100 bin izleyici filmlere erişti

Kültür/Sanat Haberleri —

3 Eylül 2020 Perşembe - 23:00

  • 10 gün süren festivalde Başur’dan 7, Bakur’dan 12 film, Kürtlerin diasporada yaşadığı ülkelerden 10’u aşkın film gösterildi. Kadın temalı filmler yaklaşık 2 gün boyunca gösterildi.

REWŞAN DENİZ

11. Londra Kürt Film Festivali (LKFF) bu yıl ilk kez çevrimiçi ortamda gerçekleşti. 15-24 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen festivalde 50’yi aşkın film gösterildi, yönetmenlerle 30’u aşkın tartışma, panel, masterclass gibi etkinlikler organize edildi. Kısa metrajlı filmlere odaklanan, özellikle de genç yönetmen kuşağın film endüstrisindeki varlığını görünür kılan, ilk online Kürt film festivali özelliği de bulunan LKFF deneyim ve sonuçlarını Londra Kürt Film Festivali Direktörü Ferhan Stêrk anlattı.

Filmleri online gösterme kararına nasıl vardınız?
Covid-19 ile birlikte dünyanın sanat yapma şekli değişti. Biz de 24 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında yapacağımız fiziksel festivali iptal etmek zorunda kaldık. Salgınla beraber dünyada online iletişim sanat hareketleri içerisinde bir hareketlenme oldu. Bütün festivaller, sinemalar mevcut koşula adapte oldu. Örneğin; Cannes, Sundance gibi büyük festivaller bir araya geldi, global bir festival yaptı, All in one (hepsi birarada) adında. Açıkçası onlardan esinlendik, bize de ilham oldular. Nisan ayı için hazırlamış olduğumuz festival programını biraz daha güncelleyip Ağustos ayında online sunduk. Kürt sinemasında yapılan filmler büyük bir değer görüyor. İnsanların bunları görmeye ilişkin de bir talebi var. İlk kez online düzenlenen Kürt film festivali açısından da başarılı bir sonuç ortaya çıktı. Bizim için de ayrı bir tecrübe oldu, çok şey öğrendik. Londra Film Festivali olarak online mekanda, sanal alemde bir temel oluşturduk.

Neden kısa filmler tercih edildi?
Kürt sinemasında değil sadece tüm dünya sinemasında kısa filmler, bir film yönetmeni tarafından başlangıçtır, giriştir. Festival organizatörleri olarak kısa filmlere yeteri kadar değer vermediğimizi düşünüyoruz. Bu sayede gençleri özellikle de Kürt sinemasına yeni atılan, yeni filmler yapan gençleri ön plana çıkartmaya çalıştık. Festivale yüksek sayıda kısa film başvuru sayısı oldu. Biz de uzun filmleri bıraktık, online, global, kısa film serisine yoğunlaştık. Festivalde 53 tane kısa film gösterdik. Yeni, genç yönetmenleri izleyiciyle buluşturmak için de elimizden geleni yaptık.

Animasyon kısalara de yer verdiniz; onları nasıl bir değerlendirmeye tabii tuttunuz?
Kürdistan’ın her parçasından 5 tane animasyon vardı; bazıları fiksiyon, bazıları belgesel, bazıları deneyimsel. Bir sinemada animasyon olması, o sinemada kalitenin düzeyini de gösteriyor. Kürt yönetmelerin daha tekniki alanlarda deneyimsel çalışmalarla kendilerini ifade etmeleri büyük bir değişim. Festival sonrası yönetmenleri bir grup çatısı altında bir araya getirdik ve bir iletişim ağı kurduk.

Canlı yayınlara ilgi nasıldı?
Canlı yayınlara ilgi açıkçası beklediğimiz gibi değildi. Pazarlama, tanıtım ve piyar ayağımız zayıftı. Ancak canlı yayından sonraki izlenim rakamları bizim için tatminkardı. Festival fim gösterimleri her gün saat 17.00’den 18.30’a kadar sürdü. Ardından ise canlı soru-cevap bölümleri başladı. Yani o gün film yönetmenleri yaklaşık yarım saatlik bir tartışmaya katıldılar, katılamayanlar ön kayıt yapıp kendi düşüncelerini ilettiler. Her yönetmene izleyicisiyle buluşma şansı tanıdık. Yaklaşık 32 tane canlı program oldu.
Bunlardan 2 tanesi paneldi. Bir panel özellikle Kürdistan’da Kürt kadınların Kürt sinema endüstrisindeki pozisyonu üzerineydi. Panelistler Soleen Yusef, Beri Shalmashi’ydi. Diğer panel de Kürdistan’daki çatışmalı bölgelerde belgesel yapımı üzerine bir tartışmaydı. Londra’dan Doğu Kürdistanlı gazeteci Jiyar Gol, Amerika’dan Kürt yönetmen Apo W. Bazidi, Rojava üzerine çalışma yürüten İranlı gazeteci ve fotoğrafçı Maryam Ashrafi katıldı. İki tane de masterclass yapıldı. Kürdistan’dan Yönetmen Kazım Öz katılıp 1 saatlik online ders verdi. Diğer masterclass ise Jüri üyemiz film teoristi William Brown sıfır bütçe yapımı filmler üzerine verdi.

