
Soykırım saldırılarının 115 günü bulduğu Şirnex, bayramı boş sokak, yıkılmış evler ve direnişin izleri; yasağın kalkması için gün sayan halkı ise çevre ilçe, belde ve köylerde kurdukları derme-çatma çadır ve çardaklarda karşılıyor. AKP yönetimindeki sömürgeci Türk devletinin tehcir politikasına karşı topraklarını bırakmayan Şirnexliler, su ve elektrik başta olmak üzere, pek çok konuda sıkıntı çekse de umudunu, dayanışmasını yitirmiyor.
Şirnexlilerin yerleştiği yerlerden biri de merkeze bağlı Nerex (Dağkonak) köyü. Göç ettikleri yerlerde Botan’ın coğrafyasından kopmayan Şirnexlilerin yerleştikleri Nerex de böyle bir özelliği taşıyor. Cudi Dağı eteklerine kurulu Nerex, Şirnex’e yaklaşık 30 km uzaklıkta. 90’lı yıllarda devlet tarafından halkı zorla koruculaştırılmak istenen bir köy olan Nerex, Şirnexlilerin göç etmesiyle sıkıyönetim altına alınmış durumda. Kırsal alanda olduğu için zaman zaman devlet güçlerinin top atışlarına da sahne olan Nerex, yaklaşık 20 gün önce, girişindeki Kêlgarizak mevkiinde meydana gelen patlamadan dolayı yolu trafiğe kapalı. Giriş-çıkışlarına izin verilmeyen Nerex’te, köylüler taşlı yolu kullanıyor.
Tüm bu zor şartlar altında bayramı 4 aydır Nerex’te kurdukları çadırlarda karşılayan Şirnexliler, yaşadıkları onca sıkıntıya rağmen yasağın kalkmasının ardından Şirnex’e gidip çadırlarını orada kuracaklarını belirtiyor.
‘Ölsek de topraklarımızda ölelim’
İkinci kez göçe maruz kalan Abdulkerim Güngen, yerleştikleri Nerex’te de güvende olmadıklarını, çünkü devlet güçlerinin Nerex’in kırsal alanlarını zaman zaman bombaladığını söyledi. Hasta babasının bakımının çadırlarda zor olduğunu dile getiren Güngen, yaşadıkları onca zorluklara rağmen topraklarını terk etmeyeceklerini ifade etti. Devletin Kürtlere gittikçe hayatı daralttığını dile getiren Güngen, “Ne kadar evimizi yakıp yıksalar da bizi öldürseler de topraklarımızı bırakıp metropollere gitmeyeceğiz. Biz ölsek de kendi toprağımızda ölelim” dedi.
‘Zulme karşı direnelim’
“Şirnex’e dönmek istiyor musunuz?” sorusuna, “Bir bebeği annesinde ayırabilir misiniz?” sözleriyle cevap veren Edip Güngen ise “Yasak kalktıktan sonra Şirnex’e gideceğim ve evimi göreceğim. Yıkılmış, paramparça olmuş, hiçbir şey kalmamışsa dahi bugün kurduğum çadırı orada kurarım. Yine de ayrılmam, nereye giderim. Ben buraya aidim. Benim kültürüm, halkım, yaşam tarzım her şeyim buraya ait” dedi. Güngen, son olarak Kürt halkına şu çağrıyı yaptı: “Bizim birlik ve beraberliğimizden başka bir kurtuluşumuz yok. Gelin Kürdistan’ın dört bir parçasında yaşayan Kürtler, birlik olalım. Bugün baskılara karşı birlikte duralım. Zulme karşı direnelim” ifadelerini kullandı.
Hüzün ve sevinci bir arada yaşayan Şirnexli çocukların da tıpkı büyükleri gibi gözü ve kulağı kentlerinden gelecek haberlerde. Bayramı direnişe çevirdiklerini dile getiren kadınlar, “Şirnex’te olmadığımız için bayramı buruk geçiriyoruz ama yine de birliğimizi beraberliğimizi yaşatmak amacıyla bayramı karşıladık. Bizler bayramda hüzünlendik ama bu hüznü direnişe çevirdik” dedi.
