
HACI YUSUF TOPALOÐLU / MA / MELETÎ
Malatya’nın Kernek mahallesinde yaklaşık 6 bin civarında tarihi eser bulundurduğu dükkânında gramofon ve her türlü sarkaçlı saat tamirciliği yapan gramofon ustası 83 yaşındaki Erdoğan Altürk, buzdolabı, radyo ve saat tamirciliğinin yanı sıra kunduracılık, terzi gibi birçok mesleği de Ermeni ustalarından öğrendiğini dile getirdi.
Malatya sanat okulunu bitirdikten sonra eğitimini Almanya’da tamamladığını belirten Altürk, sanat müzesi olarak tanımladığı dükkânında, dünya sanat eserlerini bir araya topladığını söyledi. Aynı zamanda ressam olan Altürk, yörenin kültürel yapısını yansıtan resimleri ile de dikkat çekiyor.
Gramafona elimi koyup…
Hayatı boyunca kendini geliştirmek için uğraştığını anlatan Altürk, “Ben okul okurken aynı zamanda tamircilik yapmak için bitpazarında bir dükkân kiralamıştım. Babamdan gizli para kazanıp Almanya’ya okumaya gitmek istiyordum. Babam da beni kendi bulunduğu şekerci, leblebici dükkânına koymak istiyordu. Ancak benim niyetim kendimi geliştirip ilerlemekti. Avrupa’dan geldikten sonra da bu mesleğe devam ettim. Gramofon çalışırken elimi koyup titreşimini dinleyip, sorunun neresinde olduğunu anlıyorum” diyor.
Altürk, yurtiçi ve yurtdışında gramofonların tamir için kendisine gönderildiğini söylüyor.
Zanaat hurdalığı
Türkiye’de zanaatkârların ezildiğini vurgulayan Altürk, şöyle devam etti: “Zanaatkârlar ‘Ben bu zanaatta ezildim. Ben çocuğumu ezdirmeyeceğim okutacağım’ diyerek kimseyi yetiştirmiyor. Çünkü ülkede zanaat diye bir şey kalmadı. Okusunlar, okutma demiyoruz, ancak bunun yanı sıra zanaatta öğrensin kötü mü olur. Türkiye zanaat hurdalığına dönüyor, gençler zanaat ile uğraşmalıdırlar.”
Bölgenin zanaatkârlarının gayrimüslimler olduğunu ve onların bölgeden göç etmesi ile birlikte zanaatkârlığın gün geçtikçe yok olmayla yüz yüze kaldığını söylüyor.

Mesleği onlardan öğrendim
6-7 Eylül saldırıları ardından Malatya’daki Ermenilerin de göç ettiğini anlatan Altürk, şunları dile getirdi: “Bizim mahallemizde Ermeni arkadaşlar vardı. Zanaatkârlığı genelde Ermeniler yapardı. 6-7 Eylül hadisesi denen ve İzmir ile İstanbul’da Ermeni ve Rumların dükkânların ve evlerinin yakılması ile başlayan bir süreçti. O günlere kadar biz kardeş gibiydik. Bu olaylardan sonra Malatya da etkilendi. Anlayacağınız Ermeniler göç etmeye başladılar. Örneğin Çavuşoğlu’ndaki kilisenin yanında çok sayıda Ermeni yaşıyordu. Ermeniler oradan uzaklaşsınlar diye genelevini oraya yaptılar. Hrant Dink bizim mahallenin çocuğuydu. Bayramlarda birbirimize gider gelirdik. Bu mekanik zanaatını onlardan öğrendim. Zanaat okullunda öğrendiğim teknolojiyle birleştirerek bir kademe de olsa kendimi geliştirdim.”