
Brüksel'de temaslarda bulunan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, mülteciler üzerinden Türkiye ile pazarlığa girişen ve AKP'nin şantajına boyun eğerek Kürt illerindeki katliamlara sessiz kalan Avrupa Birliği ülkeleri ile kurumlarını eleştirdi.
Demirtaş dün Brüksel'deydi
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mülteci pazarlığının yapıldığı zirve öncesinde siyasi parti gruplarının toplantısı için sürpriz bir davet yapıldı. Avrupa Sosyalistleri Grubu, HDP Eşbakanı Selahattin Demirtaş’ı Brüksel'e davet etti. Demirtaş ile Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun aynı gün Brüksel'de ağırlanması Türk devletine "uyarı" mesajı olarak yorumlandı.
AB liderleri önce Demirtaş'la görüştü
Zira Demirtaş, Davutoğlu’ndan önce Avrupa Sosyalistleri Grubu liderleri, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Almanya'da Merkel'in koalisyon ortağı olan SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel, İtalya Başbakanı Matteo Renzi, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'ın yanı sıra Portekiz Başbakanı Aníbal Cavaco Silva ve Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras ile bir araya geldi. Brüksel'de ağırladıkları Demirtaş'tan brifing alan AB yetkilileri ile liderleri iki saat sonra ise Davutoğlu ile görüştü. Bu da "Davutoğlu ile görüşmeye eli güçlü gitmek isteyen Avrupalı liderler önce Demirtaş'la görüşerek stratejilerini belirledi" şeklinde yorumlandı.
AKP'nin şantajlarına boyun eğildi
Görüşmeye katılan HDP'li kaynaklardan aldığımız bilgiye göre Avrupa Sosyalist Grubu'nun organize ettiği toplantıda Demirtaş, Türkiye'de yaşanan katliamlar, insan hakları ihlalleri ve basın özgürlüğü konularında sunum yaptı. AB yetkililerine seslenen Demirtaş, Türkiye ile yapılan görüşmelerde insan haklarının sürekli ikinci plana atıldığını ve yaşanan mülteci krizi yüzünden AKP'nin şantajlarına boyun eğildiğini belirtti.
Demirtaş, Kürdistan'da yaşanan katliamlar karşısında AB'den Türkiye'ye yönelik net bir söylemin olamamasını ve AKP Hükümeti'ne yönelik hiçbir yaptırım kararı alınmamasını da eleştirdi. Buna karşılık toplantıda bulunan bütün temsilciler ise eleştirileri haklı bulduklarını ve tüm yaşananların Türkiye'nin İlerleme Raporları'na yansıtılacağını söyledi.
Erdoğan'a taviz verilmemeli
Demirtaş'ın toplantıda "Avrupa Birliği'nin temelleri, ilkeleri ve değerleri var. Bu değerler ve ilkeler çerçevesinde Erdoğan ve Türk hükümetinin çok net bir şekilde uyarılması, eleştirilmesi ve bu konuda taviz verilmemesi gerekmekte" dediği de belirtildi.
AB gözlemci göndersin
Demirtaş'ın Erdoğan tarafından sona erdirilen Türkiye'deki barış sürecinin yeniden başlatılması ve müzakerelerin sağlıklı yürütülmesi için Avrupa Birliği'nden gözlemci bir heyetin sürece müdahil olmasını istediği de öğrenildi. Toplantıya katılan yetkililer ise bu öneriyi değerlendireceklerini ve konuyu ilgili komisyonlara taşıyacaklarını söyledi.
Yarım ağızla uyarı olmaz
Demirtaş toplantı öncesinde basının sorularını yanıtlarken de benzer içerikte bir konuşma yaptı. Demirtaş Kürdistan'da yaşanan insan hakları ihlallerine AB'nin yarım bir ağızla uyarılarda bulunduğunu belirterek "Ortada bu kadar ciddi, bu kadar ağır insan hakları ihlalleri varken AB'nin ve Avrupa kurumlarının sessizliği anlaşılabilir bir durum değil" dedi.
