• Dinlediği kilamlarla dengbêjliğe gönül veren Meryem Tuncer: “Ruhunda dengbêjlik olan kadınları eve hapsetmeyin. Eyşe Şan, Fatma, Aslika Qado, Meryem Xan zincirleri kırarak çıktılar. Biz de onların açtığı bu yoldan ilerliyoruz.”

 

Kürt kültürünün en kadim sözlü geleneklerinden dengbêjlik, acıyı, sevinci, direnişi ve aşkı kuşaktan kuşağa aktaran güçlü bir miras. Bu geleneği bugün ayakta tutan kadınlardan biri olan Aryen Huner Derneği üyesi dengbêj Meryem Tuncer, hem kendi mücadelesini hem de Kürt kadın dengbêjlerin karşılaştığı zorlukları Jinnews’e anlattı.

Feodal bir toplumda kadın dengbêjliğin zorluğuna işaret eden Meryem Tuncer, geçmiş dönemde yalnızca kadınların bulunduğu ortamda dengbêjlik yapılabildiğini vurguladı. Dengbêj kadınların eril zihniyetle mücadele ettiğini kaydeden Meryem Tuncer, “Kadınlar henüz özgür değiller. O nedenle erkeklerin de bulunduğu ortamlarda rahatlıkla dengbêjlik yapamıyoruz. Sadece ben değil tüm Kürt kadınlar yaşıyor bunu. Eyşe Şan, Fatma, Aslika Qado, Meryem Xan o dönemde kendilerine dayatılan zincirleri kırarak çıktılar. Onları önünü kimse açmadı. Biz de onların açtığı bu yoldan ilerliyoruz” sözlerine yer verdi. 

Eyşe Şan

Radyo Erivan ile başlayan tutku

Meryem Tuncer, dengbêjliğe olan ilgisinin çocukluğuna dayandığını belirterek şunları söyledi: “Radyo Erivan’da Kürtçe bir şarkı çıktığında koşar radyoyu elime alıp büyük bir heyecanla dinlerdim. Ailem beni tuhaf karşılardı. Ancak ben o zamandan beri dengbêjliğe ilgi duyuyordum. Ancak çok istememe rağmen ailem bu konuda önümü kapattı. Ardından 2007’de arkadaşlar arasında dengbêj söylemeye başladım. Eskiden sadece kadınların bulunduğu ortamlarda dengbêj söyleyebiliyorduk, erkeklerin yanında söyleyemiyorduk. Ancak zamanla kendi mücadelemiz ile eril zihniyeti aştık ve artık erkeklerin bulunduğu ortamlarda da dengbêjlik yapabiliyoruz” diye belirtti. 

Wan’da yüzlerce dengbêj kadın olduğunu belirten Meryem Tuncer, kadınların “aile” ve “erkek” engeline takıldığını kaydetti. Ruhunda dengbêjlik olan kadınların eve hapsedilmemesi gerektiğinin altını çizen Meryem Tuncer, “Dengbêjlik bizim geleneğimizde var olan bir şey. Bu bizim varlığımız, kimliğimizdir. Kürtler renkleri ve sesleri ile tanınıyor” dedi.

Meryem Xan

Çocuklarımızı kültürümüzle büyüteceğiz

Meryem Tuncer, “Kürtlerin yaşadıkları bunca acı kağıda dökülmemişti ve bunlar dengbêjlik kültürü ile kuşaklara aktarıldı. Eğer dengbêjlik olmasaydı yaşanan direnişler de bilinmeyecekti. Ben de bize dayatılan zincirleri kırarak bu geleneği sürdürmek için dengbêj olmaya karar verdim” şeklinde konuştu.  

Tuncer, Kürt dili ve kültürüne yönelik yasal ve idari engellere de değinerek şunları ifade etti:  “Devletler öncelikle halkların kültürüne, diline, kıyafetine saldırıyor. Dengbêj Evi’miz vardı içinde ulusal kıyafetlerimiz ve enstrümanlarımız dışında bir şey yoktu ama oraya saldırarak orayı kapattılar. Kayyum tarafından kültürümüz yok edilmek isteniyor. Biz de bir söz verdik ve bu saldırılara karşı dilimizden ve kültürümüzden asla vazgeçmeyeceğiz. Çocuklarımızı da kültürümüzle büyüteceğiz. Çocuklarımıza kendi ulusal kıyafetlerimizi giydiriyoruz. Dengbêjler dengbêjlik yapmasın diye Dengbêj Evi’ni kapattılar ancak biz her yerde dengbêj söylemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. WAN