem taşımaktadır.
Muazzam bir tecrübe ve deneyime sahip olan Apocu mücadelenin kadro ve savaşçıları olarak her zamankinden daha yüksek bir kararlılıkla başarıya kilitlenerek dönem görevlerimize sahip çıkacağımız kesindir. Apocu ruhla, yeni dönem gerilla çizgisi temelinde gereken yetenek ve yaratıcılıkla dönem görevleri üzerine kararlılıkla yürüyeceğimizi vurgulamak istiyoruz.” BEHDİNAN
KONGRA GEL: Mücadeleyi yükseltelim
KONGRA GEL Eşbaşkanlık Divanı, PKK’nin 41. kuruluş yıl dönümünü bir mesajla kutladı. Türk işgali karşısında Kürdistan halkları, siyasi partiler, ilerici-demokratik örgütler ve aydınları mücadeleye çağıran KONGRA GEL, “Rojava Devrimi’nin başarısı, Kürdistan halkı ve bölge halklarının özgür yaşam başarısıdır. Rojava’nın başarısı Türk devlet faşizminin yenilgisine de vesile olacak. Türk devlet faşizminin yenilgisi ise Kürdistan halkları ve Önder Apo’nun özgürlüğü önündeki duvarın yıkılmasıdır. 42. mücadele yılında, işgalciliğin yenilgisi için Kürdistan ve yurt dışında mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.”
PAJK: Erdoğan yenilecek
PAJK Koordinasyonu, Erdoğan’da Kuzey-Doğu Suriye topraklarında yenileceğini ve özgür insan onurunun kazanacağını bildirdi.
PAJK Koordinasyonu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla dün yazılı bir açıklama yaptı. ”Kürdistanlı kadınlar olarak kadınların yazılmamış direniş tarihini görünür kılmak, tüm kadın direnişlerini direnişimizi katmak için 42 yıllık parti geleneğimizde sürdürüyoruz” denilen açıklamada, kadın iradesinin, öz savunmasının, bilincinin topluma iyi, güzel ve doğru bir yaşamı armağan ettiğini gösterdikleri vurgulandı. Rojava Devrimi’nin bir kadın devrimi olarak dünya halklarına umut ışığı olduğu; şimdi Lübnan, Irak, Mısır, İran, Hong Kong sokaklarında erkek iktidarına karşı bir direnişe işaret edildi.
Açıklamaya şöyle devam edildi: ”Kürdistan Kadın Özgürlük Partisi olarak merkezi hegemonyanın temel araçlarından biri olan şiddeti ve zoru ortadan kaldırmak amaçlı kadın üzerinde gelişen her türlü şiddete karşı öz savunma bilinci ve zihniyetinin önemli olduğunu düşünüyoruz… İktidarlar kadın bedenini işgal ettikçe başka toprakların işgali, sömürüsü, meşrulaşır. Türk devletinin Kuzey Kürdistan’da, Kuzey Suriye’de, Güney Kürdistan’daki işgalinin en güçlü argümanlarından birisi de budur. Türk faşist rejimi sarsıldıkça, Türkiye’de tecavüzler, çocuk istismarları artmış, bu uygulamalar arttıkça başkalarının topraklarının işgali de kolaylaşmıştır. Türk devleti kadın bedenlerini tacize, tecavüze açmış, çocuk bedenlerini istismara açmış, Kuzey Suriye’yi işgale açtığını düşünmektedir. 25 Kasım vesilesiyle yeniden vurgulamak gerekir ki Trojillo nasıl yenildiyse Erdoğan’da Kuzey Suriye topraklarında yenilecek, özgür insan onuru kazanacaktır.”