Roboskî yine karalarla
Şirnex’ın Qilaban (Uludere) ilçesine bağlı Roboskî köyünde savaş uçakları ile 28 Aralık 2011 tarihinde katledilen 34 yurttaşın aileleri Ramazan Bayramı dolayısıyla mezarlığa akın etti. 5.i bayrama da buruk giren aileler, köy meydanında bir araya gelerek mezarlığa kadar yürüdü. HDP Şirnex Milletvekili Ferhat Encu’nun de aralarında olduğu halk, her bir mezarı tek tek ziyaret etti. Yas tutan halk siyah elbiseler giyerken, şehitlerin fotoğrafları taşındı. Duygu yüklü ağıtların yakıldığı, ziyarette dualar okundu.
200’ü aşkın insanın yakıldığı Cizîr
Soykırım saldırılarının 3 aya yakın sürdüğü ve 200’ü aşkın insanın yakıldığı Cizîr’de (Cizre) de binlerce kişi bayram namazının ardından mezarlığına akın etti. Cizîr Asr-i ve Yafes Mezarlığına akın eden aileler, bayrama buruk girdi. DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve Cizre’deki kurum temsilcileri de mezarlıkta ailelerin acılarını paylaştı.
Silopiye çocuklarına ağladı
Silopiya (Silopi) ilçesinde halk, devlet güçlerinin soykırım saldırılarında katlettiği çocuklarının mezarlığına akın etti. Aralarından Silopiya Belediye Eşbaşkan vekilleri DBP, HDP ve MEYA- DER yöneticilerin yanı sıra yüzlerce yurttaşın katılımıyla Yenişehir Mahallesi’nde bulunan Şehitlik Mezarlığı ziyaret edildi. Aileler, kaybettikleri yakınlarının mezarları başında duygulu anlar yaşarken, gözyaşlarını tutamadı.
Türk işgal güçlerinin mezarlığın iç duvarına büyük harflerle “T.C” ve “Türk bayrağı” çizilmesi dikkat çekti.
Bayram sıradan bir gün oldu
Hezex’te 16 Şubat’ta başlayan ve 44 gün süren soykırım saldırılarının ardından girilen ilk bayramda, halk mezarlıklara akın etti. Turgut Özal ve Yeni mahallelerde yıkım ve talanın izleri canlılığını koruyor. Turgut Özal Mahallesi’nde evi saldırılar sırasında yakılan ve daha sonra da Şırnak Valiliği’nin kararıyla yıkılan Hezniye Bozkurt, bayramı sıradan bir gün gibi karşıladığını söyledi. Eşyalarının çalındığını, yağmalandığını dile getiren Bozkurt, evinde, toprağında yaşamak istediğini söyledi.
Kendi topraklarında sürgün yaşadıklarını ifade eden Nezir Sakçak da “Durumu görüyorsunuz, her şey ortada. İnsanlarda bayram heyecanı veya keyfi kalmadı. Cizre, Silopi, Nusaybin ve Şırnak hepimiz aynı durumdayız. Sıradan bir gün gibi geçiriyoruz” şeklinde konuştu.
Soykırımcıların da hayal kırıklığı yaşadığını da sözlerine ekleyen Sakçak, şunları söyledi: “Evlerini bahçelerini kendi imkanlarıyla onararak yaşamı yeniden kurmaya çalışıyorlar. Kıl çadırlarda bile kalsalar yine kendi toprakları üzerinde kalacaklar. Kimse yerini yurdunu terk etmedi.”
Ev yok, nereye gitsinler!
Çocukların ziyaret edeceği çoğu evin yıkık ve harap olduğunu vurgulayan Haydar Budak ise “Bayram çocukların bayramıydı ancak o da kalmadı. Çevrede olan akrabalar evleri yıkıldığı için diğer mahallelere göç etti. Çocuklar şimdi soruyor ‘Baba biz kime gidelim? Ev yok, nereye gitsinler” diye konuştu.
Anneler acılarını paylaştı
Avgamasiya Köy Mezarlığı’ndaki ziyarete (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, Şırnak Belediyesi Eşbaşkanı Serhat Kadırhan ve yerel yöneticiler de katıldı. 40 gündür kendisinden haber alınamayan DBP Şırnak İl Yöneticisi Hurşit Külter’in annesi Kerime Külter de mezarlığı ziyaret edenler arasındaydı. Şehit annelerine sarılarak acılarını paylaşan Külter, Şirnex direnişinde çocuğunu kaybeden bir annenin elini uzun süre tutarak birlikte dua etti. Acılarını birbirlerine sarılarak dindirmeye çalışan annelerin elini öpen DTK Eşbaşkanı Güven, “AKP bizi ne kadar bitirmeye çalışsa da ‘bitirdik’ dese de geriye kalan, o gençlerin ve Botan halkının direnişidir” dedi.
