Türk cezaevlerinden dışarı yansıyan bilgiler, tutsakların üzerindeki zulmün katmerleştiğini gösteriyor. Tekirdağ'da içme suyu bile verilmiyor. Tekirdağ'daki keyfiyet artık işkence derecesine vardı. Eylemci tutsak, gardiyanların işkencesine maruz kaldı. Kırıklar'da mektuplarına el konuluyor. Ceyhan'da B1 vitamini verilmiyor. Kepsut'ta tutsaklar tecrit edilirken kaloriferler yakılmıyor. Başsavcı, Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde tehdit ve hakaretler savururken, bazı cezaevlerindeki doktorlar, zulme ortak alıyor. Tıbbi kontrol yapması gereken doktorlar, dalga geçerek tansiyon ölçümünü bile 'muayeneye girer olmaz' diyerek reddediyor. "Her gün ölen bedenimiz biraz da sizin ölmenizdir, yarınların ölmesidir, insanlığın ölmesidir" diyen tutsaklar ise talepleri hatırlatarak, Kürt halkının kesintisiz eylemde olmasını istiyor.

İçecek su verilmiyor

Tekirdağ 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde açlık grevinde bulunan tutsaklar, cezaevi yönetiminin kendilerini sindirme amaçlı, başta içecek su olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılamadığını bildirdi.
Tekirdağ 1 No'lu F Tipi Cezaevi'ndeki PKK'li tutsaklar, eylemlerini kararlılıkla sürdüreceklerini duyurdu. Aileleri aracılığıyla durumlarını kamuoyu ile paylaşan 21 tutsak, aynı talep ve kararlılıkla sürdürdüklerini eylemlerinden, talepleri karşılanıncaya dek geri adım atmayacaklarını belirtti. "Neticede ölüm dahi olsa, eylemimizin amacına bağlı olarak, bunu karşılayacak, göğüsleyeceğiz" diyen tutsaklar, eylemlerine başlamalarının akabinde, cezaevi idaresinin keyfi uygulamalarına maruz kaldıklarını bildirdi. Tutsaklar, açlık grevinde bulunan 2 tutsağın, 3 kişilik hücrelerden alınarak tek başlarına tutulduğunu belirtti. Ayrıca sohbet ve sosyal faaliyet haklarının da gasp edildiğini bildiren tutsaklar, hiçbir faaliyete çıkarılmadıklarını aktardı. Başta içecek su olmak üzere, idare tarafından verilmesi gereken limon, tuz, şeker gibi ihtiyaçlarının karşılanmadığına dikkat çeken tutsaklar, musluk suyunun da içecek durumda olmadığı için kullanılmadığını kaydetti.

Açlık grevi eylemcisine işkence

Tekirdağ 1 ve 2 Nolu cezaevlerinde de sürüyor. Tekirdağ’daki açlık grevi eylemcileri ilgili bilgi veren Avukat Gülizar Tuncer, cezaevindeki uygulamaların vahşet boyutlarına ulaştığını belirterek, açlık grevindeki Mazlum Dikmen’e gardiyanlar tarafında işkenceye yapıldığını açıkladı.
Tekirdağ F Tipi 1 ve 2.Nolu cezaevlerinde müvekkilleriyle görüşen Avukat Gülizar Tuncer cezaevinde yaşananlarla ilgili açıklamalarda bulundu. 12 Eylül günü başlayan açlık grevine yeni grubun katılmasıyla diğer cezaevlerinde olduğu gibi burada aralıksız ve dönüşümsüz olarak devam ettiğini anlatan Tuncer, grevdeki tutsakların sağlık durumları ve cezaevi yönetiminin uygulamalarını şöyle açıkladı: “Cezaevinde gördüğümüz; tutsakların kararlı olduğuydu. Açlık grevi sürüyor. Cezaevinde aile hekimliği uygulaması olduğu için orada sürekli görev yapan doktor yok. Sadece Pazartesi ve Perşembe günü geliyor doktor. 1, 2 Nolu F Tipi ve T Tipi cezaevlerinde yaklaşık 500 tutuklu ve hükümlü bulunmakta ve haftada sadece 2 gün, 1 doktor gelip görev yapıyor. Tutsakların anlatımına göre doktor gelip elini cebinde çıkarmadan ‘tedavi kabul ediyor musunuz’ diye sorup sonra da grevdeki tutsaklara tedavi kabul etmediklerine dair kağıt imzalatıp gidiyormuş. Oysa cezaevi yönetmeliğine göre tıbbi kontrol etmesi lazım. Tedavi başka bir şeydir, tıbbi kontrol başka bir şey. Tıbbi etik ve mesleki sorumlulukla bağdaşmayacak şekilde cezalandırma amaçlı yaklaşılıyor tutsaklara. Doktor, tıbbi kontrol (nabız, tansiyon ve kilo kaybını kontrolü) yapmak zorundadır. Bütün tutsaklarda kusma, boğazdan kan gelme, kas ağrıları, göz kararmaları yaşanıyor.

