Tekirdağ cezaevinde fedai eylem yapan Zülküf Gezen’den sonra, 20 Şubat’ta Almanya’nın Krefeld kentinde bedenini ateşe veren Uğur Şakar dün şehit düştü. KCDK-E ve NAV-DEM yaptıkları açıklamayla Uğur Şakar şahsında şehitlere sahip çıkılması çağrısı yaptı.
Krefeld’de tecride karşı 20 Şubat’ta bedenini ateşe veren Uğur Şakar (44), tedavi gördüğü hastanede şehit düştü. KCDK-E “Direnişimizin manifestosunu çizen yoldaşımızı muhteşem bir cenaze töreniyle, görkemli bir katılımla ve sloganlarla sonsuzluğa uğramalıyız” dedi. NAV-DEM ise “Bu Newroz’a Uğur Şakar’ın yaktığı baharın özgürlük ateşinin ruhuyla katılalım” çağrısında bulundu.
Almanya’nın Krefeld kentinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit ve Almanya’nın Kürtlere yönelik kriminalizasyon politikalarına tepki göstererek bedenini ateşe veren Uğur Şakar, tedavi gördüğü Duisburg’daki hastanede yaşamını yitirdi. Krefeld Mahkemesi önünde 20 Şubat’ta bedenini ateşe veren Dersimli Uğur Şakar, gerçekleştirdiği eylem sonrasında helikopterle Duisburg Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Vücudunda yüzde 67 oranında yanık oluşan Şakar, yoğun bakıma alınmıştı. Şakar, dün sabah saat: 05.40 sularında hayatını kaybetti.
Taziyeler Neuss Alevi Derneği’nde
Şakar’ın şehadet haberi ardından Kürtler hastane önüne akın etti. Şakar’ın taziyesi ise Neuss Alevi Derneği’nde kabul edilmeye başlandı. Haftasonu da aile taziyeleri kabul edecek. Savcılığın Şakar’ın cenazesini işlemler ardından Pazartesi günü ailesine verebileceği öğrenilirken; cenaze töreninin ne zaman ve nerede yapılacağı ise henüz netleşmedi.
Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Pancıras köyü nüfusuna kayıtlı Şakar, 1975 Almanya doğumluydu.
KCDK-E: Zafere ulaşacak başka yol yok
Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi (KCDK-E), Şakar’ın “Tecridi kıralım, faşizmi yıkalım, Kürdistan’ı özgürleştirelim” hamlesinde bedenini ateşe vererek fedai bir duruş sergilediğine vurgu yaparak, “Hayatını büyük bir cesaretle Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'ne adayan, Önder Apo’nun üzerindeki tecridin kırılması için büyük direniş gösteren ve şahadete ulaşan yoldaşımıza sahiplenme bizim esas görevimiz olacaktır” dedi.
“Zülküf Gezen’in fedai eylemi ile başlayan şahadetler halkasına bugün Uğur Şakar yoldaşımız da eklenmiştir” diyen KCDK-E, “Bu şahadetler de göstermiştir ki bu hamle artık zaferle sonuçlanacak bir hamle konumuna gelmiştir. Bunun dışında başka yol yoktur” açıklamasında bulundu.
‘Görkemli bir törenle uğurlayalım’
Şakar’ın cenazesini sahiplenme çağrısında bulunan KCDK-E şu mesajı verdi: “Şahadetlere ulaşan yoldaşlarımız karşısında yapacağımız tek bir şey var: Onlara güçlü sahiplenmek, onların tabutlarını yüz binlerle omuzlarımızda taşımak, onların bıraktığı mirasa daha güçlü direnişlerle yanıt olmaktır.
Uğur Şakar yoldaşımızın yazdığı mektubu, aynı zamanda direnişimizin manifestosunu oluşturmaktadır. O halde direnişimizin manifestosunu çizen yoldaşımızı görkemli bir biçimde omuzlarımıza taşımalıyız. Muhteşem bir cenaze töreniyle, görkemli bir katılımla ve sloganlarla sonsuzluğa uğramalıyız. Avrupa’da tüm zamanların en görkemli töreni Mazlum’un direnişle yoğrulmuş kutsal Newroz’u ile birleştirerek ona karşı sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmeliyiz. Bu temelde Avrupa’da yaşayan tüm Kürtleri ve dostlarımızı yapılacak cenaze törenine katılarak, yoldaşımızı yüz binlerin omuzlarında göğe doğru güneşin sofrasına uğrama çağrısında bulunuyoruz.”
