Malatyalı Kürt kadını Zilan’ın (Zeynep Kınacı) 30 Haziran 1996 günü Dersim’de gerçekleştirdiği fedai eylemin yirminci yıldönümü yaşanıyor. Zilan ruhuyla oluşan kadın hareketleri her alanda yirminci yıldönümü etkinlikleri düzenliyor. Geçen yirmi yılın muhasebesi yapılıyor ve yirmi birinci fedailik yılına girerken Zilan gerçeğinden öğrenilmesi gerekenler tartışılıyor. Şehadetinin yirminci yıldönümünde Kürt fedai direnişinin öncüsü Zilan’ı ve şahsında tüm özgürlük mücadelesi şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. Amaçlarını başarma sözümüzü yineliyoruz. 

Zeynep Kınacı, 1991’den itibaren vahşice geliştirilen topyekûn özel savaş saldırılarına karşı söz konusu fedai direnişi gerçekleştirmişti. Özellikle de 6 Mayıs 1996 günü Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik Şam’da bir minibüsün patlatılmasıyla düzenlenen suikast girişimine karşı ve onun intikamını alma temelinde böyle bir eyleme yönelim olmuştu. Nitekim eylemden önce hazırladığı yazılarda bu durumu açıkça belirtmişti. 

Zeynep Kınacı’nın fedai eylemi tam başarılı olmuştu. 30 Haziran 1996 sabahı Dersim merkezde içtimadaki bir askeri birliğe yönelik fedai saldırısında bulunmuş ve birliğin tasfiye olmasına yol açmıştı. Hem eylemin bu biçimde tam başarılı olması ve hem de böyle bir eylemin ilk kez düzenlenmesi, bir de bunu bir Kürt kadın gerillanın yapması çok büyük etkide bulunmuştu. Türk özel savaş güçleri büyük korku ve telaş yaşarken, Kürt halkında ve özellikle Kürt kadınlarında büyük bir güven ve irade ortaya çıkmıştı.

Zilan’ın başarılı fedai eylemi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve PKK tarafından çok yönlü ve kapsamlı değerlendirmelere tabi tutulmuştu. Önder Abdullah Öcalan, Zilan gerçeğini “Doğru özgür yaşam çizgisi” olarak tanımlamıştı. “Zilan komutan, bizler onun emir erleriyiz” demişti. Önderliğe ve özgürlüğe bağlılığın sembolü olarak ifade etmişti. “Özgür yaşam kanunu” olarak tanımladığı Zilan gerçeğini neolitik çağın kadın tanrıça kültürünün yeniden dirilmesi olarak tanımlamıştı.

Şimdi söz konusu fedai eylemi üzerinden tam yirmi yıl geçmiş bulunuyor. Bu yirmi yıl boyunca çok şeyin yaşandığı ve Kürt özgürlük direnişinin önemli bir gelişme yaşadığı açıkça görülüyor. Zilan’ın başlattığı fedai eylemin Kürt direnişinde yeni bir çizgi ve bir ruh haline geldiği artık herkesçe kabul ediliyor. Zilan fedai çizgisi Kürt özgürlük direnişinde yeni bir eylem açılımı yapıyor. Bu temelde bir yandan gerillanın vuruş gücü artarken, bir yandan da taktik kabiliyeti büyüyor ve zenginleşiyor.

Türk sömürgeciliğinin 1991’de başlattığı topyekûn özel savaş saldırısı 1998’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplo saldırısına dönüşürken, 30 Haziran 1996’da Zilan direnişiyle başlayan fedailik de uluslar arası komploya karşı Önder Abdullah Öcalan’ı savunan “Güneşimizi Karartamazsınız” fedai eylem kampanyası halini alıyor. Artık ortaya onlarca ve yüzlerce Zilan çıkıyor. Kürdistan’ın dört parçasında ve yurtdışında onlarca fedai eylemi gerçekleştiriliyor. Arap Rojbin’den Bingöllü Tayhan’a kadar onlarca devrimci ve yurtsever fedai eylemi yapıyor.

Aslında uluslararası komploya karşı mücadele Zilan çizgisinde tam bir fedai direnişi halini alıyor. Çünkü her ikisi de doğrudan Önder Abdullah Öcalan’ı savunma ve bunu fedai çizgisinde yapma mücadelesi oluyor. Deyim yerindeyse on sekiz yıldır Kürt halkı yemiyor, içmiyor komploya karşı Kürt Halk Önderi’nin ve Kürdistan’ın özgürlüğü için mücadele ediyor. İmralı’da Kürt Halk Önderi’ne yöneltilen saldırılar, karşısında Erdal’ları, Derwêş’leri buluyor.

İnsan şunu net olarak söyleyebilir: Bugün ortada Zilan çizgisinde fedaileşmiş bir Kürt halkı ve Özgürlük Hareketi var. Yirmi yılda Kürtlerin ulaştığı düzey işte bu oluyor. Bu gerçek bugün kendisini DAİŞ faşizmine karşı direnişte açıkça gösteriyor. Bu gerçek kendisini AKP ve Tayyip Erdoğan faşizmine karşı direnişte net bir biçimde ortaya koyuyor. Zilan ruhuyla donanan Kürt halkı ve Özgürlük Hareketi, bugün faşizme karşı insanlığın özgürlük ve direniş umudu haline gelmiş bulunuyor.

