Bir yılı aşkın süredir HDP İl binasını abluka altına alan çevik kuvvet polislerine ait zırhlı araç, 33 yaşındaki inşaat mühendisi Cihan Can’a çarptı, sürekledi, ezdi ve katletti. Devlet güçleri, Can’ı da kusurlu gösteren tutanağı ailesine imzalatmak istedi. MOBESE kayıtları ve ön otopsi raporu, rahatça cinayet işlendiğini gösterdi.

Çevik kuvvet polisi, zırhlı aracıyla Cihan Can adlı yurttaşı ezerek katletti. Can’ın katledilmesiyle Kürt kentlerinde zırhlı araçların çarpması sonucu son 10 yılda katledilenlerin sayısı 37’ye yükseldi. Başlatılan soruşturma ve kovuşturmaların büyük çoğunluğu ‘cezasızlıkla’ sonuçlandırıldı. TİHV Amed Temsilcisi, bunların kaza değil, rahatça işlenen cinayetler olduğunu söyledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed İl binasını 20 Kasım 2018’den beri abluka altına alan çevik kuvvet polislerine ait araç, 33 yaşındaki inşaat mühendisi Cihan Can’ı ezerek katletti. Turgut Özal Bulvarı üzerinden HDP İl binası önüne doğru seyir halinde olan çevik kuvvet aracı, karşıdan karşıya geçmeye çalışan Can’ı, ezdi. MOBESE görüntülerinde, çevik kuvvet aracı altında kalan Can’ın, uzun süre sürüklendiği; polisin, fark etmesine rağmen durmadığı görüldü.

Çevredeki yurttaşların ikazı üzerine araç durdu. Olay yerinde yaşamını yitirdiği belirtilen Can, polis tarafından apar topar kentte bulunan özel bir hastaneye kaldırıldı. Can, daha sonra otopsi işlemleri yapılmak üzere Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Otopsi işlemleri devam ederken, hastane polis tarafından ablukaya alındı.

Olayı duyan Can Ailesi ve yakınları hastaneye akın etti. HDP milletvekilleri Dersim Dağ, Nejdet İpekyüz, HDP Amed İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan ve partililerde hastaneye geldi.

Aile tutanağı imzalamadı

Olay Yeri İnceleme ve trafik ekipleri tarafından olay yerinde incelemelerde bulunuldu. Yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakta hem sürücü hem de Cihan Can “kusurlu” olarak gösterildi. Bu yönde hazırlanan rapor, kaza sonrası çocuklarının kaldırıldığı Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi morgu önünde cenazelerini almak için bekleyen Can Ailesi fertlerine imzalatılmak istendi. Çocuklarının “kusurlu” olarak gösterildiği rapora itiraz eden aile, hazırlanan tutanağı imzalamadı.

Toprağa verildi

Ailesi, hastaneden saat 01.00’da aldıkları Cihan Can’ın cenazesini sabah erken saatlerde Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verdi. Çocuklarını toprağa veren aile, Bağlar ilçesindeki Hevedanlılar Yas Evi’nde taziyeleri kabul etmeye başladı.

Ön otopsi raporu çıktı

Cihan Can’ın katledilmesine ilişkin hazırlanan ön otopsi raporu da dün çıktı. Ön otopsi raporunda, araba tekerleklerinin Can’ın bedeni üzerinde gidip gelmesinden kaynaklı birçok yerinde ekimoz (ezik) ve laserasyon (yırtık) olduğu tespit edildi.

