
KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı, BDP’nin kazandığı merkezlerde seçim sonuçlarının değiştirilmek istenmesine ilişkin yazılı açıklamada bulundu. AKP devleti ve tüm düzen partilerinin BDP’nin başarısını hazmetmeyip, hırçınlaşan, saldırgan bir tutum içinde olduklarına işaret eden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, AKP devleti, CHP, Gülen Teşkilatı ve MHP Kürdistan'da halkımızın haklı ve demokratik iradesine karşı ortak bir strateji ve planla hareket ettiklerini hatırlattı. Kürt halkının seçimlerde iradesini Demokratik Özerklikten yana kullanacağını bildikleri için devlet medyası üzerinden ‘Kürtler demokratik özerkliği ilan ve inşa edecek’ propagandasını geliştirerek her türlü hile, yalan, entrika ve saldırılarına zemin hazırlanmaya çalışıldığını kaydeden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, ortak strateji ve planlarını her ne koşulda olursa olsun 'BDP kazanmasın Kürtler kendi öz yönetimlerine kavuşmasın' üzerine kurulduğunu vurguladı. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bunun için yapılanları şöyle sıraladı:
* Seçim propagandası sürecinde birçok aşiretlerle görüşmeler gerçekleştirmiş, Kürtler arasında güvensizlik yaymaya çalışmış, bunu adeta bir psikolojik savaş düzeyinde yürütmüş,
*l BDP’nin adaylarını karalayarak toplumda güvensizlik ve moral bozukluğunu yaratmak istemiş,
* asker, polis, korucu ve para gücüyle Kürtlerin birliğini ve iradesini dağıtmayı ve kırmayı hedeflemiştir.
* Kürdistan’da birçok ilçe ve beldelerde sandıklarla oynanmış, BDP’nin oyları çalınmış, yırtılmış, mükerrer oylar kullanılmıştır.
* Dışarıdan asker, polis ve memurlar getirtilerek oy kullandırılmıştır.
* İnsanlar açık oy kullanmaya zorlanmışlardır.
Devletin oluşturduğu bu stratejinin amacının Kürdistan halkının öz yönetimine kavuşma iradesini kırmak, Türkiye'de ise HDP’ye yoğun saldırılar gerçekleştirerek demokratik halk muhalefetinin önünü kesmek olduğuna dikkat çeken KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, "CHP’nin ve MHP’nin bu strateji ve plan doğrultusunda AKP’nin yedeğine düşüp bir devlet politikasıyla hareket ettikleri açıktır."
Seçim kurulları devletindir
Ceylanpınar, Viranşehir, Birecik, Kozluk, Kurtalan, Ağrı, Ahlat, Kağızman, Gevaş, Dağpınar, Tatvan ve Norşin’de halkın oylarının resmen çalındığını, yırtılıp yakıldığını ve kaybedilduğunu anımsatan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, şöyle devam etti: "Demokratik yöntemlerle kazanamayan devlet, her türlü hile ve zor yoluyla buraları kazanmak istemektedir. Yüksek Seçim Kurulu, il ve ilçe seçim kurulları AKP devletinin bu politikalarına alet olmuştur. AKP’nin hiçbir somut bilgi ve belgeye dayanmadığı halde yaptığı tüm başvurular derhal kabul edilirken BDP’nin görüntülü ve görüntüsüz çok açık ve somut bilgi ve belgelere dayalı hiçbir itiraz başvurusu kabul edilmeyip derhal reddedilmiştir. Dolayısıyla seçim kurullarının AKP’nin birer yan örgütü ve kuruluşları gibi hareket ettikleri tescillenmiştir. Ceylanpınar, Birecik, Viranşehir, Ağrı, Ahlât, Kozluk ve birçok ilçe ve beldelerde yaşanan durum budur."
Siyaset kanalları kapatılıyor
Böylece AKP’nin demokratik siyaset kanallarını nasıl kapattığının, demokratik mücadele zeminini nasıl yok ettiğinin açıkça görüldüğünü ifade eden Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, "Kürtlere demokratik siyaset ve mücadele kanallarının bu kadar kapatıldığı bir durumda Kürtlerden istenen aslında tüm değerlerine ters düşerek teslim olmak ve boyun eğmektir. Ama Kürt halkı, tarih boyunca hiçbir zorbalığa boyun eğmemiştir. Son 40 yıllık mücadele sürecinde ağır bedeller pahasına gösterdiği onurlu ve görkemli direniş ve bu mücadelenin ortaya çıkardığı sonuçlar gözler önündedir. Hiç kimse Kürtlerden boyun eğme ve teslim olma beklentisi gafletine düşmemelidir. Kürt Halkı elbette direnecektir. Oylarına, onuruna ve namusuna her koşul altında sahip çıkacaktır. Halkımızın Ceylanpınar, Birecik, Ahlat, Tatvan, Ağrı ve Kürdistan'ın diğer yerlerinde gösterdiği direniş bu anlamda meşru, haklı, demokratik ve saygıdeğerdir" dedi.
Ceylanpınar'ın önemi
Ceylanpınar’ı Rojava Devrimi karşısında El-Nusra gibi çetelerin kullandığı bir üs olarak değerlendiren AKP'nin bu nedenle tüm gücüyle saldırdığını; silahlı çetelerin halka saldırdığı, açıkça ve zor yoluyla Ceylanpınar’ı BDP’den almaya çalıştığını belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, "Halkımızın AKP’nin bu anti-demokratik, zorbalığa dayalı, faşist saldırılarına karşı geliştirdiği direniş haklı ve meşru bir direniş olduğu gibi aynı zamanda bir demokrasi mücadelesi olmaktadır. Bu halkın kendi iradesine, onuruna ve geleceğine sahip çıkma mücadelesidir" diye vurguladı.
Serhildan çağrısı
Tüm Kürdistan halkının yüreğini ve iradesini direnen Ceylanpınar, Viranşehir, Ahlat, Ağrı ve Tatvan halkının yüreği ve iradesiyle birleştirerek serhildana kalkmasını isteyen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şöyle tamamladı: "AKP’nin geliştirdiği saldırı ve halkın iradesini yok sayma zihniyeti sadece Ceylanpınar, Viranşehir ve diğer direnen halkımıza yönelik olmayıp tüm Kürdistan halkına yöneliktir. AKP’nin bu saldırılarına karşı halkımız Kürdistan'ın her tarafında ve metropollerde tam bir ulusal birlik ve özgürlük ruhuyla seçim sonuçlarına sahip çıkmalı ve sonuç alınıncaya dek serhıldanlar yükseltmelidir. Artı şu gerçeklik ortaya çıkmıştır; AKP’nin zorla ele geçirmek istediği yerlerdeki belediyelerin halkımızın nezdinde hiçbir meşruiyeti olmayacak ve halkımız bunu kabullenmeyecektir.
AKP’yi bir kez daha uyarıyoruz. Kürdistan halkının iradesine saygı göstermelidir. Hile, entrika ve zorbalığa dayalı tutumundan bir an evvel vazgeçmelidir. Aksi durumda halkımızın bu anti- demokratik ve zalimce yaklaşımlara misliyle cevap vereceği kesindir. Hiçbir hile ve saldırı karşılıksız kalmayacaktır. Kürdistan halkı Türkiye’nin devrimci demokratik güçleriyle birlikte mücadelesini daha büyük bir inanç ve kararlılıkla sürdürecektir.”
ANF/BEHDİNAN