Darbe girişimi ardından ilan edilen OHAL ile birlikte ‘şüpheli’ asker ölümlerinin tekrardan artmasından kaygılanan Şüpheli Ölümler ve Mağdurları Derneği Başkan Yardımcısı Rıza Doğan, zorunlu askerliğin sorgulanmasını istedi. Vicdani Retçiler de iktidarların şiddet koşullarından beslendiğini belirterek, herkese “Militarizmi hayatızdan çıkarın, reddedin, askere gitmeyin” çağrısı yaptı. 

Darbe girişiminin ardından yaşananlarla birlikte, yıllardır kışlalarda yaşanan ‘şüpheli’ asker ölümleri ve zorunlu askerlik yeniden gündeme geldi. 


2 bin 220 şüpheli ölüm

Çocukları askerdeyken ‘şüpheli’ bir şekilde ölen ailelerce kurulan Şüpheli Ölümler ve Mağdurları Derneği’nin verilerine göre Türkiye’de son 22 yılda 2 bin 220 asker şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. 1991 ile 2002 yılları arasında 973 asker ‘şupheli’ bir şekilde öldürülürken bunların büyük bir kısmı bu dönemde OHAL’in devam ettiği Kürdistan’daki askeri kışlalarda yaşandı. Şüpheli Ölümler ve Mağdurları Derneği Başkan Yardımcısı Rıza Doğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile ‘şüpheli’ asker ölümlerinde yeniden bir artşın olmasından kaygılanadıklarını dile getirdi. 

Doğan, ‘şüpheli’ ölümlerin zaten durmadığını ve daha da artmasının önlenmesi gerektiğini söyledi. Bunun yanı sıra darbe girişiminin yaşandığı gece, emir altında olan erlerin de öldürüldüğünü ifade eden Doğan, bu askerlerin ölümleri ile ilgili soruşturma yapılıp yapılmadığını bilmediklerini söyledi. Doğan mevcut durumda darbe girişimi gecesi öldürülen askerlerin de ‘şüpheli’ ölümler arasında olduğunu kaydetti. 


Yeniden kampanya

Doğan, yaşanan darbe girişimi sırasında zorunlu olarak askere alınan erlerin nasıl kullanıldığını gördüklerini söyledi. Erlerin sadece aldıkları emir kapsamında sokağa çıkarıldıklarını belirten Doğan, başka unsurların da erleri kullanmayacağının garantisinin olmadığını kaydetti. Doğan, zorunlu askerlik kurumunun kaldırılması gerektiğini savunduklarını söyledi. Doğan, önümüzdeki günlerde ailelerle bir araya gelerek, tekrardan zorunlu askerliğin kaldırılmasını talep edeceklerini de ekledi. 


Askeri hakim ve savcılar

Bir haftada 260’ın üzerinde askeri savcı ve hakimin tutuklandığını anımsatan Doğan, tutuklanan askeri hakim ve savcıların birçoğunun ‘şüpheli’ asker ölümlerine ilişkin dosyaları kapatan kişiler olduğunu belirti. Doğan, derneklerinin başkanı olan Oktay Can’ın askerde ‘şüpheli’ bir şekilde ölen oğlu Oktay Can’ı örnek vererek şunları söyledi: “Mesela Oktay Can’ın dosyasına bakan savcı A.M.E. de tutuklananlar arasında. Biz yıllardır askeri mahkemelerin şüpheli ölümlerin üzerini kapattığını dile getiriyoruz. Bu yüzden de sivil mahkemelerde soruşturmaların yürütülmesini istiyoruz. Yaşanan darbe girişimi ile birlikte başlatılan operasyonlar bizim bu taleplerimizde ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bizim kışlalarda yaşanan asker ölümlerine ilişkin bu askerlerin üstleri tarafından ya da başka askerlerce öldürüldüğü iddialarımız daha da güçlenmiş oldu.” 


Militarizmi hayatınızdan çıkarın

Vicdani Retçiler de “Hayatlarınızdan militarizmi çıkarın, iktidarların savaşında ölmeyin” çağrısı yaptı. 

Vicdani retçi Murat Kırmızıoğlu, darbe girişiminde bulunan askerlerin Sur ve Cizre’yi yakıp yıkan askerler olduğunu hatırlatarek, Kürdistanda yıllardır OHAL koşullarının yaşandığını dile getirdi. Kırmızıoğlu, “OHAL Kürdistan’da yıllardır vardı. Türkiye yeni tanışıyor. Yıllar sonra Kürtlerle az da olsa eşit bir durumumuz var. Her an sokakta ‘demokrasi tiyatrosu’ mağduru olabiliriz” dedi. 

İktidarların şiddet koşullarından beslendiğini söyleyen Kırmızıoğlu, bunun bir parçası olmayacaklarının altını çizdi. Bunun temel koşullarından birinin de militarizmi reddetmek olduğunu vurgulayan Kırmızıoğlu, aynı zamanda sivil iktidar ile mücadele koşullarının yaratılması gerektiğini dile getirerek, “Böyle bir süreçte biz antimilitaristler şöyle bir yerde durabiliriz; bizim iktidarın sahipleriyle problemimiz var. Bu iktidarı kim elde etmek istiyorsa bunu kanla yapacağı ortada. Askere gitmezseniz darbeyi desteklemiş olmazsınız. Başkasının savaşında ölmeyin” diye konuştu. 

Vicdani retçi Ceylan Doğaner ise iktidarların varlıklarını kitlelerin biatı üzerinden var ettiğini söyledi. Savaş çığırtkanlığının ilan edilen OHAL ile had safhaya ulaştığını ifade eden Doğaner, bunun halka normal bir durum olarak yansıtıldığını kaydetti. İnsan hayatının devletin iktidarı uğruna kaybedebilecek kadar basit olmadığını dile getiren Doğaner, “Hayatınızdan militarizmi çıkarın” çağrısında bulundu. 


‘Askere gitmeyin’

Bir yandan yaygın bir askerlik propagandası yapılırken, bir yandan da şehitlik mertebesi ile kutsallaştırılan askerlerin hain ilan edildiğini kaydeden Doğaner, “İktidarın savaşlarının bir parçası olmayın. Dahil olmadığınız bir savaşa sizi dahil eden devlete inat direnin, reddedin, hayır deyin, askere gitmeyin” dedi.