 “Araç dışı trafik kazası” diye verilen rapor şöyle: “Sağ kaş lateralin de en büyüğü 0,5 cm en küçüğü 2 mm çapı 3 adet abrazyon (sıyrık) kafada protoberansiya oksipitalist ekstelnanın 2 cm üzerinde 2,5x0,2 cm’lik laserasyon(yırtık) sağ uyluk proksimal iç yüzde 15x15 yeşil renkli ekimoz (Çürük, Bere, Ezik), sol uyruk proksimal iç yüzde 15x8 cm’lik yeşil renk ekimoz sokrutumu  şiş ve mor renk görünümünde olduğu pelvis proksimalinde 4x0,2 cmlik laserasyon sağ toraks lateralinde 18x17 cmlik alanda abrazyon sağ ön kol proksimanilinde ve dirsek iç yüzde abrazyonlar sağ kol  latarel iç yüzde 10x8 cmlik alanda yer yer ekimozlar, sol uyruk 1/3 distal medial iç yüzden diz medialine uzanan 15x9 cmlik alanda abrazyon, sol dizin 6 cm altında 8x0,4 cmlik laserasyon sol diz lateralinde 12x10 cmlik alanda abrazyon sol SİAS medialinde 8x2 cmlik abrazyon. Sağ ayak bileği iç ve ön yüzde çizgisel ekimozlar, sağ diz lateralde 7x5 cmlik abrazyon, sağ ve sol ayak bileği lateralinde yeşil renk ekimoz sağ gloteal bölge üzerinde yer yer ekimozlar olduğu her iki toraks palpe edildiğinde sağ hemitoraksta kırığa bağlı kreptasyonlar alındığı pelvis bölgesi palpe edildiğinde kırığa bağlı krepitasyonlar alındığı her iki torakstan enjektürle ponksiyon işlemi uygulandığında her iki torakstan kan gelişi olduğu (hemotoraks) olduğu tespit edildi.

Cesetten sistematik toksikolojik analiz amacıyla 2 tık kan 1 tüp göz içi sıvı örnekleri alındı. Otopsi yardımcılarına teslim edildi. Gerektiğinde DNA incelemesi yapılabilmesi için 2 adet FTA kartına kan leke örneği alındı bir tanesinde otopsi yardımcılarına teslim edildi. Kişinin ölümünün trafik kazası ile husulü mümkün genel beden travmasının tevlit ettiği multipil kod fraktörleri ve pelhis kırığı ile müterafik pnümotoraks hemotoraks sonucu meydana gelmiş olduğu kanatindeyim.”

Hazırlanan ön otopsi raporu, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Olası kastla yaşanıyor

Can’ın katledilmesi, zırhlı araçların yol açtığı cinayetleri yeniden gündeme getirdi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı Amed Temsilcisi (TİHV) Barış Yavuz, zırhlı araç çarpması sonucu ölümlerin, cezasızlık politikasının verdiği özgüvenle araçların umarsızca kullanılması sonucu yaşandığını ifade etti.

Kaza olarak göremeyiz

 Zırhlı araç çarpmalarını, kaza olarak görmenin mümkün olmadığını vurgulayan Yavuz, ”Kaza öngörülemeyen bir şeydir. Zırhlı araçların gerekli tekniğe sahip olmayan kişilerce kullandırılması, bir iradeyle hareket edildiğinin göstergesidir. Çarpma önemli değil, ne olursa olsun anlayışı var. Aracı kullananlar da herhangi bir cezai yaptırımla karşı karşıya kalmıyorsa bu sonuçlar ortaya çıkacaktır. Zırhlı araç kullanan herkes bu umarsızlıkla hareket edecektir” şeklinde konuştu.

Niye sadece Kürdistan’da?

 Yavuz, Kuzey Kürdistan’da zırhlı araçların çarpması sonucu yaşanan cinayetlerin nedenini şöyle açıkladı: ”Zırhlı araçları sürme donanımına sahip kişilere kullandırmamakta ısrar ediliyorsa, yaşanan ölümler taksirle değil, olası kastla yaşanıyor. Ölüm öngörülüyor ama umursanmıyor. Niye bunlar sadece burada yaşanıyor? Çünkü bu halk hiçbir zaman umursanmıyor. Her zaman ötekileştirme var. Burada ölse de önemli değil. Ölse de önemli değil bakış açısıyla gidersek kasten hareket ediyorlar. Eğer zırhlı araç sonucu ölümlerin hepsi kasten öldürmeyle ilgili sorumlu tutulurlarsa bir daha bu olaylar yaşanmaz.”

