İsviçre Gündemi


Zürih Kanton Eğitim Müdürlüğü uzun bir süredir izlediği Kürtçe kurslar hakkında bir karar verdi. Kararda Zürih kantonundaki okullarda Kürtçe resmi olarak öğretilecek. Türkiye’nin aksine Kürtçe’ye bir halkın ve dünyanın zenginliği olarak bakan, Kanton Eğitim Müdürlüğünün kararında, “Adadilde Eğitim” serbestliği ilkesi önemli bir rol oynadı.
Yani bir halk varsa, bir anadili de vardır ve onu o yapan dilini öğrenmesi olmasza olmazları arasındadır. Geçen hafta Türkiye Dışışleri Bakanı Davutoğlu İsviçre”deydi. Bu ülke ile stratejik ilişkilerden bahsederken, gazeteciler Cenevre’de “Ermeni Soykırımını Anma Anıtı” dikilme kararına Türkiye’nin tepkisini sordular. “Bir yolunu bulacağız” diye yanıtladı Davutoğlu. Gelecek sefer birileri Kürtçe’nin neden eğitim dili olmadığını soracak, eminiz yine “bir yolunu bulacağız” diyecek. Zaten Erdoğan iktidarının en temel özelliği de sorunlara hep “bir yolunu bulacağız” deyip, bütün yolları tıkaması oldu.
Neyse Kürtçe anadil eğitimi Türkiye’nin ayıbı olarak sürecek ve her alanda karşısına çıkacak.
Ama Kürtçe anadilin öğrenilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda bizler de en az AKP iktidarı kadar suçluyuz. AKP iktidarını Kürtçe’nin eğitim dili ilan etmemesine olan kızgınlığımız, tahammülsüzlüğümüz, Kürtçenin Avrupa okullarında çocuklarımıza öğrenilmesine gelince sınıfta kalmakta ve giderek utanç verici bir hal almaktadır. Zürih’deki karar eğer karşılığı verilmezse bizim için başka bir utanca dönüşecektir.
Kararın hayata geçmesi için okullarda oluşacak sınıflara yeteri sayıda başvuru yapılması durumunda Kürtçe öğretilecektir. Bu konuda emeği geçenlere teşekkür etmenin yolu, çocuklarımızın okullarında başvuru yapmasını sağlamaktan geçmektedir. Eğer bunu yapmazsak, bu çalışmaları yapanları bizzat engelleyen biz olacağız.
Evet şimdi harekete geçme zamanı. Bu karar her okulda hayata geçmeli. Bütün Kürt aileler çocuklarını resmileşen Kürtçe anadil eğitimlerine göndermelidir. Uzun uğraşlarla kazanılan bu hak, eğer bizim ilgisizliğimiz yüzünden hayata geçmezse, bunun utancını nasıl taşıyacağımızı şimdiden hesaplamalıyız. Halk toplantılarında bu konuda eleştiri yapanlar, ilgisizlikten şikayet edenler, gerekli çabanın harcanmadığından dem vuranların sayısı bile bu kursları doldurmaya yeter.
Teşekkürler Zürih, şimdi sıra bizde…