
Halkların en tartışmasız haklarından biri olan anadil, yüz yıllardır ulus-devlet zihniyetinin tek tipçi dayatması altında sömürülüyor. Türkiye'de ise "Türkçe konuş çok konuş", "Vatandaş Türkçe konuş" sloganlarıyla bile yayılan asimilasyon politikaları sonucu pek çok dil yozlaşma ve yok olma tehdidi ile karşı karşıya. Bu dillerden biri de Kürdistan'da Diyarbakır, Bingöl, Dersim, Elazığ'da yoğun olarak konuşulan Kürtçe'nin bir lehçesi olan Zazaca (Kîrmancki). Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde Zazaca üzerine çalışan Netice Altun, devletin anadilde eğitim taleplerini yok saydığı Türkiye'de, ailelerin çocukları ile anadillerinde konuşarak Zazaca ve diğer dillerin yok olma tehdidini önleyebileceğini söyledi.
'İki dil arasında kalınıyor'
Araştırmacılara göre 12-13 yaşındaki çocukların belirli bir yaştan sonra dil öğrenme konusunda zorlandığını söyleyen Netice, "Konuşsalar da karıştırıp başka aksanla konuşuyorlar. Anadili gibi düz ve akıcı bir şekilde konuşamıyorsun. Yani bu yaşlara kritik yaşlar diyebiliriz" dedi. Zazaca'nın konuşulmamasını birçok nedene bağlayan Netice, "En büyük sorunumuz iki dil arasında kalmamızdır. Çünkü etrafımızda Kürtçe de Türkçe de konuşan çok. Böyle olunca da bu iki dilden birini seçiyoruz ve kendi dilimizi konuşmayı bırakıyoruz" diye belirtti.
'Zazaca konuşan genç göremiyorum'
Özellikle gençlerin Zazaca konuşmayı ötelediğine değinen Netice, Zazaca konuşan gençleri göremediğini vurguladı. Netice, gençlerin konuşmadığı bir dilin gittikçe yok olacağına dikkat çekerek, çocukları ana dillerini konuşması noktasında uyardı: "Dilin unutulmaması için 2 önemli şey var. Birincisi, anadilde eğitim görülmesi gerekiyor. Fakat bu talep devlet tarafından yok sayılıyor. İkincisi ise anne ve baba evde bulunanlarla ve çevredeki bireylerle ana dillerinde konuşmaya özen göstersinler. Bu dediğim sadece Zazaca için değil Kürtçe'yi kapsayan tüm diller için geçerlidir."
'Dilimiz kimliğimiz, tarihimiz, geleceğimizdir'
Netice, Zazaca'nın gelişmesi için çalışmalar yaptığını söyleyerek, "Hep diyorum; Zazaca yazalım, Zazaca konuşalım ve Zazaca okuyalım. Çocuklarımızla da anadilimizle konuşalım. Dilimiz kimliğimiz, tarihimiz ve geleceğimizdir, bunu yok etmeyelim" diye konuştu.
ŞEHRİBAN ASLAN/JINHA
'Anadili bilenin bilmeyene öğretmesi borçtur'
Dersim'in Mirik mezrası Gökçek köyünde 23-24 Eylül 1994 tarihinde Işık ve Serin ailesinden katledilen 7 kişinin arasında bulunan 3 yaşındaki Dilek Serin adına açılan Eğitim Destek Evi'nde her yıl yüzlerce çocuk anadilinde eğitim görüyor. Dilek Serin Eğitim Destek Evi, Dersim Belediyesi tarafında 2011 yılında açıldı. Dört derslik, iki atölye ve bir de kütüphanesi bulunan eğitim evi, Dersim'de 4-9 yaş arasındaki çocuklara anadil (Kirmançkî) eğitimi veren tek yer. Kurmançkî eğitimin yanısıra çocuklara istedikleri yabancı dillerde de ders verilen eğitim evinde, 12'si gönüllü 14 eğitmenle eğitimler veriliyor.
Ana sınıf öğrencilerine haftada iki saat anadil dersi verdiklerini söyleyen öğretmen Hayrettin Işık, toplumun her yaş grubuna eğitim vermek istediklerini fakat koşulların yetersiz kaldığını aktardı. Öğrencilerle birlikte çıkardıkları "Venge Lek Şerine" adlı derginin de eğitime büyük katkı sağladığını söyleyen Işık, öğrencilerin aynı zamanda ev etkinliği ile ailelerini de anadil konuşturmaya yönelttiklerini ifade etti.
Dersim'de anadille ilgili 80-90'lı yıllardan kalma korkuların halen sürdüğünü kaydeden Işık, artık bu korkunun aşılması gerektiğini söyledi.