DİHA/ŞIRNAK
Nisêbîn’de bayram da yasak!
Kuşatma ve sıkıyönetimin 116. gününe girdiği Mêrdîn’in (Mardin) Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde, bayram namazının kılınması yasaklandı. PÖH elemanları tarafından belirlenen birkaç cami dışında diğer camilerde bayram namazının kılınması yasaklanırken, mezarlık ziyaretleri de engellendi. Sabah saatlerinde Hacılar Mezarlığı‘na gitmek isteyen ve aralarında barış annelerinin de bulunduğu çok sayıda yurttaşın etrafı zırhlı araçlarla sarıldı. Yurttaşlar, “üzerinize kurşun yağdırırız” şeklinde tehdit edilerek engellendi. Bayram günü her sokak başına zırhlı araçlar konuşlandırıldı. Yurttaşlar yasağa rağmen kapı kapı dolaşıp bayram ziyaretinde bulunmaya devam etti.
Sokaklar boş kaldı
Demokratik İslam Kongresi (DİK) öncülüğünde Amed’in Kayapınar ilçesindeki Parkorman’da bir araya gelen yüzlerce kişi bayram namazı kıldı. Aylar süren saldırılarda bomba seslerinin bir an olsun dinmediği, 6 mahallesinde halen sokağa çıkma yasağının sürdüğü Sur ilçesine bayram uğramadı. Çocukların şeker toplamak için dört gözle beklediği Sur sokakları boş kaldı. Birçok mahallesi yasaklı veya polis ablukasında olduğu için bayram ziyaretleri de gerçekleşmedi.
İstanbul’da karanfiller bırakıldı
Bayramın ilk gününün mezarlık ziyaretiyle geçtiği kentlerden birisi de İstanbul oldu. İstanbul’un Kanarya, Gazi, Ihlamurkuyu mahallesi ile Sultanbeyli ilçesinde aileler, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde şehit düşen yakınlarının mezarlarını ziyaret etti. Mezarlık ziyaretlerine HDP’li vekiller Garo Paylam, Hüda Kaya, Erdal Ataş ile HDP İl ve ilçe yöneticileri de katıldı. Karanfiller bırakılarak, dualar okundu.
‘Xweda mala Erdoğan xerakê’
Gever’de bayramın ilk günü HPG, YPG, YPJ savaşçıları ile öz yönetim alanlarında şehit düşen direnişçilerin mezarları ziyaret edildi. Esneyurt Mahallesi’ndeki Bajırge Şehitliği’ndeki mezar ziyaretine HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan ile HDP Urfa milletvekilleri de katıldı. Duaların okunduğu, gözyaşı ve isyanın hakim olduğu mezarlıkta “Xweda mala Erdoğan xerakê/Allah Erdoğan’ın evini yıksın” bedduası yükseldi. Mezarlık ziyareti ardından vekiller ev ziyaretlerinde bulundu.
Bayrağı hiç düşmedi
Amed’de 5 Temmuz 1991 tarihinde JİTEM tarafından katledilen Halkın Emek Partisi (HEP) Amed İl Başkanı Vedat Aydın, Sur ilçesindeki Mardinkapı Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı. Anmaya Aydın’ın ailesi, DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, HDP milletvekilleri, Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları ile çok sayıda yurttaş katıldı. Tuncel, “Vedat Aydın’ın katledilmesinin üzerinden 25 yıl geçti ve uğruna yaşamını yitirdiği mücadele bayrağı hiç düşmedi” dedi.
Bayram sabahı da ‘Savaş’ dediler
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, bayram sabahı verdikleri mesajlarda, “Savaşa devam” dedi.
Erdoğan, Bayram Namazı sonrası gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kürdistan’daki operasyonlara ilişkin de konuşan Erdoğan, “Sonu bunun çok hayırlı olacak öyle düşünüyorum, öyle inanıyorum ve mücadelemizi de askerimizle, polisimizle, köy korucularımızla birlikte kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Ramazan’da sürdüğü gibi sonrası bu çok daha tempoyu artırarak devam edecek” dedi.
Bayram Namazını Eyüp Sultan Camii’nde kılan Başbakan Binalı Yıldırım ise “Bu mücadele devam edecek. Bu, Türkiye’nin gelecek mücadelesi, istikrar mücadelesi, beka mücadelesidir. Evelallah milletimiz müsterih olsun; elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı.