
Suriye'de 6 yıldır devam eden iç savaştan çıkışın son kapısı açıldı. Ülkenin doğusundaki haritayı şekillendirecek Dêrazor sahasındaki gelişmeler, Suriye'nin geleceğini de belirleyecek. Dêrazor’un ardından Türkiye'nin bir kez daha denklem dışı kalacağı İdlib artık çatışmaların son kapısı olacak.
Savaş gelip en zorlu kapıya dayandı. Bir yandan QSD’nin yıllarca DAİŞ’in başkenti olarak Reqa'daki kuşatması biraz daralıp sona gelindi. Diğer yandan Dêrazor bölgesinde de operasyonlar artık DAİŞ’in varlığını sonlandıracak. Dêrazor bir anda kilit kapı olarak anılmaya başlandı.
Dêrazor neden önemli?
İç savaşın başladığı günden bu yana savaşın gidişatı konusunda gözlerden uzak olan Dêrazor’un Halep ve Reqa'dan sonra Suriye'nin geleceğinin şekillenmesinde bu kadar stratejik bir öneme kavuşmasının nedeni elbette sadece kent kırsalındaki petrol yatakları değil. Suriye'nin çöllerin ortasındaki tek tarım bölgesi de olan Dêrazor aynı zamanda burayı kontrol edecek güçler açısında ekonomik bir merkez.
Dêrazor'u önemli kılan bir diğer husus ise Irak'a açılan kapı olması. Kentin güneydoğusunda Irak'a açılan El Bukemal sınır kapısı var. Irak'ın El Kaim sınır kapısına açılan El Bukemal'ın QSD’nin denetimine geçmesi durumunda Irak'tan Suriye'ye açılan tüm sınır kapılarını da kontrol altına almış olacak. İran'ın Irak tarafındaki Haşdi Şabi Güçleri ile Suriye tarafında bulunan Hizbullah ve Suriye rejim güçlerini Irak-Suriye sınırında birleştirmek istemesinden dolayı buranın kaybedilmesi demek böylesi bir koridorun oluşamayacağı anlamına gelecek. İran’ın ilk günden bu yana Suriye politikasını şekillendiren hususlardan biri de buydu. Buna karşı ABD'de de sahadaki müttefikleriyle bu alanı tutarak Suriye-Irak sınır hattını tamamen kontrolü altında tutmak istiyor. Bu bölgeyi kontrol altına almak aynı zamanda zengin petrol yataklarının da kontrolünü sağlamak anlamına geliyor. Burada denetimi kazanacak taraf, savaş sonrası dengelerde önemli bir avantaj sahibi olacak.
QSD, rejimle karşı karşıya gelir mi?
Haziran’da başlayan operasyonda BAAS ordusu geçtiğimiz hafta 3 yılı aşkın süredir tamamen kuşatmada olan kentte girdi. Kentteki DAİŞ kuşatmasını kıran rejim güçleri, şu anda kent merkezinin bir kaç noktasında operasyonlarını sürdürüyor. Ancak kentin Fırat'ın diğer yakasında kalan bölümlerine dönük herhangi bir hareketliliği yok. QSD’nin de bu noktaya kadar gelmiş olması önümüzdeki günlerde olası bir çatışma riskini barındırıyor. QSD’nin Fırat'ın hat olarak belirlemesi ve kentin doğusunu tamamen denetime alması bekleniyor. Bu durumda BAAS güçlerinin Irak'la bir bağlantısı olmayacak ve Suriye'nin doğusu tamamen QSD’nin denetimine geçmiş olacak. Bunu istemeyen BAAS ve ittifaklarının harekete geçmesi de yine çatışma riskini gündeme getirecektir.
QSD kent sınırlarında
Reqa operasyonu devam ederken 9 Eylül’de Cizîr’in Fırtınası Hamlesi'ni başlatan QSD savaşçıları, Fırat'ın kıyısındaki yerleşim yerlerine ulaştı. Rejim güçleriyle aralarındaki mesafe bir nehrin genişliğine kadar düştü. Operasyon öncesinde QSD’nin Fırat'ın güney yakasına geçeceğine dair tartışmalar yapılsa da sahadaki gelişmeler şu an için böylesi bir planlamanın olmadığını gösteriyor. Ancak operasyonun Fırat nehrini takip ederek güney hattına doğru genişleyerek ilerlemesi bekleniyor. Fırat nehrinin, Tebqa bölgesi dışında kalan bölgelerde Suriye rejimi ile QSD arasında doğal bir sınır olarak çizilmiş olması, QSD’nin bu bölgede Fırat'ın diğer yakasına geçmeyeceğinde işareti olarak okunuyor.
