Seçim, koalisyon derken, iş seçim hükümetine geldi dayandı. HDP'nin seçim hükümetinde yer alacağını yaptığı açıklamalardan biliyoruz. Ve nihayet üç bakanla temsil edileceği ve bakan adaylarının isimleri de netleşti. 

AKP halen tahrik ederek HDP'yi bir kör döğüşüne çekmeye çalışsa da belli ki bu nafile bir çaba. HDP, bakan olacak partililerin isimlerinin AKP tarafından belirlenmiş olması gibi absürd bir duruma dahi takılmayarak kararlılığını göstermiş oldu. 

HDP'nin kararları sadece AKP yi boşa çıkarmayı amaç edinmiyor elbette. HDP seçim çalışmalarında ortaya koyduğu programı ile aday listesinin niteliği ile başka bir pencereyi araladı ve güven kazandı. Semeresini de aldı. Şimdi bu güvenin yüklediği sorumluluğa uygun hareket ediyor. Aynı kararlılık ve özgüvenle yoluna devam ediyor. 

Parlamentoya girmek için harcanan emeğin ve kendisine bağlanan umudun hakkını veriyor yani. Hem söylemlerinde, duruşunda kararlılığını koruyor hem de kendisini oyun dışına atmaya çalışanlara papuç bırakmıyor. Kürtler tekrar ölümlerle, işkencelerle, zindanlarla sınanırken, kan kusup kızılcık şerbeti içmiş gibi davranıyor. Bu da karşısındakileri gittikçe daha fazla kızdırıyor ve yanlış yapmalarına neden oluyor.

En yakın örneği malum; AKP'nin ve MHP'nin çatışmalı ortama geri dönülmüş olmasından dolayı agresif, suçlayıcı yaklaşımları HDP yerine kendilerini vurdu. Tüm bu çabalar Selahattin Demirtaş'ın yarattığı sempatik havayı bozamadığı gibi gerçeklerin daha da görünür olmasını sağladı. AKP'yi de MHP'yi de halkın gözünde bir adım geri düşürdü. 

Hükümetin, polisin ve askerin canını hiçe sayan pervasız tutumu askerden de polisten de görünür negatif tepkilere neden oluyor öte yandan. Nihayetinde can tatlı ve asker ya da polis AKP için ölmek istemiyor. AKP de polisine ve askerine güvenmiyor zaten. Hükümetin saldırıyı yoğunlaştırdığı Kürt illerine 90'lı yılların özel harekatçı ekiplerini getirmek zorunda kalmasının bir nedeni de bu olsa gerek. 

HDP'nin hükümette yer almaya karar vermesi zor bir karar. Neticesi açısından, bir tarafı HDP dışı güçleri ilgilendiriyor. HDP'yi terörist ilan eden, hakaret eden, asılsız suçlamalarla zan altında bırakan ancak son durumda istemese de bir tutum değişikliğine gitmek zorunda kalacak olan AKP için tükürdüklerini yalama vakti, diyebiliriz buna. 

Bu kararın diğer tarafı doğrudan HDP'yi ilgilendiriyor. Sesini boğmak isteyenleri boşa çıkaracak bir hamle olmakla birlikte, AKP gibi oyuncu, sicili kirli bir parti ile hükümet olmak kolay değil. Bir yandan çamurun üzerine sıçramasına engel olacaksın, diğer yandan seçmen tarafından onaylanan programına sadık kalacak ve sana bağlanan umutları kırmayacak hatta büyüteceksin. Tüm bunları yapabilmek için de öncelikle bugüne kadarki diplomatik ilişkilerin, teamüllerin yerine AKP'ye yedeklenmeyeceğin bir tarz geliştireceksin.