
AKP Hükümeti’nin iktidarında 180’i aşkın çocuk Türk devlet güçleri tarafından katledildi. Hesap sorulmak bir yana, işlenen cinayetlerin faillerinin bulun(a)madığı çocuk infazlarının sonucunda tecelli eden adalet ise genellikle birkaç bin lirayı geçmeyen tazminat. Devletin sonlandırdığı yaşamlara karşılık verilen hukuk mücadelesini para cezasıyla kapatma arayışına bir yenisi daha eklendi. 12 yaşındayken katledilen Ceylan Önkol’un ölümüne ilişkin ailesince, devlet aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat talebi karara bağlandı. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi, çocukları katledilen aileye 28 bin 208 lira 85 kuruş maddi tazminat ödenmesine hükmederken, manevi tazminat talebini ise reddetti. Aile avukatı Rahşan Bataray Saman, kararın bozulması için Danıştay’a itirazda bulundu.
28 Eylül 2009 günü Amed’in Lice İlçesi’ne bağlı Şenlik köyü Hambaz mezrasında, hayvanlarını otlattığı sırada Yayla Karakolu’ndan atılan bomba ile katledilen Önkol’un ölümüyle ile ilgili 5 yıldır devam eden soruşturmada bir arpa boyu bile yol alınamamıştı. 4 Nisan 2013 tarihinde ise Önkol’un ölüm nedeniyle ilgili şüpheliler hakkında, “görevini kötüye kullanmak” suçlamasıyla açılan soruşturmada, Lice Cumhuriyet Savcılığı tarafından takipsizlik kararı verildi. Bununla yetinmeyen savcılık, Nisan 2014 tarihinde bu kez dosyadaki mevcut delil ve raporların faillerin tespiti için yetersiz olduğunu iddia ederek, faillerin tespit edilmemesinden dolayı “daimi arama” kararı verdi. Verilen bu karar, dosyanın zaman aşımı ile yüz yüze bırakılması olarak yorumlandı. Önkol katledildikten bir yıl sonra avukatlar dava dosyasını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. AİHM’e giden davadan da bugüne kadar herhangi bir sonuç çıkmış değil.
18 aylık Mehmet için 20 bin 59,90 TL
Sadece Önkol ailesi değil devlet güçleri tarafından katledilen çok sayıda Kürt çocuğunun ölümüne ilişkin açılan davalar benzer şekilde sonuçlandı. Bu çocuklardan biri henüz 18 aylık iken katledilen Mehmet Uytun. Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde, 9 Ekim 2009 tarihinde yapılan bir gösteri sırasında bir askerin attığı gaz bombasının başına isabet etmesi sonucu Uytun, ağır yaralandı. 10 gün hastanede yaşam mücadelesi veren bebek, küçük bedeniyle hayata daha fazla tutunamayarak yaşamını yitirdi. Kamuoyu onu “annesinin kucağında vurulan bebek” olarak tanıdı. Ölümü üzerine açılan dava dosyası ise 4 yıl boyunca birçok mahkeme gezdi. Mardin İdare Mahkemesi 19 Şubat 2014’te görülen davada Uytun için ailesine 20 bin 59,90 TL maddi tazminat ödenmesine hükmetti.
Yine Amed’in Kulp İlçesi’ne bağlı Alaca köyü Şenyayla mevkindeki evlerinin yakınındaki arazide, tıpkı Ceylan Önkol gibi 8 Ağustos 2012 tarihinde koyun otlattığı sırada oyuncak sanıp eline aldığı bir cismin patlaması sonucu 8 yaşındaki Sera Yavuz yaşamını yitirdi. Diyarbakır Valiliği ‘Terör ve Terörden Doğan Zarar Tespit Komisyon Başkanlığı’na 4 Nisan günü yapılan tazminat başvuruları üzerine ailesine cenaze yardımı için bin 104 lira 72 kuruş, ölüm için ise 25 bin 842 lira 95 kuruş tazminat bedeli ödendi.
Ceylan, Mehmet ve Sera gibi 21 Kasım 2004 günü, Mardin Kızıltepe’deki evlerinin önünde polisler tarafından babası ile birlikte “terörist” iddiasıyla katledilen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz için de adalet çok farklı tecelli etmedi. Türkiye’de açılan davada faillerden hesap sorulmayınca dava dosyasının taşındığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşama hakkını düzenleyen 2. Maddesini ihlal ettiğine karar vererek, Anne Makbule Kaymaz’a 65 bin Euro maddi, 50 bin Euro manevi tazminat; Emine Kaymaz’a 5 bin Euro maddi, 15 bin Euro manevi tazminat ve Reşat Kaymaz’a 5 bin Euro manevi tazminat ödemesine karar vermişti.
ÖMER ÇELİK/DİHA/AMED