Cezasızlık kaldırılmalı

 Türkiye’de içselleştirilmiş bir cezasızlık kültürünün varlığına dikkat çeken Yavuz, şunları ekledi: ”Zırhlı araç kullanmasını bilmiyorsa ve bir kişinin ölümüne neden oluyorsa kamu bunu niye koruyor. Niye cezasızlık mütalaası veriliyor. Bir insanın ölümüne açıkça kasten sebebiyet verilmiş. Birçok kazada görüyoruz, gözleri önündeki olan yerlerde kaza yapıyorlar. Bir otobüs şoförü yola rastgele çıkmaz. Bu cezasızlık sana bu özgüveni veriyor, basıp gidiyorsun. Bütün ölümlerde bu var, umursamaksızın bir hareket etme var. Türkiye’de cezasızlığı zihnimizden kaldırmamız gerekiyor ki bir daha bunlarla karşılaşmayalım.” 

 

 AMED

 
 

Zırhlı araçlarla 37 cinayet

     

Can’ın katledilmesiyle Kürt kentlerinde zırhlı araçların çarpması sonucu son 10 yılda yaşamını yitirenlerin sayısı 37’ye yükseldi. Başlatılan soruşturma ve kovuşturmaların büyük çoğunluğu ‘cezasızlıkla’ sonuçlandırıldı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi’nce hazırlanan ‘Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Zırhlı Araç Çarpması Sonucu Meydana Gelen Yaşam Hakkı İhlalleri Araştırma Raporu’na göre, son 10 yılda en az 63 zırhlı araç çarpması olayı gerçekleşti. Bu çarpmaların sonucunda 16’sı çocuk, 6’sı kadın olmak üzere toplam 36 yurttaş yaşamını yitirdi, 85 yurttaş da yaralandı.

Zırhlı araç çarpmaları sonucu yaşamını yitiren çocuk ve yetişkinlere ilişkin polis ya da askerler hakkında açılan soruşturma ve kovuşturmalar ise ya takipsizlikle ya da çok düşük cezalarla kapatıldı. Bazı soruşturma ve kovuşturmaların sonuçları şöyle:

5 yaşındaki çocuk ‘kusurlu’

  • Amed’in Bağlar ilçesinde 6 Haziran 2018 günü Toplumsal Müdahale Aracı’nın (TOMA) çarptığı dedesi Mehmet Tekteki’nin (65) ölümünden 15 ay sonra 11  Eylül 2019’da aynı caddede yine zırhlı polis aracının çarpması sonucu 5 yaşındaki Efe Tektekin katledildi. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda Efe’ye çarparak ölüme sebep olan polis İ.A. hakkında ”taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 ile 6 yıl arasında değişen hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Trafik Kazası Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, 5 yaşındaki Efe Tektekin “asli kusurlu”, şüpheli polis İ.A. ise “tali kusurlu” bulundu.

Çocuğa çarpıp kaçtı

  • Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde, 9 Ekim’de evinin bulunduğu yolun kenarında duran 7 yaşındaki Hamza Öğdem’e zırhlı polis aracı çarptı. Çarpmayla birlikte sağ ayak kemiğinde kırıklar oluşan Öğdem, kaldırıldığı hastanede ayağındaki kırıklardan kaynaklı üç platin takıldı. Öğdem’e çarptıktan sonra kaçan zırhlı araç sürücüsü polis ise bugüne kadar bulunamadı.

Katliama takipsizlik!

  • Amed’in Lice ilçesinde, 2017’de zırhlı aracın çarptığı sivil araçta bulunan Fikri Demirbaş (53) ile annesi Zeynep Demirbaş (76), Mahmut Öner (74), Mevlüt Dağtaş (64) ve Abdulhamit Dağtaş (63) yaşamını yitirdi. Lice Cumhuriyet Savcılığı, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) sivil araç sürücüsü Fikri Demirbaş’ın “asli kusurlu olduğu” yönündeki raporunu gerekçe göstererek soruşturmada “takipsizlik” kararı verdi.

