• Depremin yıktığı Adıyaman'da yol kenarlarında siyah çöp torbalarına konulmuş cenazeler görülüyor. Mezarlıklarda artık cenazeler toplu gömülüyor.

Merkez üssü Mereş olan depremlerin en fazla etkilediği Semsûr’da (Adıyaman) hala enkaz altındaki yurttaşların kurtarılması için yeterli ekip ve ekipman gönderilmiş değil. Kentte şimdiye kadar resmi açıklamalar, "çalışmalar sürüyor" demenin ötesine geçmedi, arama kurtarma çalışmalarını yurttaşlar kendi imkanlarıyla yapıyor. 

MA'dan Ömer Akın ve Ahmet Kanbal, Semsûr'daki durumu aktardı; Semsûr’da 4. günde yüzlerce enkazın altında sayısı bilinmeyen insan bulunuyor. Enkaz altından yurttaşların çıkardığı cenazeler hastane ve okul koridorları ile sokak başlarında bekletiliyor. Çadırların kurulmadığı kentte, depremzedeler geceyi enkaz haline gelen evlerinin önünde yaktıkları ateşin başında, Kürtçe ağıtlarla geçirdi. Depremin ilk saatlerinden itibaren elektrik, su, internet ve telefon şebekelerinden mahrum kalan kent, arama kurtarma ekiplerinden de mahrum kaldı. Yurttaşlar kendi imkanları ile kurtarma çalışması yürütürken, devletin yetkili ağızları, "Kurtarma ekiplerimiz tüm kentlere ulaşmıştır" açıklaması yapmakla yetindi. Semsur’da enkaz altından yükselen yardım çığlıklarını, bir tek sağ kurtulan yakınları duydu. Kenti gezerken, her sokakta, her enkaz başında aynı tepki ile karşılaşılıyor. "Allah aşkına duyurun Adıyaman’ın sesini. Adıyaman yok oldu. Annem/babam/bütün ailem enkaz altında. Çağırıyoruz kimse gelmiyor. Nerede bu devlet" diye soran her kişinin boğazında cümleler düğümleniyor. 

Enkaz altındaki annesinin ayakları görünen Ahmet Şahin, "3 gündür orada. Ölmüş ama artık cenazemizi alıp defnetmek istiyoruz" diyor. "Kimse gelmedi mi" sorusuna Şahin, "Kimse gelmez ki, devlet olsa buraya bir uğrar" cevabı veriyor. Enkaz altında yakınlarını, eşlerini, çocuklarını arayan insanlar, isimleri ile sesleniyor. Bir kadın "Kudret ses ver" diye seslenirken, katlı binaların yığın haline geldiği başka bir enkazdan başka başka isimler sıralanıyor. 

Erdoğan için polis-asker

Çağrısına cevap alamayan soluğu valilik binasında alırken, her defasında adeta kendiliğinden yürüyüşe dönen bir durum ortaya çıkıyor. "Erdoğan gelecek" söylentileri arasında valilik önündeki polis ve asker sayısı artırılıp barikatlar kurulurken, yolumuzu çeviren bir anne kameramıza, "40-50 akrabamız enkaz altındadır. Çekin ha çekin Reis nerededir? Bir de diyor, 'kimseniz yoksa biz varız.' Hiçbir yardım yoktur. 3 gündür cesetlerimiz alttadır" diye sesleniyor. Bir başka anne de, "Bizi bu hale onun kibri getirdi" diye isyan ederken, bir başkası iktidarın “yardım edildiği” iddialarının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. 

Semsûr’a 36 saat sonra bir kısım AFAD ekibi ile beraber kimi belediyelerin gönderdikleri itfaiye ekipleri ulaştı. Gelen ekipler de ekipmansız. Enkaz altından ses veren Mert Kamer isimli genci çıkarma çalışmalarına dahil olan AFAD ekipleri, önce "İlk yardım çantası olan var mı" diye sordu. Sonra kerpeten, yan keski, falçata diye uzayan listeye jeneratör de eklendi. En son gelen itfaiye ekipleri, hilti ile girmese, genç belki hala enkaz altındaydı. Yabancı ekiplerin profesyonelliği karşısında gömlek giydirilen "AFAD Gönüllüsü" bir genç, "Biz gönüllü geldik. Hiçbir eğitim almışlığımız yok. Kurtarma ekibi değiliz ki. Biz sadece bir ihtiyacı olan olursa yardım etmeye çalışıyoruz" sözleriyle AFAD'ın içler acısı halini anlatıyor. 

Cenazeler çöp torbalarında

Enkaz altından çıkarılan cenazeler bölgeden kaldırılmaya çalışılıyor. Atatürk Bulvarı Filistin Caddesi’nde yol kenarlarında siyah çöp torbalarına konulmuş cenazeler görülüyor. Yakınları bu cenazelerin başında bekliyor. Çoğunu yakınları kendi imkanlarıyla çıkarmış. Cenazeler, bölgeye gelen bir kamyona konularak götürüldü. Gazeteci Özgür Boğatekin de cenazelerin nasıl toplu gömüldüğü paylaştı. Boğatekin, fotoğraf ve videoyu, şu sözlerle paylaştı: "Ne yapıyorsunuz beyler??? Toprağa tohum mu ekiyorsunuz? İnsan bunlar insan. Yazıklar olsun size, yazıklar olsun verdiğiniz değere ve yazıklar olsun ki bize ettiğiniz bunca zulme."

Devlet daha uğramadı

Semsûr'un Sergolan (Gölbaşı) ilçesine ise daha devlet uğramadı.Harabeye dönen yapıları ile virane kent görüntüsü veren ilçede, düşen her binanın enkazı düştüğü gibi duruyor. Deprem üssü olan Bazarcix ilçesine 45 kilometre uzaklıktaki ilçede yüzlerce bina yıkılmış. Depremin üzerinden 84 saat geçmesine rağmen arama kurtarma çalışmaları, dün sabah saatlerine kadar ilçeye gelebilen gönüllüler üzerinden yürüdü. Dün öğleden sonra itibarıyla da yok denecek kadar az olan AFAD, Kızılay, AKUT ekiplerinin haricindeki gönüllülerin, enkazı kaldıracak bir ekipman yok. 

Kentte canlı kalabilenlerin kar altındaki yaşam mücadelesi sürse de, enkazların altında kalanlardan umutları kalmamış. Adeta nükleer facialarda terk edilip bırakılan harabe bir kenti andıran Sergolan'dakiler, hiç olmazsa cenazelerinin enkazlardan çıkarılmasını istiyor. ADIYAMAN