Youtube kanalı üzerinden sonradan izlenmeyi takip edebildiniz mi?
Her bir film 9 gün boyunca LKFF Youtube kanalı (https://www.youtube.com/c/LondonKurdishFilmFestival/featured) üzerinden gösterilmeye devam etti. Her filme 10 gün boyunca canlı yayın gösterimlerinden sonra gösterilme hakkı tanındı. Birçok filmi canlı yayında izleyebilen izledi, daha sonra da izleyici kanala girip bunu izlemeye devam etti. Bütün filmler, yani 53 film en az 500 ila 1000 ortalamayla izlendi. Bugüne kadar yaklaşık 100 bin ortalama sosyal medya alanında izleyici bu filmlere erişimde bulundu. İlk defa Youtube kanalını biz bu vesileyle oluşturduk ve 5 bine yakın abonemiz oluştu. Bizim içinde ilk defa giriş oldu online youtube kanalı oluşumuna.

En fazla hangi filmler izlendi?
En fazla Rojava animasyonu ilgi gördü. Rojava üzerine Fransa’dan bir grup öğrencinin yaptığı, 5-6 yönetmeninin olduğu animasyon çok ilgi gördü. En fazla izleyiciyi o animasyon oluşturdu. Yılmaz Özdil’in yapmış olduğu Barê Giran, Tahsin Özmen’in yaptığı Pantor, ödül alan For Camera (kamera için) filmi, ödül alan Mehmet Aksoy’un hayatı için yapılan The Heart of Raqqa (Reqa’nın yüreği) filmi de çok büyük ilgi gördü. Festivalde Yılmaz Güney En İyi Film ödülünü alan Köprünün İki Ucu adlı film de en fazla izlenenler arasındaydı. Yönetmeni Muhammed Seyyid Yıldız bu sene bu ödüle layık görüldü ve 1000 poundluk ödül verildi. Son derece bağımsız ve organizeli bir eleme usulüyle film seçildi. Filmi seçme nedenlerinden bir tanesi de filmin tekniki olarak çok özel bir metodla çekilmesi, birçok ironi ve metaforun filmde estetik bir şekilde anlatılmasıydı.
Rojhilat’tan 19 tane kısa film gösterildi. İlk defa Rojhilat Kürdistanı’ndan gelen filmleri izleyiciyle tanıştırıp daha fazla orayla ilgili sosyal hikayeler, kadınla ilgili hikayeler gösterme şansımız oldu. Çok fazla rejimle ilgili, siyasi gündeme ilişkin dokümanter filmler yoktu. Bu tür konular yasak, gösterilemiyor, yapılamıyor, ilgi var ama maalesef buna yer yok şu anda.
10 gün süren festivalde Başur’dan 7, Bakur’dan 12 film, Kürtlerin diasporada yaşadığı ülkelerden 10’u aşkın film gösterildi. Kadın temalı filmler yaklaşık 2 gün boyunca gösterildi. Kürdistan’da bir zamanlar sosyal içerikli filmler, iki gün boyunca gösterildi. Mücadele devam ediyor temalı filmler de iki gün gösterildi. Festivalde çocuklar adında bir günlük gösteri oldu. Sınırların ötesi adını verdiğimiz bölüm de bir gün sürdü.

Festivalde ödüle layık görülen filmler hakkında da bilgi verir misiniz?
Festivalde ödül alan filmler kapanış gecesinin yapıldığı 24 Ağustos’ta jüri eşbaşkanımız Britanyalı aktör Maxine Peake tarafından açıklandı. Festivalde 4 film ödül aldı, 3 tanesi jüri, birisi festival komitesi tarafından seçildi. Festival Komitesi LKFF Onursal Ödülü’nü Doğu Kürdistan’dan For Camera (Kamera) filmine verdi. Aile içi şiddeti konu alan ve kendi ailesini anlatan yönetmen Mostafa Shahrokhi’nin çektiği bir film. Yılmaz Güney En İyi Film Ödülü Seyyid Yıldız’ın çektiği Two Ends of a Bridge (Köprünün İki Ucu) filmine verildi. İki tane de jüri özel ödülü vardı; The Heart of Raqqa (Reqa’nın yüreği) ve Slaughter (Kasap) filmlerine verildi. Kasap, Doğu Kürdistan’dan kara mizahın olduğu bir filmdi. Kürtlerin farklı alana yöneldiğini gösteren bir filmdi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.