
Zeynep Kınacı’yı 18 yıl sonra anan Zeynep Kınacı Akademisi öğrencileri, Kınacı'nın mücadele duruşunu, eylem çizgisini, yaşama bakış açısını ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a olan bağlılığını değerlendirdiler.
‘Zîlan hakikat çizgisidir’
Zîlan’ın bir çizgi olduğunu ifade eden Yekbûn Basret, eylem biçimiyle Kürdistan Özgür Kadın Hareketinin mücadele tarihi açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Basret devamla şunları belirtti: “Zîlan’ı sadece bir birey olarak ele alamayız. O bizim için bir çizgidir; yaşamın formülüdür. Bir yenilenme, bir fedailik çizgisini temsil etmektedir. Eylemiyle özgür bir yaşamın öncüsü olmuştur. Bunu hem kişiliğinde hem de duruşunda somutlaştırmıştır. Eylemiyle, taktiksel boyutta yaşanan tıkanmalara yeni bir çıkış yaptırdı. Kısacası Zîlan çizgisi özgürlüğü ve hakikate ulaşmanın çizgisidir.”
'Ölçüleri bize talimattır'
1996 yılında Dêrsim dağlarında Zeynep Kınacı'nın yol arkadaşı olan Saadet Dêrsim ise bugün binlerce Zîlan’ın dağlarda ve meydanlarda Zîlan çizgisinde özgürlük mücadelesi verdiğini belirtti. Zîlan’la yoldaş olmanın, onunla birlikte gerilla olmanın onur verici olduğunu söyleyen Dêrsim, şöyle konuştu: “Herkes devrim yapamaz. Devrim gerçeği içerisinde büyük bir eylemin sahibi olamaz. Yaşamını devrimci mücadeleye adayan Zîlan gibi yoldaşlar ancak devrim yaratabilir. Zîlan yoldaş ilkin yaşamda kazanmıştı. O devrimi kişiliğinde duruşunda ve yaşamında gerçekleştirmişti. Bu nedenle savaş meydanında büyük bir devrim yarattı. Kendisi için bir tek özgürlük çizgisini esas aldı. Biz Zîlan arkadaşı sadece eylemiyle sınırlı ele almıyoruz. Onun yaşamdaki, yoldaşlıktaki, bağlılıktaki fedailiğini kendimize esas alıyoruz. Yine kişiliğinde yaratmış olduğu militanlık ölçüleri bizim için uygulanması gereken yaşam talimatlarıdır.”
Tarihte fedai kişiliklerin en zor dönemlerde ortaya çıktığını belirten Dêrsim, Kınacı'nın çıkışını şöyle değerlendirdi: "Hareketimiz her taraftan bir saldırı ile karşı karşıyaydı. Biliniyor; 1996 Mayısı'nda Önderliğimiz üzerinde Şam’da bir komplo gerçekleşti. Yine askeri yönden çok ciddi saldırılar vardı. Zîlan bu saldırıları zamanında hissetti, zamanı en iyi şekilde eylemiyle bütünleştirerek saldırılara cevap oldu. Kesinlikle çok iyi planlanmış bir eylem gerçekleştirdi.”
'Özgür kadına inancı sonsuzdu'
Kınacı'nın kadınlara dayatılan köleliğe karşı bir isyan gerçeği olduğunu dile getiren Dêrsim, tüm kadınların Kınacı gibi köleliğe karşı isyanı ve kendilerini yeniden var edebilecekleri, anlama kavuşturabilecekleri özgürlük mekanlarını tercih etmeleri gerektiğini kaydetti. Saadet Dêrsim, Kınacı'yı "Zîlan arkadaş evli idi. Okumuş ve meslek sahibi biriydi. Ancak o kapitalist sistem tarafından dizayn edilmiş bu yaşamı kabul etmedi. Ret ederek özgür yaşamın arayışçısı oldu. Bu arayışını da Dêrsim’de; düşmanın Kürt halkını katliamdan geçirdiği topraklarda zirveye ulaştırarak, bedenine kuşandığı bombalarla düşmana büyük bir cevap oldu. Zîlan kendi şahsında Kürt halkının eskisi gibi sessiz olmayacağını, düşmanın artık istediği muameleyi yapamayacağını Türk devletine ve tüm dünyaya göstermiştir. Bir yıllık özgürlük militanıydı. Yaşama karşı çok duyarlıydı. Önderliğe ve özgür kadına olan inancı sonsuzdu. PKK’nin ilkelerini can-ı gönülden büyük bir inançla yaşıyordu. Toplumun yaratmış olduğu birçok kalıptan kendisini arındırmıştı” şeklinde anlatarak sözlerini tamamladı.