B1 yerine B

Revirden gerçek B1 yerine sade B vitamini veriliyor. Biz gerçek B1 götürdük ama içeri almadılar. Gerekçe olarak da ‘biz zaten B1 veriyoruz’ söylendi. Oysa tutsaklarla görüşmemizde cezaevi yönetiminin yalan söylediğini anladık çünkü B1 değil sadece B vitamini verilmiş. Bu arada B vitamini uzun süre kullanılırsa sinir uçlarında uyuşmaya neden oluyor ve vücutta kalıcı hasarlara yol açıyor.

Çırılçıplak işkence

Mazlum Dikmen açlık grevine 22 Eylül’de başladı. Grevin 8. gününde avukat görüşmesine çıkan Mazlum, görüşme yaptıktan sonra içeriye girerken ‘içeriye malzeme sokuyorsunuz’ gerekçesiyle çırılçıplak soyunması istenmiş. Buna itiraz eden Mazlum Dikmen, çırılçıplak soyundurulmuş ve 7-8 gardiyanın saldırısına uğramış. Açlık grevinde sağlığı gittikçe kötüleşen bir tutukluya karşı dikkatli davranması gerekirken aksine kendisine işkence yapılmış. Bu olaydan sonra B1 için defalarca yazılı ve sözlü olarak başvurmasına rağmen kendisini cezalandırma amaçlı dilekçesi dikkate bile alınmamış. Bu arada kendisine saldıran gardiyanlara ‘bu yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz’ dediği için de cezaevi yönetimi Mazlum Dikmen’in babasına 6 ay görüş yasağı getirmiş.

Kürt halkı sahiplensin

Tutsakların mesajı şu: Kendimiz için bir şey istemiyoruz. Taleplerimiz tamamen Kürt halkının haklı talepleridir. Bütün Kürt halkı, bu taleplerine ve bu direnişe sahip çıkmalıdır.”

Mektuplarına el konuluyor

Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi'nde açlık grevinde olan Turgut Koyuncu'nun açlık greviyle ilgili İHD'ye göndermek istediği faksa, "Açlık grevlerini destekleyen, eylemlerin basın yoluyla kamuoyu oluşturmaya çalışan cümlelerin bulunduğu" gerekçesiyle el konuldu.
Koyuncu, İHD Genel Merkez Cezaevi Komisyonu sorumlusu Necla Şengül'e gönderdiği mektupta açlık greviyle ilgili yazdıkları mektuplara, fakslara cezaevi idaresi tarafından keyfi bir şekilde el konulduğunu belirtti. Koyuncu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Süresiz ve dönüşümsüz açlık grevinde olduğumuz için doğal olarak eylemimizi ve amacını kamuoyuna duyarmak hakkım olmasına rağmen bu yönlü yazdıklarım, fakslara keyfi bir biçimde el konulup gönderilmedi. Sadece benim yazdıklarım değil, bir çok arkadaşımın açlık grevi eylemini anlatan mektup ve fakslara el konuldu."
Koyuncu, cezaevi idaresinin el koyduğu ve engellediği mektup ve fakslar için İHD'den hukuki yardım talebinde bulundu.
Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi Müdürlüğü Disiplin Kurulu, Koyuncu'nun açlık greviyle ilgili bir yakınına, İHD Genel Merkezi ve İHD İzmir Şubesi'ne gönderdiği üç adet faks metnine el koydu. Disiplin Kurulunun fakslara el koyma gerekçesi ise şöyle: "Hükümet ve devletin terörle mücadelesini kötüleyici cümleler içeren, Hükümlü Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü maksadıyla yapılan açlık grevi eylemlerini desteklemek maksadıyla ziyarete çıkmama vb gibi eylemleri basın yoluyla kamuoyu oluşturmaya çalışan cümlelerin bulunması nedeniyle kurumumuz Mektup Okuma Komisyonu tarafından sakıncalı görülerek, hakkında tutulan tutanak ile kurulumuza tevdii edilmiş, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakındaki Kanun gereğince sakıncalı faks metinlerine el konulmuştur."

