
1 Nisan’da yapılacak ‘Suriye’nin Dostları’ Konferansı’nda Türkiye’nin yardımıyla ‘Suriye’nin tek meşru temsilcisi’ sıfatını almak isteyen Ulusal Konsey, Kürtlerin ayrılmasıyla bu iddiasını yitirmişti. Kürtler, gelecek planında hakları anayasal güvenceye alınmadığı için Konsey’den kopmuştu. Ancak ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un “Muhalefet tüm Suriyelilerin haklarını koruyacağı sözü vermeli” uyarısını dikkate alan Konsey, dün Kürtlerin geri dönmesi için bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Yapılan açıklamada, Suriye’deki Kürt sorunu konusunda Konsey’in tavrının, Tunus’ta düzenlenen ‘Suriye’nin Dostları’ Konferansı’nın sonuç bildirgesine dayandığı belirtildi. Sözkonusu bildiride, “Konsey, Kürt kimliğini anayasal olarak tanımakta ve Kürt sorununun ülkedeki genel mücadelenin bir parçası olduğunu kabul etmektedir. Konseyin konuya bakışı, Suriyeli Kürtlere uygulanan zulmün bitirilmesi, zarar görenlerin zararlarının tazmin edilmesi, Kürt kimliğinin tanınmasını esas almaktadır. Kürt sorununun çözümü Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde gerçekleşecektir” denilmişti.
ABD’den gelen uyarıdan sonra Müslüman Kardeşler örgütü de ağız değiştirdi. Türkiye ile Kürt karşıtlığı konusunda anlaşan ve Ulusal Konsey’de alınan kararlarda belirleyici olan Örgüt, Esad sonrası dini özgürlüklerin olduğu ‘demokratik ve sivil bir Suriye’den yana olduğunu duyurdu. Esad sonrasında yönetimi diğer gruplarla paylaşmak istediklerini açıklayan örgüt, “Suriye’yi tek başlarına kontrol etmek istemediklerini” savundu.
ŞAM