Almanya Gündemi

Pazarı pazartesiye bağlayan gece saat 2:00’de, Federal Hükümetin 8 saatlik zirvenin ardından, merakla beklenen kararları açıklandı: 10 Euroluk muayenehane harcı kalkacak, çocuk bakım parası gelecek, emeklilik yükseltilecek ve ulaşım bakanlığı bütçesi büyütülecek. Genel seçimlere bir yıl kala hükümeti oluşturan CDU, CSU ile FDP’nin seçmenlerine dönük ‘hediye’, genel kamuoyuna yönelik de ‘uzlaşı‘ olarak sunduğu bu kararlar, şimdiden büyük bir tartışma başlattı. Ama tek tek maddelere bakalım.
2004 yılından beri hastalar, doktora gittikleri zaman 10 Euro muayene harcı ödemek zorunda. SPD-Yeşiller hükümeti döneminde devreye konulan bu uygulamanın amacı, hastaların daha az doktora gitmesini sağlamaktı. İstenen sonuç elde edilmiş olmazsa da, bu uygulama en çok düşük gelirli insanlar aleyhine işledi. Çünkü maddi durumu iyi olmayan bir insan için 10 Euro, rahatsız olduğu halde doktora gitmemesine sebep olabiliyor.
FDP, toplum açısından hiç de popüler olmayan bu uygulamanın kaldırılmasını sağlayarak esasen kendi popülaritesini yükseltme derdinde. Bu konu, daha bu hafta oylamaya sunulacak ve meclisten geçmesi durumunda 1 Ocak 2013’ten itibaren yürürlükte olacak. Kuşkusuz insanlar, bu yükten kurtulacakları için sevinecektir. Ama gerçek de şu ki, uygulamanın iptali nedeniyle yıllık olarak doğacak 2.1 milyar Euro açık, yüksek ihtimalle sağlık sigorta primlerinin yükseltilmesi ile kapatılacak. Dolayısıyla muayenehanede ödemeyeceğimiz harç, hesabımızdan kesilen sigorta aidatlarına eklenecektir. Sonuç olarak bize FPD’nin ‘hediyesi’ olarak sunulan bu karara aldanmamak gerekiyor.
Gelelim, muhafazakar Bayern’in partisi CSU’nun ‘lütfuna’. Bakım parası denen uygulama ile Ağustos 2013’ten itibaren – Bayern’deki eyalet seçimlerine kısa bir süre kala yani – 1 veya 2 yaşında çocuğu olan ailelere, çocuklarını kreşe göndermemeleri durumunda aylık 100 Euro ödenecek. Bu miktar, 2014’ten itibaren 150 Euro’ya yükselecek. Ayrıca bu parayı özel emeklilik kasası veya çocuklarının eğitimi için özel bir hesaba yatıranlara 15 Euro daha verilecek.
CSU, kendince böylece bir taşla iki kuş vuracak. Şöyle ki Almanya genelinde mevcut durumda 220 bin kreş yeri eksik. Her eyalet, bu durumu değiştirmekle yükümlü. Ancak üretime dahil olan anne-babaları ciddi biçimde zorlayan kreş açığının kapatılması için bütçe ayırılmalı. Çocuk başına bir yıllık kreş masrafları, yaklalık 10 bin Euro tutuyor.
Fakat 100 ya da 150 Euro bakım parası ile siyasi sorumlular işi yılda çocuk başına 1200 ya da 1800 Euro ile yırtabileceklerini sanıyor. Ve mesele sadece ekonomi ile de sınırlı değil. Bakım parası ile, çalışabilecek durumda olan anneler, evde kalıp çocuklarına bakmaları yönde cesaretlendirilecektir. CDU/CSU’nun ideolojik olarak da temsil ettiği muhafazakar-geleneksel aile profili böylece güçlendirilecektir.
Zirvenin ardından bize bir ‘müjde’ daha sunuldu. ‘Yaşam Verim Emekliliği’ (Lebensleistungsrente) şeklinde tercüme edilebilecek düzenleme ile, emeklilik yükseltilecekmiş. Devlet dairelerinde çıkarılan istatistiklere göre bir insanın Almanya’da yaşayabilmesi için gereken miktar olan 788 Euronun üstünde olacağı yüksek sesle reklamı yapılan bu yeni emeklilik düzenlemesi, emekliye 10-15 Euro zam getirecekmiş! Bu konuya ilişkin tepkilere karşı çıkan çalışma bakanı ise, emekliliğin en az 850 Euro olacağında ısrar ediyor. Haklı tabii. Ama söylemediği bir şey var: Bir tek 40 yıl boyunca düzenli bir şekilde emeklilik sigortası ödemiş olan, fakat bunun yanında özel tedbirler de almış olanlara en az 850 Euro ödenecekmiş. Bu kriteri yerine getirenlerin yok denecek kadar az olduğunu söyleyemeye gerek var mı?
Bu arada bakım parası düzenlemesinin meclisten geçmesi durumunda Federal Anayasa Mahkemesi’ne gideceğini beyan eden sosyaldemokratlar, emeklilik konusunda epey suskun. Yeşiller de öyle. Daha doğrusu seçim mitingleri gibi ortamlarda yüksek sesle hükümetin emeklilik politikasına karşı çıkan SPD ile Yeşiller, bu konuda nedense çok somut adım atmıyor. Nedense dedik de, nedenini bilmiyor değiliz.
SPD ile Yeşiller’in ortaklaşa hazırladığı uğursuz-neoliberal ‘Agenda 2010’un yürürlüğe girdiği 2001 yılından önce emekliler, son net maaşlarının yüzde 73’ünü alıyordu. Bugün bu oran yüzde 51’e düşmüş. 2030 yılına kadar ise emeklilik, son maaşın yüzde 43’üne kadar düşecekmiş. 2012 yılının sonundayız. 2020 yılında emekli olanların yarısının, emeklilik maaşları yaşamlarını sürdürmeleri için yetmediğinden sosyal yardım için başvurmak zorunda kalacağı tahmin ediliyor.
Son zirve sonuçlarını bize sunarken göz boyamaya çalışan hükümet ortaklarının ‘müjde’lerinin içi bomboş. Ama bugün basbas bağıran SPD ile Yeşiller de ikiyüzlü. Zira bugün tartışma konusu olan neoliberal politika örneklerinin zeminini oluşturan onlardı. O yüzden mevcut hükümetin alternatifini oluşturamazlar.