NAV-DEM: Hamle Şakar’la zirveye çıktı
Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) de Şakar ailesine başsağlığı dilerken, cenazeyi en görkemli biçimde sahiplenme çağrısında bulundu. Şakar’la zirveye çıktı “Uğur Şakar yoldaşın eylemi faşizme karşı mücadeleyi büyütme, tecridi kırarak Önderliğimizi özgürleştirme yolunda bir çağrıdan da öte bir talimattır” diyen NAV-DEM açıklamasında şöyle denildi: “Bu hamle Leyla Güven’le başlamış, zindandaki yüzlerce Kürdistan’ın özgürlük esirleriyle büyümüştür. Strasbourg’ta 14 aktivist, Kanada, Galler, Hewlêr’deki Nasır Yağız ve daha sonra Avrupa’nın değişik yerlerinde açlık grevleri sürdüren arkadaşlar, Tekirdağ zindanında Zülküf Gezen’in fedaice yapılan eylemi ve Uğur Şakar’ın şehadetiyle zirveye çıkmıştır.”
Yaktığı ateşin ruhuyla Newroz’a
Şakar’ın mektubunda Avrupa kurumlarının sessizliğine ve Almanya’nın Kürtlere yönelik baskılarına dikkat çektiğine işaret eden NAV-DEM, “Hepimiz başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın sessizliğine karşı tepkimizi koymalıyız. Bu arkadaşın, kendini yakma eyleminden Almanya hükümetinin de sorumlu olduğu ortaya çıkmıştır” diye belirtti.
Kürt halkının artık tecride karşı tahammülü kalmadığını vurgulayan NAV-DEM, “Bu Newroz’a Uğur Şakar’ın yaktığı baharın özgürlük ateşinin ruhuyla katılalım” çağrısında bulundu
HABER MERKEZİ
Halkımız Uğur’un direnişini yükseltmelidir
Tecride karşı 20 Şubat tarihinde bedenini ateşe veren ve bu sabah yaşamını yitiren Uğur Şakar için mesaj yayınlayan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, Uğur’un ailesine baş sağlığı dileyerek, “Şimdi Avrupa’daki halkımız alanları doldurarak Uğur heval ve Zülküf heval şahsında direnişi yükseltmelidir. Ama bu öyle bir sahiplenme olmalı ki karar vericiler Kürt halkının gücünü bir kez daha görmeli” dedi.
Güven eyleminin 135 gününde bir mesaj yayınladı. Leyla yayınladığı mesajda şunları kaydetti:
Uğur heval…
Bilmelisin ki sizler ölümsüzlüğe giderken benim yüreğimin bir parçasını da kendinizle götürüyorsunuz. Oysa hayat dolu gülüşünle ne çok şey anlatıyorsun, ülkeye hasreti, özgürlüğe umudu, güneşe özlemi, halka bağlılığını. Biz bu gülüşler solmasın diye mücadele ederken Uğur heval, tarihi direnişe dikkat çekmek için Avrupa’dan ilk meşaleyi bedeni ile yaktı. Mazlumların direniş ruhunun hala canlı olduğunu anlatmak istedi. Uğur heval, uluslararası komploda rolü olan ülkelere ve kurumlara da bu hamlenin ciddiyetini göstererek harekete geçme çağrısında bulundu.
Değerli yoldaşım, biz değil dünya düşünmeli, Kürt halkı taleplerini duyurabilmek için neden hep ölmek zorunda? Neden? Zülküf, Uğur ve niceleri… 2019 Newroz’unda halkımız alanlara akarak değerlere bağlılığını ve Zülküf yoldaş şahsında direnişi sahiplendiğini ortaya koydu. Şimdi Avrupa’daki halkımız alanları doldurarak Uğur heval ve Zülküf heval şahsında direnişi yükseltmelidir. Ama bu öyle bir sahiplenme olmalı ki karar vericiler Kürt halkının gücünü bir kez daha görmeli.
Milyonlarca Kürt artık tecrit altında yaşamak istemiyor. Bunu da Newroz alanlarında haykırdık. Şimdi Uğur hevalin şehadeti ile öfkemiz daha da büyüdü. Avrupa’daki halkımız tarihi sorumluluklarını bilen bir noktadadır. Amed halkı nasıl ki AKP faşist saldırılarına rağmen direndi ve Zülküf hevale sahip çıktıysa sizler de eylemlerinizi en üst boyuta çıkartmalısınız. Biz dışarıda olanlar binlerce tutsak direnişçinin de sesi olmak zorundayız.
Yoldaşlarımız esaret koşullarında eylemlerini kararlılıkla sürdürüyorlar. Uğur hevalin bizlere bedeni ile anlatmaya çalıştığı da buydu. Eminim ki sizler de onun bıraktığı mektupta belirttiği gibi talepleri görev olarak ele alıp en üst düzeyde bir sahiplenmeyi gerçekleştireceksiniz. Uğur hevalin ailesinin, Kürt halkının, dostlarının ve hepimizin başı sağ olsun. Başarmaya çok yakınız.