Acele acele yazıyorum…

Şakran 2 Nolu T Tipi Cezaevi'nde kalan Mehmet Yavuz, cezaevinde yaşanan keyfi uygulamalar ve hak ihlallerine ilişkin Necla Şengül'e mektup gönderdi. Adalet Bakanlığı'na dilekçe yazan 170 tutsak hakkında soruşturma açıldığı hatırlatılan mektupta, sorunlarının çözümü için cezaevi idaresi ve savcılığıyla görüşme taleplerini içeren dilekçeleri 3 ay önce vermelerine rağmen hala bir cevap alamadıkları kaydedildi. Yavuz, hakkında 7-8 soruşturma açıldığını, her soruşturma için 2 aylık iletişim cezası istendiğini aktararak, "Cezam devreye girerse hiç bir kimseye yazamayacağım. Bunun size acele acele yazıyorum. Bu konuda hukuki yardımlarınıza ve kamuoyunun duyarlı hale getirilmesine ihtiyaçlarımızın olduğunu sizinle paylaşmak istedim" diye aktardı. Yavuz mektubunda cezaevinde hiç bir sosyal ve kültürel etkinlikten yararlandırılmadıklarını belirtti.

Gün gün ölüme yürüyorum...

Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi'nde açlık grevini sürdüren Recep Bal adlı tutsak, ailesi aracılığıyla yaptıkları eylemin amacına ilişkin açıklama yaptı. Tutsak Bal, "Ben insanım diyen herkesi vicdanlı olmaya ve insani görevini üstlenmeye davet etmek için gün gün ölüme yürüyorum ve yürüyoruz. Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinin hepsinde genç, kadın, yaşlı demeden birçok arkadaşla birlikte süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine girmiş bulunmaktayız. Her gün ölen bedenimiz biraz da sizin ölmenizdir, yarınların ölmesidir, insanlığın ölmesidir. Bu ölümleri geç olmadan durdurmak sizin vicdanınıza ve buna dur demek için gece gündüz durmadan yetkilileri ciddiyete çekmeye; taleplerimizi sahiplenme ve kavratmanıza bağlıdır. Bize düşen tek yol kaldı o da ölünceye kadar onurluca direnmektir" dedi.

B1 vitamini verilmiyor

Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki tutsak yakınlarının verdiği bilgiye göre; cezaevi idaresi tarafından B1 vitamini verilmiyor.

Kepsut'ta baskı arttı

Balıkesir Kepsut Cezaevi'nde açlık grevi eyleminde olan tutsakların baskılara maruz kaldığı ve haklarının ellerinden alındığı bildirildi.
Alınan bilgilere göre, açlık grevine başlayanların koğuşlarının değiştirildiği, sıcak su, battaniye, içme suyu, tuz ve şeker dışında hiçbir şeyin verilmediği ve cezaevi kaloriferlerinin yakılmadığı kaydedildi. Açlık grevindeki tutsakların doktor kontrollerinin kelepçeli şekilde yapıldığı, Kürtçe yayın, mektup ve telefon haklarının gasp edildiği bildirildi.

Başsavcı tehdit etti

Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde bulunan siyasi tutsak Mehmet Çoku, haftalık telefon görüşmesinde, içerisinde bulunduğu durumu ailesine aktardı. Görüşmede, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı'nın 15 Ekim günü koğuşa gelerek süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine başlayan siyasi tutsakları tehdit ettiğini belirten Çoku, savcının ayrıca kendilerine hakaret ettiğini de aktardı. 

BDP’linin durumu ağır

Açlık grevlerine destek için Mardin’in Mazıdağ İlçesi’nde yürüyüş yapan kitleye yönelik polis saldırısında başına gaz bombası fişeği isabet eden BDP yöneticisi Emanet Eneş ağır yaralandı. Sağlık durumu ciddiyetini koruyan Eneş yoğun bakımda tutuluyor.

HDK’liler gözaltına alındı

İzmir’de Eski Sümerbank önünde açlık grevinde yapılan HDK üyesi 13 kişi, önceki gün kentteki 29 Ekim gösterileri bahane edilerek gözaltına alındı.
Bursa’da ise BDP Yıldırım İlçe Örgütü binası 300 kişilik ırkçı grubun saldırısına uğradı. 


HABER MERKEZİ