Deliller yok edildi

  • Mardin’in Dargeçit ilçesinde, 22 Nisan 2018’de geri geri giden polis zırhlı aracı, Suphiye Yakut’a (51) çarparak yaralanmasına neden oldu. Kente bağlı Bahçebaşı Mahallesi’ndeki Midyat Caddesi üzerinde meydana gelen olay sonrası Yakut, bacağından sakatlandı. Yakut’un yaralanmasına ilişkin S.G. adlı polis hakkında “taksirle yaralama” suçlamasıyla dava açıldı. Dava dosyasına giren Emniyet’in hazırladığı olay yeri ve görüntü inceleme tutanaklarında, zırhlı araca ait kamerasının çalışmadığı, yine olay yerini gören MOBESE ve bir otele ait güvenlik kameralarının da elektrik kesintisi nedeniyle kayıt almadığı iddia edildi.

İki çocuk katiline 19 bin TL ceza

  • Şırnak’ın Silopi ilçesinde, 3 Mayıs 2017’de evlerine giren panzerin altında ezdiği Muhammed (7) ve Furkan Yıldırım (6) kardeşlerin ölümüne neden olan zırhlı araç sürücüsü polis Ö.Y. ve onu görevlendiren amiri M.M. hakkında açılan dava, 19 Haziran 2019’da karara bağlandı. Mahkeme, Ö.Y.’ye verdiği 2 yıl 1 aylık hapis cezasını 19 bin TL para cezasına çevirirken, M.M. hakkında ise “beraat” kararı verdi.

Kirpiyle ezdi 2 yıl hapis

  • Amed’in Lice ilçesinde 14 Haziran 2017’de trafiğe kapalı Mümin Ağa Caddesi’ndeki PTT binası önünde Kirpi tipi zırhlı  araçla Pakize Hazar’ı ezen Uzman Çavuş S.K.’nin yargılandığı davada 8 Mayıs’ta karar çıktı. Lice Asliye Ceza Mahkemesi, ”taksirle ölüme sebep olmaktan” yargılanan Uzman Çavuş S.K.’ye 3 yıl hapis cezası verdi. Verilen cezada takdir yetkisi kullanan hakim, cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkisini dikkate alarak 2 yıl 6 aya indirdi.

Cezasızlık cesaretlendiriyor

 Yerleşim bölgelerinde “güvenlik” amacıyla bulundurulan asker veya polise ait zırhlı araçların kontrolsüz kullanımı sonucu meydana gelen vakalara ilişkin yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar, genellikle cezasızlıkla sonuçlandırıldı. İnsan hakları savunucuları, zırhlı araçların kullanımından sorumlu resmi kuruluşların ve kullanıcı kolluk personelinin, kullanımından doğabilecek olası risklere ve ihlallere karşı önleyici tedbirler almadıkları, özensiz ve keyfi davrandıklarını belirterek,  yaşanan olaylar sonrası faillerin beraat edilmesi ya da az ceza almasının failleri cesaretlendirdiğine dikkat çekiyor.

 
 

HDP binasına abluka

HDP Amed İl Örgütü binası, İmralı tecridine karşı DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in 8 Kasım 2018’de başlattığı açlık grevi eylemi ardından 20 Kasım 2018’den bu yana polis ablukası altında bulunuyor. Açlık grevinin sonlandırılması ardından bu kez 3 Eylül’den bu yana MİT ve Emniyet İstihbarat organizasyonuyla bazı kadın ve erkekler, çocuklarının dağa gönderildiğini veya Türk görevlisiyken alıkonulduğunu iddia ederek İl binası önüne oturtuldu. Polis de bu vesileyle ablukasını sürdürüyor.