Dêrazor sonrası ne olacak?
Dêrazor'un bölgesinin de tamamen DAİŞ’ten alınmasıyla ve Suriye rejimi ile QSD’nin bu bölgede hedefledikleri operasyonları tamamlaması, artık Suriye'nin doğusunda haritanın şekillenmesi anlamına geliyor. Burada oluşacak denge de sona gelinen savaşta ilişkilerin hangi yöne seyredeceği ve nasıl bir etki yaratacağının emaresi olacak. Reqa ve Dêrazor sonrası DAİŞ neredeyse Suriye'de etkinliğini kaybedecek. Suriye'nin doğusu da QSD ve Suriye rejimi arasındaki ilişkilerle yeni döneme kapı aralayacak.
Çıkış kapısı İdlib
Her ne kadar şu anda gözler Dêrazor ve Reqa'ya çevrilmiş olsa da Suriye savaşında çıkış kapısı İdlib olacak. DAİŞ, Reqa ve Dêrazor yenilgileriyle Suriye'de tamamen güç kaybedecekken bu kez 30 bine yakın radikal dincinin bulunduğu İdlib ve buraya dönük operasyon gündeme gelecek. İdlib'e dönük operasyonda sahadaki güçlerin adımlarının ne olacağına dair senaryolar tartışılsa da savaşın galipleri olan QSD ve Suriye rejimi ile birlikte ABD ve Rusya açısında burası büyük bir önem taşıyor.
Kaybeden Türkiye oldu
İdlib operasyonu Suriye'nin de artık masada tartışılacağı bir döneme kapı aralayacak. Suriye'de bir tarafta rejim bir tarafta da Kürtler öncülüğünde hareket edenler bu savaşın kazanan tarafında otururken, ilk günden bu yana Kürt karşıtı politika izleyen Türkiye, Suriye'de de şimdiden kaybeden taraf olmuş gibi görünüyor. İlk günden bu yana Reqa için hesaplar yapan ancak bu hesapları El Bab'tan ileriye gidemeyen Türkiye'nin İdlib’de de denk dışında kalması bekleniyor.
AMED
QSD 48 saatte Dêrazor’a ulaştı
QSD, Cizîr Fırtınası Hamlesi çerçevesinde 48 saatte Dêrazor kapısına dayanmayı başardı. QSD, Fırat Nehri’nin doğusunda geniş bir alanı özgürleştirerek, DAİŞ’e yardım yollarını kesti.
QSD, Reqa hamlesinin yanında Cizîr Bölgesi kapsamına giren Dêrazor ve Fırat Nehri’nin doğusundaki alanları özgürleştirmek için Cizîr Fırtınası Hamlesi’ni sürdürüyor. İki koldan başlayan hamlenin Ebu Fas kolundaki savaşçılar, 67 kilometre ve Ebu Xeşeb kolundakiler ise 47 kilometre ilerlerdi.
Hamlenin başladığından bu yana savaşçılar El Hicêfat, Humir El Tewîl, El Erbîdî, El Malîha, Reqeb ve El Hikûmê gibi birçok köy ve alanın yanında Dêrazor sanayi bölgesini tamamen özgürleştirdi. Bununla birlikte çetelerin Dêrazor üzerinden Hesekê’ye saldırı girişiminde kullandığı Dêrazor-Hesekê Yolu da savaşçılar tarafından kesildi.
Dêrazor Askeri Meclisi Komutanı Ehmed Ebû Xewla, DAİŞ’in kente doğru ilerleyişi birçok yöntemle durdurmaya çalıştığını belirterek, buna rağmen ilerlemeye devam edeceklerini söyledi.
4 bin Dêrazorlu göçmen
Hamlenin başlamasıyla QSD’nin sivillerin kurtarılması için oluşturduğu özel ekipler, sivilleri kurtararak El Sed Kampı’na ulaştırıyor. El Sed Kampı yönetiminden Şems İsa, göçmen sayısının artması ve kampta yeterli yerin olmaması sebebiyle Cizîr Fırtınası Hamlesi’nin başında kamptaki 12 bin göçmeni QSD tarafından özgürleştirilmiş güvenli bölgelere sevk ettiklerini hatırlattı.
Şems İsa, 4 bin sivilin QSD tarafından kurtarıldığını söyleyerek, ilerleyen günlerde göçmen sayısının artacağını belirtti.
DÊRAZOR