AKP'nin suçlarına sessiz kalınamaz
Avrupa'nın Türk devletinin işlediği insanlık suçlarına sessiz kaldığına dikkat çeken Demirtaş, "Sur, Cizre ve Silopi'de yüzlerce insan yakılarak katledildi. Yüzbinlerce insan yerinden yurdundan edilerek sürgün edildi. Binlerce ev kullanılamaz hale getirildi. Tüm bunlar yaşanırken Türk devletine bu kadar sessizlik anlışır şey değil. Evet mülteciler konusunda Türkiye desteklenmeli. Ama Türk devletinin işlediği insanlık suçlarına bu yüzden sessiz kalınamaz" eleştirisi yaptı.
Mülteci istenmiyorsa barış için adım atılmalı
Yoğun göçe AB'nin politikalarının neden olduğuna dikkat çeken HDP Eşbaşkanı, "Avrupa'nın mültecileri baş ağrısı olarak görmek yerine dönüp Ortadoğu politikasında nerede hata yaptığına bakması lazım. Evet mülteciler geri dönmeli ama Türkiye'ye değil Suriye'ye yani kendi topraklarına dönmeli. Bunun için de orada barışın tesisi için adımlar atılmalı" dedi.
Merkel'i eleştirdi
Demirtaş bir soru üzerine mülteciler konusunda Türkiye ile yakın işbirliği yapılmasını savunan Almanya Başbakanı Angela Merkel'i şu sözlerle eleştirdi: "Merkel'in mülteciler konusunda Avrupa'nın değerlerine uygun davranmadığı düşüncesindeyiz. Sürekli Türkiye ile başbaşa toplantılar gerçekleştiriyor. Bu görüşmelerde de Almanya ile Türkiye arasında bazı gizli anlaşmaların yapıldığını düşünmekteyiz."
AB barış sürecine müdahil olmalı
Türkiye'de barış sürecinin yeniden başlatılması gerektiğini de yineleyen Demirtaş, bu konuda AB'den beklentilerini ise şöyle özetledi: "Şu an bölgede ağır bir çatışma ortamı var. Fakat karşılıklı sağlanan bir ateşkesin ardından tekrardan masaya oturulabilir. Bunun sağlanması için AB'nin de ciddi sorumluluklar yüklenmesi gerekiyor. Avrupa Parlamentosu'nda bir komisyon oluşturularak direk müdahil olacakları bir süreç başlatılabilir. AB daha fazla rol almaktan kaçınmamalı. AB müzakarelere gözlemci olarak dahil olabilir."
Özgürlükler pazarlık konusu olamaz
Demirtaş'ı Brüksel'e davet eden Avrupa Sosyalist Grubu'nun Başkanı Sergei Stanishev ise görüşme sonunda yaptığı açıklamada insan hakları ve basın özgürlüğünün pazarlık konusu yapılamayacağını söyledi. Stanishev, "Mülteciler konusunda Türkiye ile üzerinde uzlaşılan acil eylem planı bir an önce devreye sokulmalı. Mültecilerin yollarda yaşadıkları tehlikeleri ve ölümleri durdurmak zorundayız. Fakat tüm bunlar yapılırken Türkiye'de insan hakları ve basın özgürlüğü konusunda herhangi bir taviz vermemiz söz konusu olmamalı" dedi.
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA/BRÜKSEL
'Katil Davutoğlu defol'
Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu, AB yetkilileri ile görüşmek üzere geldiği Brüksel'de protesto ile karşılandı. Göstericiler Kürdistan'daki katliamlardan sorumlu gördükleri Davutoğlu'na "Katil defol" diye haykırdı.
Yüzlerce kişi Davutoğlu'nu protesto etmek için Avrupa Konseyi'nin bulunduğu Schuman Meydanı'nda sabah saat 10'dan itibaren toplanmaya başladı. Kürdistanlılar ile sosyalist dostları ve Alevi kurumlarının temsilcilerinden oluşan grup, Kürdistan'da gerçekleştirilen katliamdan Davutoğlu'nun sorumlu olduğunu dile getirdi. Eylemde sık sık 'Katil Erdoğan', 'Katil Davutoğlu', 'Terörist Türkiye' ve 'Kadın katili Davutoğlu Brüksel'den defol' sloganları atıldı.
Y. ÖZGÜR POLİTİKA/BRÜKSEL