Zilan ruhuyla direniş yenilmez oluyor. Zilan ruhuyla direniş kazandırıyor. Zilan ruhuyla donanmak birleştiriyor. Her türlü faşist ve soykırımcı saldırıya karşı ayakta kalan ve kazandıran direniş Zilan ruhuyla donanan direniş oluyor. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın felsefesiyle ve ideolojik çizgisiyle donanmayı ifade eden Zilan cesareti ve fedakârlığı bugün her türlü gericilik karşısında yenilmezliği ve kazanmayı ifade ediyor.

DAİŞ faşizmi karşısında zaferi ifade eden Kobanê ve Şengal direniş gerçeği Zilan fedai ruhunun yaşadığını gösteriyor. AKP faşizmine karşı Cizre, Sur, Yüksekova, Nusaybin ve Şırnak’ta gerçekleşen kahramanca direniş, Zilan fedai ruhunun yaşadığını ve uygulandığını ortaya koyuyor. AKP faşizminin ödünü patlatan Zinar ve Doğa direnişçiliği, Zilan fedai ruhunun Kürt gençliğinde ve kadınında ulaştığı kahramanlık ve başarı düzeyini gösteriyor.

Kürt fedai direnişçiliğinin yirmi birinci yılına girerken, Zilan direniş ruhunun çok daha fazla geliştirilmesinin ve özümsenmesinin gerektiği açıkça görülüyor. Çünkü faşist ve soykırımcı saldırı yirmi yıl öncesinden geri kalır düzeyde değildir. Tayyip Erdoğan yönetimine hakim olan zihniyet ve siyasetin yirmi yıl öncekinden hiçbir farkı yoktur. 

Yirmi yıl önce tüm ordu dağdaki gerillaya saldırtılıyordu, bugün de aynısı yapılıyor. Yirmi yıl önce köyler yakılıyor ve Kürt halkı göçertiliyordu, bugün şehirler yakılıyor ve yüz binlerce insan yerinden sürülmeye çalışılıyor. Yirmi yıl önce insanlar sokakta kurşunlanıyor, milletvekilleri tutuklanıyor, belediyelere el konuyor ve gazeteciler tutuklanıyordu, bugün de benzerleri daha fazla yapılıyor. Yirmi yıl önce Kürt halkına yönelik her türlü hakaret yapılıyor ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a imha amaçlı saldırı yöneltiliyordu, bugün de hakaret ve Kürt Halk Önderi üzerindeki baskı ve tecrit ağırlaştırılmış olarak yaşanıyor.

Erdoğan diktatörlüğünün Kürt halkına ve Özgürlük Hareketine yönelttiği topyekûn saldırı, sadece son yirmi yılın da değil, aslında son yüzyılın en kapsamlı ve vahşi düzeyine ulaşmış bulunuyor. Tayyip Erdoğan, sadece iktidarını da değil, aslında fiziki varlığını da neredeyse Kürtlerin soykırımına bağlamış görünüyor. Yirmi dört saat Kürt soykırımını nasıl başarıya götürebileceği üzerinde yoğunlaşıyor. Tayyip Erdoğan yönetimi tüm Türkiye’yi ciddi bir felaket içine sokmuş bulunuyor.

Dolayısıyla Kürt varlığı ve özgürlüğü için Zilan fedai ruhuna yirmi yıl öncesinden çok daha fazla ihtiyaç bulunuyor. Tayyip Erdoğan yönetiminin dayattığı Kürt soykırımını boşa çıkartabilmek ve Türkiye’yi içine sürüklendiği felâketten kurtarabilmek için her zamankinden daha fazla Zilanlaşmak gerekiyor. Çünkü faşist-soykırımcı saldırıyı kırabilmek için de, mevcut sömürgeci düzeni yenilgiye uğratarak demokrasi ve Kürt özgürlüğünü kazanabilmek için de Zilan fedai çizgisini esas almaya ve başarıyla uygulamaya ihtiyaç vardır.

Evet Tayyip Erdoğan’ın faşist tek adam diktatörlüğü saldırıyor, hem de en vahşi yöntemlerle saldırıyor. Fakat bilinmeli ki, bu saldırıları çok güçlü olduğu için değil, tersine tarihinin en zayıf dönemini yaşadığı ve yıkılmanın eşiğine geldiği için ve ömrünü uzatabilmek amacıyla böyle vahşi saldırı yürütüyor. Yani halkımız ve tüm demokratik güçler iyi bilmeli ki, Tayyip Erdoğan diktatörlüğü zayıftır ve yıkılabilir. Ancak bunun kendiliğinden olmayacağı da açıktır. İşte burada Zilan fedai ruhunun önemi açığa çıkmaktadır. 

Tayyip Erdoğan diktatörlüğünü yıkacak devrimci direniş çizgisi Zilan direniş çizgisidir. Kürdistan’ı özgür ve Türkiye’yi demokratik kılacak olan çizgi Zilan fedai çizgisidir. Zilan fedai ruhu faşizmi yenmenin ve özgürlüğü kazanmanın tek yoludur. Bu gerçeği yirmi yıllık deneyim sonucunda çok iyi öğrenmiş olan Kürt halkı ve kadınları, yirmi birinci fedai yılında her zamankinden daha fazla Zilan fedai ve direniş ruhuyla donanarak Tayyip Erdoğan diktatörlüğünü yıkmayı başaracaktır.