'Komple devrimciydi'
Zîlan’ın devrime yaklaşımının komple bir yaklaşım olduğunu ve devrimi zihniyette, yaşamda ve ilişkilerde de gerçekleştirdiğini ifade eden Şevîn Mêrdîn de bizzat tanıdığı Zîlan’ı şu sözlerle anlattı: “Zîlan arkadaş devrimi her yönüyle ele alıyordu. İlkin yaşamda, ilişkilerde, zihinsel boyutuyla devrimin olması gerektiğine inanıyordu ve bunu gerçekleştirmek için de büyük bir çaba veriyordu. Yeni arkadaşlara çok yardımcı oluyordu. Kendisi de yeni olmasına rağmen büyük bir değişim ve dönüşüm yaratmıştı. Eylem önerisini duyduğumda ilkin anlam verememiştim. Çünkü o dönemde böylesi bir eylem tarzı ilk defa gerçekleşiyordu. Eylemi üzerine uzun bir yoğunlaşma süreci yaşadı, büyük bir iddia ve kararlılıkla da gerçekleştirdi. Eylemiyle Önderliğimiz, hareketimiz ve halkımız etrafında koruyucu bir halka oluşturdu. Şu an onun adını ve çizgisini taşıyan akademide eğitim görüyorum. Zîlan çizgisi karşısında değiştiremediğim, aşamadığım yönlerimi aşarak, ona layık olmaya çalışıyorum.
'Kendimiz olmaya çabalıyoruz'
Aynı akademide eğitim gören Agirî Botan ise, burada kadroların Zîlan çizgisinde yetiştirilmesi esas ilkeleri olduğunu belirtti. "Burada Zîlan arkadaştan aldığımız güçle kendimiz olabilme mücadelesini veriyoruz" diyen Botan, devamla; "Çünkü Zîlan kendisi olmayı başarmıştır. Biz de bunu esas alıyoruz. Nasıl ki Zîlan daima Önderliği okumuş ve onu anlamaya çalışmışsa biz de bu akademide var olanı, daha iyi anlama kavrama ve bunun pratiğe geçirilmesinde büyük bir sorumluluk üstlenmiş bulunmaktayız. Bu görevler ağır olsa da Zîlan arkadaşın her sözü, değerlendirmesi bizler için uygulanması, izlenmesi gereken temel ilkedir" şeklinde değerlendirdi. Akademide yer aldığından ötürü şanslı olduğunu belirten Botan, "Eylemiyle tarih yazan Zîlan’ın yol arkadaşları olarak, biz de özgür kadın tarihini yazacağız” diye konuştu.
‘Mektupları bir manifestodur’
'Her şehadet yıldönümünü özgür kadının yeniden doğduğu gün' olarak ele aldığını söyleyen Bêrîtan Çiya ise, Zîlan’ın ardından bıraktığı mektupların bir manifesto niteliği taşıdığını ifade etti. Çiya konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Bizler için bir manifesto niteliğini taşıyan mektuplarını her şehadet yıldönümünde okuyoruz. Zîlan yoldaşın mektupları bizim özgürlük yolundaki en temel kaynaklarımızdır. Çünkü o kendinde geçirmiş olduğu tüm değişim ve dönüşümü yine özgür kadının nasıl olunacağını ya da nasıl bir arayışta olunması gerektiğini mektuplarında bize ifade etmiştir. Zîlan’ın öğrencileri olarak daima önderlik felsefesini anı anına yaşama arayışı ve mücadelesi içerisindeyiz.“
ROZA AMED/BEHDÎNAN
Frankfurt'ta anıldı
Almanya'nın Frankfurt kentinde 30 Haziran 1996'da Dersim'de gerçekleştirdiği fedai eylem sonucu yaşamını yitiren Zeynep Kınacı (Zîlan) anısına bir anma etkinliği düzenlendi.
Frankfurt Amara Kadın Meclisi tarafından Demokratik Kürt Toplum Merkezi'nde gerçekleştirilen anmada, Şehit Aileleri Komisyonu üyesi Delal Alpaslan bir konuşma yaptı. Alpaslan, "30 Haziran aslında bizler için çok anlamlı ve buruk bir günü ifade ediyor. 1996'da daha yeni PKK saflarına katılmış olan Zîlan, o dönemde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yapılmak istenen saldıraya karşı ve özellikle Türk sömürgeci sistem tarafından kadının ezilmesine karşı da sessiz kalmayarak Kürdistan'ın kalbi Dêrsim'de Türk devletine cevap vermiştir" dedi.
'Mirasını sahipleniyoruz'
Zeynep Kınacı'nın kadın mücadelesindeki yerine değinen Alpaslan, "Biz kadınlar olarak Kınacı'nın bıraktığı bu mirası sahipleniyoruz ve yaşamın her alanında örgütlenip Kürt kadınların sesini dünyaya duyuracağız. Kadınlar olarak kendimizi yaşamın her alanında daha etkin kılmalıyız" diye belirtti.
Alpaslan'ın konuşması ardından, Kınacı'nın mücadele arkadaşlarına bıraktığı mektup okundu ve yaşamı hakkında sinevizyon gösterildi. Anma, sloganlarla son buldu.
BERFİN YÜKSELEN/FRANKFURT